"dünya
" Kelimesi için arama sonuçları
DÜNYÂ (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Yer küresi.1. Ölümden önce olan her şey.Mal ve dünyâdan size verilen şey, yalnız hayatta bulunduğunuz müddetçe, onunlageçinmektir. Îmân edip, Rablerine tevekkül edenler için, âhirette Allahü teâlânın indinde,dünyâ nîmetinden hayırlı ve dâimî çok sevâb vardır. (Şûrâ sûresi: 36)Siz dünyâ malını istiyorsunuz. Allahü teâlâ ise, sevâb kazanmanızı, Cennet'e venîmetlere kavuşmanızı istiyor. (Enfâl sûresi: 67)Dünyâ sizin için yaratıldı. Siz de âhiret için yaratıldınız. (Hadîs-i şerîf-Mârifetnâme)Dünyâya, burada kalacağınız kadar, âhirete de, orada kalacağınız kadar çalışınız!(Hadîs-i şerîf-Mârifetnâme)Âhiretin sonsuz olduğuna inanan kimsenin bu dünyâya sarılması çok şaşılacak şeydir.(Hadîs-i şerîf-Mârifetnâme)Arzûsu âhiret olup, âhiret için çalışana Allahü teâlâ, dünyâyı hizmetçi yapar. (Hadîs-işerîf-Mârifetnâme)Dünyâyı terk etmek demek, ona düşkün olmamak, kıymet vermemek demektir. Onadüşkün olmamak da, insanın nazarında varlığıyla yokluğu eşit olmasıdır. Böyle olabilmek içinAllah adamlarının yanında yetişmek lâzımdır. (İmâm-ı Rabbânî)Ey oğul! Dünyâ ve dünyâ nîmeti hayaldir. Gök kubbesi altında hiçbir şey aynı hal üzerekalmaz, hep değişir. Onun için dünyâ malına makâmına ve dünyâ hayâtına güvenme. Biz budünyâda misâfiriz. Sonunda ayrılıp gideceğiz. Sıkıntı varsa üzülme. Bir an s onra ne olacağımızbelli değil. (Azzâz bin Müstevdî)Allahü teâlânın sevdiklerinin yolunda olmak ile dünyâya kıymet vermek, ona düşkün olmakbir arada bulunmaz. Bu yolda bulunan bir kimsenin kalbinde dünyânın zerre kadar kıymetibulunursa, yağdan kılın çıkması gibi kolayca bu yoldan çıkar. Allah adamla rı dünyâya kıymetvermezler. Onun için bu hususta gam yemezler. (Abdullah-ı Ensârî)Dünyâ sevgisi ve günahların kapladığı kalbden nasıl hayır beklenir. (Abdullah binMübârek)Ey oğul! Dünyâya sarılmış ona gönül vermiş olanlarla bulunma. Onlarla sohbet veberâberlik, gam, keder ve üzüntü getirir. Bu tecrübe ile sâbittir. Onlar senden faydalanırlar isede, sen onlardan faydalanamazsın. (Ahmed Siyâhî)Allahü teâlâ, dünyâyı elinizle değil, kalbinizle terketmeyi ister. (Abdullah-ı Ensârî)2. Kalbi Allahü teâlâdan gâfil eden, O'nu unutturan her şey.Dünyâ mel'ûndur ve dünyâda Allah için yapılmayan her şey de mel'ûndur. (Hadîs-işerîf-Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)Kalbi Allahü teâlâdan gâfil eden, O'nu unutturan, kalbe Allah'tan başkalarını getiren şeylerhep dünyâdır. Allahü teâlâyı unutturan mallar, sebepler, mevkiler, şerefler, hep dünyâ olur.Vennecm sûresinin; "Bizi düşünmeyenlerden, bizden yüz çevirenlerden, sen de yüzünüçevir. Onları sevme!" meâlindeki yirmi dokuzuncu âyet-i kerîmesi böyle olduğunu açıkçagöstermektedir. İşte bu dünyâ insanın can düşmanıdır. Bu dünyânın düşkünleri, hiçtoparlanamaz, kendilerine gelemezler. Âhirette de, pişmân olac aklar, çok acılarlakarşılaşacaklardır. (İmâm-ı Rabbânî)En iyi kimse, kalbi Allah sevgisi ile çarpan ve dünyâya bağlı olmayandır. Dünyâ sevgisi,günâhların başıdır. Çünkü Allahü teâlâ, dünyâya düşkün olmayı sevmez. Onu yarattığızamandan beri, hiç sevmemiştir. Dünyâ ve dünyâya düşkün olanlar, mel'ûndur yâ ni Allahüteâlânın merhametinden uzaktır. (İmâm-ı Rabbânî)3. Allahü teâlânın haram (yasak) ettikleri ile Resûlullah efendimizin mekrûh dediği şeyler.Allahü teâlânın haram etmediği, hatta emrettiği dünyâ işleri, zararlı ve kötü olan