"dünya
" Kelimesi için arama sonuçları
dünyada (İsim)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
niekeineswegs.
DÜNYADÂR (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
f. Dünya işleriyle uğraşan, mal ve mülk sahibi olan. Dünya hayatına fazla meyilli olan.
dünyadar (Fiil)
(Azerice - Türkçe Sözlük) :
dünyaya düşkün
DÜNYALIK (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
t. Zenginlik, para ve mal.
DÜNYÂLIK (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
İnsanın hayatta muhtâc olduğu şeyler, para, mal v.s.Dünyâlık olan şeylerin Allah indinde sivri sinek kanadı kadar kıymeti olsaydı, kâfirebir yudum su vermezdi. (Hadîs-i şerîf-Berîka)Dünyâlık peşinde koşmak, su üzerinde yürümeğe benzer. Bunun ayaklarınınıslanmaması mümkün müdür? (Hadîs-i şerîf-Berîka)Dünyâlık arayanın buna kavuşması güçtür. Âhireti arayanın buna kavuşması kolaydır.(Hadîs-i şerîf-Berîka)Kur'ân-ı kerîm okuyunca, Allahü teâlânın rızâsını ve Cennet'i isteyiniz! Dünyâlıkistemeyiniz! Bir zaman gelir ki, hâfızlar, Kur'ân-ı kerîmi, insanlara yaklaşmak için vâsıtayaparlar. (Hadîs-i şerîf-Şir'at-ül-İslâm)Dünyâlık, para, eskiden sevilmezdi, ama şimdi, mü'minin kalkanıdır. (Süfyân-ı Sevrî)Ölümden önce olan her şeye dünyâ denir. Bunlardan, ölümden sonra faydası olanlar,dünyâlık sayılmaz, âhiretten sayılırlar. Çünkü dünyâ âhiret için tarladır. Âhirete yaramayandünyâlıklar, zararlıdır. Haramlar, günahlar ve mubâhların fazlası böyledir. Dünyâdaolanlarİslâmiyet'e uygun kullanılırsa, âhirete faydalı olurlar. Hem dünyâ lezzetine, hem deâhiret nîmetlerine kavuşulur. Mal iyi de değildir, kötü de değildir. İyilik, kötülük onukullanandadır. O hâlde mel'ûn olan, kötü olan dünyâ, Allahü teâlânın râzı olmadığı, âhiretiyıkıcı yerlerde kullanılan şeyler demektir. (Erzurumlu İbrâhim Hakkı)Allahü teâlâya şükre sebeb olan dünyâlık insana zarar vermez. (Abdullah bin Zeyd)
dünyalık (Fiil)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
colloq. worldly goods, wealth; money. ı doğrultmak to make one´s wad, make enough to live off.
DÜNYÂLIK
(İslami Terimler Sözlüğü) :
İnsanın hayatta muhtâc olduğu şeyler, para, mal v.s.
Dünyâlık olan şeylerin Allah indinde sivri sinek kanadı kadar kıymeti olsaydı, kâfire bir
yudum su vermezdi. (Hadîs-i şerîf-Berîka)
Dünyâlık peşinde koşmak, su üzerinde yürümeğe benzer. Bunun ayaklarının ıslanmaması
mümkün müdür? (Hadîs-i şerîf-Berîka)
Dünyâlık arayanın buna kavuşması güçtür. Âhireti arayanın buna kavuşması kolaydır.
(Hadîs-i şerîf-Berîka)
Kur'ân-ı kerîm okuyunca, Allahü teâlânın rızâsını ve Cennet'i isteyiniz! Dünyâlık
istemeyiniz! Bir zaman gelir ki, hâfızlar, Kur'ân-ı kerîmi, insanlara yaklaşmak için vâsıta
yaparlar. (Hadîs-i şerîf-Şir'at-ül-İslâm)
Dünyâlık, para, eskiden sevilmezdi, ama şimdi, mü'minin kalkanıdır. (Süfyân-ı Sevrî)
Ölümden önce olan her şeye dünyâ denir. Bunlardan, ölümden sonra faydası olanlar, dünyâlık
sayılmaz, âhiretten sayılırlar. Çünkü dünyâ âhiret için tarladır. Âhirete yaramayan dünyâlıklar,
zararlıdır. Haramlar, günahlar ve mubâhların fazlası böyledir. Dünyâda olanlarİslâmiyet'e uygun
kullanılırsa, âhirete faydalı olurlar. Hem dünyâ lezzetine, hem de âhiret nîmetlerine kavuşulur.
