Results for "

absorb

"
English - Turkish Dictionary

absorb (Verb)

(English - Turkish Dictionary) :
f. 1. (sıvıyı/gazı/ışığı/sesi) soğurmak, içine çekmek, emmek, absorbe etmek. 2. öğrenmek. 3. (dikkati/enerjiyi/zamanı/parayı) almak; (enerjiyi) emmek: It absorbed all of his time. Tüm vaktini aldı. 4. içine almak, kendine katmak: That corporation has absorbed most of its rivals. O şirket rakiplerinin çoğunu kendi bünyesine kattı. 5. (sarsıntıyı/salınımı) sönümlemek, (sarsıntının/salınımın) etkisini azaltmak. 6. (iş/sorun) (birinin) tüm dikkatini almak, kafasını tamamıyla meşgul etmek. 7. (masrafı) karşılamak. 8. (piyasadaki) alıcılar (bir malın) çoğunu satın almak: The market won´t absorb this right now. Şu an piyasadaki alıcılar bunun çoğunu satın almaz. 9. (bağırsaklardaki besini) emmek.
English - Turkish Dictionary

absorbable (Adjective)

(English - Turkish Dictionary) :
s. soğurulabilecek, emilebilecek; soğurulabilen, emilebilen.
English - Turkish Dictionary

absorbed (Verb)

(English - Turkish Dictionary) :
s. tüm dikkatini bir şeye vermiş.
English - Turkish Dictionary

absorbency (Noun)

(English - Turkish Dictionary) :
i. soğurganlık, emicilik.
English - Turkish Dictionary

absorbent 1 (Adjective)

(English - Turkish Dictionary) :
s. soğurgan, emici, absorban: absorbent cotton hidrofil pamuk.
English - Turkish Dictionary

absorbent 2 (Adjective)

(English - Turkish Dictionary) :
i. soğurgan, emici, absorban.
English - Turkish Dictionary

absorber (Noun)

(English - Turkish Dictionary) :
i. soğurucu, emici, absorplayıcı.
English - Turkish Dictionary

absorbing (Verb)

(English - Turkish Dictionary) :
s. insanın tüm dikkatini toplayan; sürükleyici.