dünyâdeğildir. Böylece, ne kadar çok olursa olsun, çalışıp kazanmak, fen, tıb, hesab, hendese,mîmârlık ve harb vâsıtalarını öğrenmek, yapmak, kısaca insanlara râhat, huzûr ve seâdetsağlayan her türlü medenî vâsıtaları yapmak ve kazanmak, dünyâlık değildir. Bunların hepsini,Allahü teâlânın gösterdiği şekillerde, yollarda ve şartlarda yapmak ve kullanmak ibâdet olur.Allahü teâlâ böyle müslümanlardan râzı olur. Bunlara âhirette sonsuz nîmetler, seâdetler ihsâneder. (İmâm-ı Rabbânî)Kim umar senden vefâyı, yalan dünyâ değil misinEnbiyânın seyyidini alan dünyâ değil misin?Kasdedip halkın özüne toprak doldurup gözüneEhl-i gafletin yüzüne gülen dünyâ değil misin.Kimisini nâlan eden, kimisini giryân edenEn sonunda uryân edip soyan dünyâ değil misin.İşin gücün dâim yalan, çok kişi den arta kalanNice kere boşalıp da dolan dünyâ değil misinGel aldanma bu dünyâya sonu virân olur bir günSenin bu sürdüğün demler el bet yalan olur bir gün.(M. Sıddîk bin Saîd)
dünya (İsim)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
1. the world, the earth. 2. the universe. 3. everyone, people. da never in this world: Dünyada gitmem. I would not go for the whole world. ahret kardeşim olsun. colloq. Let it be friendship only. âlem colloq. everybody. yı anlamak to understand life, be mature. yı başına dar etmek /ın/ to make life unbearable for. başına yıkılmak to be very miserable. lar benim oldu. colloq. I felt on top of the world. bir araya gelse even if everybody is opposed. nın dört bucağı the four corners of the earth. durdukça for ever and ever. dan elini eteğini çekmek to cut oneself off from the world and worldly things. evi marriage. evine girmek to get married. dan geçmek/dan el çekmek to retire from the world, lose touch with life. sından geçmek to lose one´s interest in life. ya gelmek to be born, come into the world. ya getirmek /ı/ to give birth to, bring into the world. görüşü one´s general philosophy of life. ya gözlerini açmak to be born, open one´s eyes to the world. yı gözü görmemek to be so affected by something that one can´t think of anything else. gözü ile görmek /ı/ to see (someone) before one dies. ya gözlerini kapamak/yummak to die, pass away, close one´s eyes to the world. güzeli 1. (person) of outstanding beauty. 2. Miss Universe. dan haberi olmamak to be unaware of what is going on around one. yı haram etmek /a/ to make life a living hell for (someone). nın kaç bucak/köşe olduğunu anlamak/öğrenmek to learn by bitter experience. nın kaç bucak olduğunu göstermek /a/ to give (someone) what he has coming to him. kadar a whole lot. ya kazık kakmak to live to a ripe old age. kelamı worldly talk. kelamı etmek to talk about worldly things. kurulalıdan beri since the world began. malı/nimeti wealth, possessions. malı dünyada kalır. proverb You can´t take it with you. lar (onun) olmak to be very happy. nın öbür/bir ucu the far end of the world. nın parası a lot of money. penceresi colloq. the eyes. (Peygamber) Süleyman´a bile kalmamış. proverb No man can live forever. yı tozpembe görmek to see things through rose-colored glasses. yı tutmak to spread far and wide. varmış! colloq. How wonderful! (expression of relief). nın yedi harikası Seven Wonders of the World. yıkılsa umurunda değil. colloq. He doesn´t give a damn. yüzü görmemek to be overwhelmed by circumstances. yı zindan/zehir etmek /a/ to make life unbearable for. zindan olmak /a/ to be in great distress.
