Results for "fırın
"
fırın (Noun)
(Turkish - French Dictionary) :
four
fırın (Noun)
(Turkish - German Dictionary) :
r Backofen; e BTMckerei; r Herd.
fırın (Noun)
(Turkish - Spanish dictionary) :
horno
fırın (Noun)
(Turkish - Kurdish Dictionary) :
firne, kûre.
firîn (Noun)
(Kurdish - Turkish dictionary) :
uçmak.
FIRIN (Noun)
(Dream Dictionary of Phrase) :
Tandır ve fırın gibi şeyler, kişinin malını muhafaza ettiği sandığa, mahzene, kasaya ve diğer şeylere, İnsanın eşi ve çocuklarına, Mahalle fırını insanların topluca sahip oldukları müşterek dünyalığa, Fırın yahut tandırı kızdırmak menfaat ve kazanca, Kışş mevsimi fırın ağzına yakın durmak yahut tandırın karşısında oturmak rahatlığa, Fırın ve tandır ateşinden tacil olduğunu yahut bir yerinin yandığını görmek dünyalıktan yahut birinden gelecek sıkıntıya, Fırına hamur götürüp onu pişirmek hastalıktan kurtulmaya, ihtiyaçların karşılanmasına, Fırın kürekçisi öğretmene yahut okulda çalışan hademeye delalet eder.
fırın (Noun)
(Turkish - English dictionary) :
1. oven. 2. bakery. 3. furnace. 4. coke oven. 5. blast furnace. 6. roasted (in the oven). (...) ekmek yemesi lazım! colloq. He has to put in (so much) time and effort (to achieve something). gibi very hot (place). kapağı slang one who is not easily ruffled by hardship (as a result of much experience). a sürmek /ı/ to put (something) in the oven (to bake).
fırın tepsisi (Noun)
(Turkish - Kurdish Dictionary) :
tiyan.
fırın tepsisi (Noun)
(Turkish - Kurdish Dictionary) :
tiyan.
fırıncı (Noun)
(Turkish - French Dictionary) :
boulanger