Mal iyi de değildir, kötü de değildir. İyilik, kötülük onu kullanandadır. O hâlde mel'ûn olan, kötü
olan dünyâ, Allahü teâlânın râzı olmadığı, âhireti yıkıcı yerlerde kullanılan şeyler demektir.
(Erzurumlu İbrâhim Hakkı)
Allahü teâlâya şükre sebeb olan dünyâlık insana zarar vermez. (Abdullah bin Zeyd)
DÜNYAPEREST (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
f. Dünyaya tapacak derecede ehemmiyet verip âhiretini düşünmeyen. Maddiyatı çok seven.
DÜNYÂYI TERKETMEK (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
1. Bütün haram olan şeyler ile berâber, mübâhları da, yâni günâh olmayan lezzetlerinçoğunu da bırakıp, yaşamak için zarûrî olan miktârını kullanmak.Mes'ûd o kimsedir ki, dünyâ onu terk etmezden önce, o dünyâyı terk etmiştir. (Hadîs-işerîf-Mârifetnâme)Dünyâyı terk eyle ki, Allahü teâlâ seni sevsin! İnsanların malına göz dikme ki, herkesseni sevsin. (Hadîs-i şerîf-Mârifetnâme)Dünyânın her türlü zevk ve lezzetinden vazgeçip, bütün zamânını, ibâdet ile vemüslümanların rahatlarını ve İslâm dînini bilmeyenlerin, doğru yola kavuşmaları için; lâzım olanilmî ve teknik usûlleri ve vâsıtaları, en ileri ve en üstün şekilde yapmak ve kullanmaklageçirmeli ve durmadan çalışmalı ve dünyâ zevkini böyle çalışmakta aramalı ve bulmalıdır.Eshâb-ı kirâmın (Peygamber efendimizin arkadaşlarının) hepsi ve büyüklerimizin çoğu, böyleidi. Dünyâyı, bu söylediğimiz şekilde terk etmek pek yüksek ve pek faydalıdır. Dünyâyı buşekilde terkten maksad, İslâmiyet'in emrettiği şeyleri yapmak için, bütün râhatı ve zevkleri fedâetmektir. (İmâm-ı Rabbânî)2. Harâm ve şüpheli şeylerden kaçıp mübâhları kullanmak.Harâm ve şüpheli şeylerden kaçıp mübâhları kullanarak dünyâyı terketmek, hele buzamanda çok kıymetlidir. (İmâm-ı Rabbânî)
DÜNYÂYI TERKETMEK
(İslami Terimler Sözlüğü) :
1. Bütün haram olan şeyler ile berâber, mübâhları da, yâni günâh olmayan lezzetlerin çoğunu
da bırakıp, yaşamak için zarûrî olan miktârını kullanmak.
Mes'ûd o kimsedir ki, dünyâ onu terk etmezden önce, o dünyâyı terk etmiştir. (Hadîs-i şerîf-
Mârifetnâme)
Dünyâyı terk eyle ki, Allahü teâlâ seni sevsin! İnsanların malına göz dikme ki, herkes seni
sevsin. (Hadîs-i şerîf-Mârifetnâme)
Dünyânın her türlü zevk ve lezzetinden vazgeçip, bütün zamânını, ibâdet ile ve
müslümanların rahatlarını ve İslâm dînini bilmeyenlerin, doğru yola kavuşmaları için; lâzım olan
ilmî ve teknik usûlleri ve vâsıtaları, en ileri ve en üstün şekilde yapmak ve kullanmakla geçirmeli
ve durmadan çalışmalı ve dünyâ zevkini böyle çalışmakta aramalı ve bulmalıdır. Eshâb-ı kirâmın
(Peygamber efendimizin arkadaşlarının) hepsi ve büyüklerimizin çoğu, böyle idi. Dünyâyı, bu
söylediğimiz şekilde terk etmek pek yüksek ve pek faydalıdır. Dünyâyı bu şekilde terkten
maksad, İslâmiyet'in emrettiği şeyleri yapmak için, bütün râhatı ve zevkleri fedâ etmektir. (İmâm-
ı Rabbânî)
2. Harâm ve şüpheli şeylerden kaçıp mübâhları kullanmak.
Harâm ve şüpheli şeylerden kaçıp mübâhları kullanarak dünyâyı terketmek, hele bu zamanda
çok kıymetlidir. (İmâm-ı Rabbânî)