DÜNYÂ
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Yer küresi.
1. Ölümden önce olan her şey.
Mal ve dünyâdan size verilen şey, yalnız hayatta bulunduğunuz müddetçe, onunla
geçinmektir. Îmân edip, Rablerine tevekkül edenler için, âhirette Allahü teâlânın indinde,
dünyâ nîmetinden hayırlı ve dâimî çok sevâb vardır. (Şûrâ sûresi: 36)
Siz dünyâ malını istiyorsunuz. Allahü teâlâ ise, sevâb kazanmanızı, Cennet'e ve nîmetlere
kavuşmanızı istiyor. (Enfâl sûresi: 67)
Dünyâ sizin için yaratıldı. Siz de âhiret için yaratıldınız. (Hadîs-i şerîf-Mârifetnâme)
Dünyâya, burada kalacağınız kadar, âhirete de, orada kalacağınız kadar çalışınız! (Hadîs-i
şerîf-Mârifetnâme)
Âhiretin sonsuz olduğuna inanan kimsenin bu dünyâya sarılması çok şaşılacak şeydir.
(Hadîs-i şerîf-Mârifetnâme)
Arzûsu âhiret olup, âhiret için çalışana Allahü teâlâ, dünyâyı hizmetçi yapar. (Hadîs-i
şerîf-Mârifetnâme)
Dünyâyı terk etmek demek, ona düşkün olmamak, kıymet vermemek demektir. Ona düşkün
olmamak da, insanın nazarında varlığıyla yokluğu eşit olmasıdır. Böyle olabilmek için Allah
adamlarının yanında yetişmek lâzımdır. (İmâm-ı Rabbânî)
Ey oğul! Dünyâ ve dünyâ nîmeti hayaldir. Gök kubbesi altında hiçbir şey aynı hal üzere
kalmaz, hep değişir. Onun için dünyâ malına makâmına ve dünyâ hayâtına güvenme. Biz bu
dünyâda misâfiriz. Sonunda ayrılıp gideceğiz. Sıkıntı varsa üzülme. Bir an sonra ne olacağımız
belli değil. (Azzâz bin Müstevdî)
Allahü teâlânın sevdiklerinin yolunda olmak ile dünyâya kıymet vermek, ona düşkün olmak
bir arada bulunmaz. Bu yolda bulunan bir kimsenin kalbinde dünyânın zerre kadar kıymeti
bulunursa, yağdan kılın çıkması gibi kolayca bu yoldan çıkar. Allah adamları dünyâya kıymet
vermezler. Onun için bu hususta gam yemezler. (Abdullah-ı Ensârî)
Dünyâ sevgisi ve günahların kapladığı kalbden nasıl hayır beklenir. (Abdullah bin Mübârek)
Ey oğul! Dünyâya sarılmış ona gönül vermiş olanlarla bulunma. Onlarla sohbet ve berâberlik,
gam, keder ve üzüntü getirir. Bu tecrübe ile sâbittir. Onlar senden faydalanırlar ise de, sen
onlardan faydalanamazsın. (Ahmed Siyâhî)
Allahü teâlâ, dünyâyı elinizle değil, kalbinizle terketmeyi ister. (Abdullah-ı Ensârî)
2. Kalbi Allahü teâlâdan gâfil eden, O'nu unutturan her şey.
Dünyâ mel'ûndur ve dünyâda Allah için yapılmayan her şey de mel'ûndur. (Hadîs-i şerîf-
Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)
Kalbi Allahü teâlâdan gâfil eden, O'nu unutturan, kalbe Allah'tan başkalarını getiren şeyler
hep dünyâdır. Allahü teâlâyı unutturan mallar, sebepler, mevkiler, şerefler, hep dünyâ olur.
