"

bağı

" Kelimesi için arama sonuçları
Türkçe - İngilizce Sözlük

bağımlaşım (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
,bağımlaşma interdependence.
Türkçe - İngilizce Sözlük

bağımlaşmak (Fiil)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
to become dependent on each other.
Türkçe - Almanca Sözlük

bağımlı (İsim)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
abhTMngig; angewiesen; hörig.
Türkçe - Kürtçe Sözlük

bağımlı (İsim)

(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
1.bende, bendewar. 2.bengî.
Türkçe - Türkçe Sözlük

BAĞIMLI (Sıfat)

(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
s. Başka bir şeyin etkisi altında bulunan, ona bağlı olan, tabiî-
Türkçe - İngilizce Sözlük

bağımlı (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
dependent.
Ekonomi Sözlüğü

BAĞIMLI DEĞİŞKEN (Sayı)

(Ekonomi Sözlüğü) :
Alacağı değer diğer değişkenlere bağlı olan değişkendir. Örneğin, Y= 10+0.8X ifadesinde, Y'nin alacağı değer, X değişkeninin alacağı değere bağımlı olacaktır. X= 1 olursa, Y= 10.8; X= 2 olursa, Y= 11.6 olacaktır. X'in bir ülkedeki ulusal geliri, Y'nin de tüketim harcamalarını simgelediğini varsayarsak, Y "gelir-tüketim ilişkisinde tüketim bağımlı değişkendir" diyebiliriz.
Sosyoloji Sözlüğü

BAĞIMLI DEĞİŞKEN [İng. Dependent Variable]: (Sayı)

(Sosyoloji Sözlüğü) :
Bir başka değişkene bağlı olarak meydana gelen veya bir başka değişkenin etkisi altında kalan değişkendir. Bağımlı değişkende intihar olayı örnek gösterilebilir. Çünkü intihar olayı başka sosyal faktörlerden ayrı, etkileşimsiz düünülemez. Konu dinlere, hatta Batı'da mezheplere göre değişebilmektedir. Siyasî ortam, barış veya savaş dönemleri intiharı etkileyebilmektedir. (Bkz. intihar)
Türkçe - Almanca Sözlük

bağımlı kılmak (İsim)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
unterordnen.
Ekonomi Sözlüğü

BAĞIMLI MALLAR (Sıfat)

(Ekonomi Sözlüğü) :
(Bk. Tamamlayıcı Mallar)