Vennecm sûresinin; "Bizi düşünmeyenlerden, bizden yüz çevirenlerden, sen de yüzünü çevir.
Onları sevme!" meâlindeki yirmi dokuzuncu âyet-i kerîmesi böyle olduğunu açıkça
göstermektedir. İşte bu dünyâ insanın can düşmanıdır. Bu dünyânın düşkünleri, hiç toparlanamaz,
kendilerine gelemezler. Âhirette de, pişmân olacaklar, çok acılarla karşılaşacaklardır. (İmâm-ı
Rabbânî)
En iyi kimse, kalbi Allah sevgisi ile çarpan ve dünyâya bağlı olmayandır. Dünyâ sevgisi,
günâhların başıdır. Çünkü Allahü teâlâ, dünyâya düşkün olmayı sevmez. Onu yarattığı zamandan
beri, hiç sevmemiştir. Dünyâ ve dünyâya düşkün olanlar, mel'ûndur yâni Allahü teâlânın
merhametinden uzaktır. (İmâm-ı Rabbânî)
3. Allahü teâlânın haram (yasak) ettikleri ile Resûlullah efendimizin mekrûh dediği şeyler.
Allahü teâlânın haram etmediği, hatta emrettiği dünyâ işleri, zararlı ve kötü olan dünyâ
değildir. Böylece, ne kadar çok olursa olsun, çalışıp kazanmak, fen, tıb, hesab, hendese, mîmârlık
ve harb vâsıtalarını öğrenmek, yapmak, kısaca insanlara râhat, huzûr ve seâdet sağlayan her türlü
medenî vâsıtaları yapmak ve kazanmak, dünyâlık değildir. Bunların hepsini, Allahü teâlânın
gösterdiği şekillerde, yollarda ve şartlarda yapmak ve kullanmak ibâdet olur. Allahü teâlâ böyle
müslümanlardan râzı olur. Bunlara âhirette sonsuz nîmetler, seâdetler ihsân eder. (İmâm-ı
Rabbânî)
Kim umar senden vefâyı, yalan dünyâ değil misin
Enbiyânın seyyidini alan dünyâ değil misin?
Kasdedip halkın özüne toprak doldurup gözüne
Ehl-i gafletin yüzüne gülen dünyâ değil misin.
Kimisini nâlan eden, kimisini giryân eden
En sonunda uryân edip soyan dünyâ değil misin.
İşin gücün dâim yalan, çok kişi den arta kalan
Nice kere boşalıp da dolan dünyâ değil misin
Gel aldanma bu dünyâya sonu virân olur bir gün
Senin bu sürdüğün demler el bet yalan olur bir gün.
(M. Sıddîk bin Saîd)
Dünyâ Hayâtı:
Âhiretten önceki hayat.
Kim dünyâ hayâtını ve onun süsünü isterse, onlara yaptıklarının karşılığını burada tam
olarak veririz. Bu hususta bir eksikliğe de uğratılmazlar. Onlar öyle kimselerdir ki, âhirette
kendileri için ateşten başkası yoktur. Dünyâda yapageldikleri şeyler orada boşa gitmiştir. (Hûd
sûresi:15-16)
Dünyâ hayâtı iş yapacak zamandır. Keyf yapacak, eğlenecek zaman ilerde gelmektedir. Orada
dünyâda yapılan işlerin karşılığı ele geçecekdir. Dünyâ hayâtı pek kısadır. Mes'ûd o kimsedir ki,
bu fırsatı büyük nîmet bilir ve âhiret işlerini bu kısa zamanda gerektiği gibi yapar. Yolculukta
lâzım olan azığını hazır eder. (İmâm-ı Rabbânî)
Dünyâ Hırsı:
Dünyâya lüzûmundan fazla meyletmek. Şiddetli mal, mülk arzusu, isteği.
On şey insana zarar verir: 1) Terbiye azlığı, 2) Cehâlet çokluğu, 3) Halktan nîmet beklemek,
4) Şehvet azgınlığı, nefis kudurgunluğu, 5) Baş olma sevdası, 6) Dünyâ hırsı, 7) Nefis ile dostluk
kurmak, 8)Çok yemek, 9) Çok uyumak, 10) Kalabalığa uymak. (Bâyezîd-i Bistâmî)
Dünyâ Sevgisi:
Kalbin dünyâ malını ve mülkünü çok sevmesi.
Dünyâ sevgisi, günahların başıdır. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât)
Dünyâyı sevenler, âhirette zarar görür. (İmâm-ı Rabbânî)
Allahü teâlâya şükre sebep olan dünyâlık, insana zarar vermez. (Abdullah bin Zeyd)
DÜNYA BANKASI (İsim)
(Ekonomi Sözlüğü) :
Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası olarak da bilinen Dünya Bankası fiilen 1946 yılında faaliyete geçmiştir. Dünya Bankasının amacı kalkınmakta olan ülkelere kredi vermektedir. Dünya Bankası üç tür kredi açar: Proje kredileri, program kredileri ve ulusal para kredileri. Ancak Bankanın temel kredi politikası proje kredilerine dayanır. Dünya Bankası kredi verirken ilgili ülkenin ekonomi politikalarını ayrıntılı bir biçimde gözden geçirir. Banka kredileri hükümetlere verilir. Dünya Bankası, özel kesime kredi vermek amacı ile 1956da Uluslararası Finans Kurumunu kurmuºtur. Banka, daha uygun koºullarda kredi vermek için 1960 yılında Uluslararası Kalkınma Birliğini kurmuºtur. Dünya Bankasi 1980de Yapısal Uyum Kredisi programını uygulamaya koymuştur. Bu program gereğince ekonomik kalkınma ve dış dengenin gerçekleştirilmesi sağlanmaya çalışılır. Tarım ve tarıma dayalı endüstrilerin gelişmesine özel bir önem verilir.
DÜNYA BANKASI GRUBU (İsim)
(Ekonomi Sözlüğü) :
Uluslararası Kalkınma Birliği (International Development Association), Uluslararası Finansman Kurumu (International Finance Cooperation) ve Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (International Bank for Reconstruction and Development) 'nın biraraya gelerek kurduğu finansal bir gruptur. Uluslararası Kalkınma Birliği 1960'ta en geri kalmış ülkelere dış kaynak bulmak ve kredilerini geri ödemede yardım etmek amacıyla; Uluslararası Finansman Kurumu 1956'da kredi sağlanan ülkelerde özel sektörün geliştirilmesinin özendirilmesi amacıyla; Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası'da 1946'da kalkınmakta olan ülkelere proje yardımı sağlayarak, onların sermaye yatırımlarını yönlendirmek amacıyla kurulmuştur.
dünya başına yıkılmak (Sayı)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
sehr bekümmert werden.
dünya çapında (İsim)
(Türkçe - Fransızca Sözlük) :
mondial
dünya çapında (İsim)
(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
mundial
DÜNYA ÇEVRE VE GELİŞME KOMUSYONU (İsim)
(Çevre Sözlüğü) :
[ WCED = World Commision on Environment and Development ] Ekonomik gelişmeyi yadsımayan, ancak dünya çevresini tehdit etmeyen çevre ve enerji politikalarının benimsenmesi gerektiğini savunan Brundtland Raporunu hazırlayan, Birleşmiş Milletler'in oluşturduğu bir komisyon.
dünya edebiyatı (İsim)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
e Weltliteratur.