"KİBR (Kibir)
" Kelimesi için arama sonuçları
KİBR (Kibir) (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Kendini başkasından üstün görme.Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruluyor ki:Onu hatırla ki, meleklere; "Âdem'e (hürmet olarak) secde edin" demiştik de bütünmelekler secde etmişlerdi. Ancak iblis secde etmekten yüz çevirip kibirlendi ve kâfirlerdenoldu. (Bekara sûresi: 34)Yeryüzünde haksız yere kibirlenenleri, âyetlerimi anlamaktan (Kur'ân-ı kerîmi kabûlden)çevireceğim. Onlar her mûcizeyi görseler de onu kendilerine yol edinemezler. Fakatsapıklık yolunu görürlerse, onu yol edinirler... İşte böyle hareket etmeleri, âyetlerimiziyalan saymalarından ve onlardan gâfil bulunmalarından dolayıdır. (A'râf sûresi: 146)Kalbinde zerre kadar kibir olan Cennet'e girmeyecektir. (Hadîs-i şerîf-Müslim)Kibir, gurur ve övünme gibi duygular insanın içine çuvaldız gibi saplıdırlar. İnsanınkibirlenmesi, kendinde gördüğü fazîletlerden ileri gelir. Ancak, insan evliyâdan bir mübârekzâtı tanıdığı zaman, bütün bu fazîletlerin, kesinlikle ve gerçek olarak Allahü teâlâdabulunduğunu anlar. Kendisinde bulunan her şeyin, Allah tarafından emânet olarak verildiğinigörür (Ali Havvâs).Kendisinden daha fazla ilmi olan bir kimseyi görüp de ondan kibir ve gururundan dolayıistifâdeye çalışmayan kimse, en büyük câhildir. (Ahmed Rifâî)
KİBR (Kibir)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Kendini başkasından üstün görme.
Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruluyor ki:
Onu hatırla ki, meleklere; "Âdem'e (hürmet olarak) secde edin" demiştik de bütün melekler
secde etmişlerdi. Ancak iblis secde etmekten yüz çevirip kibirlendi ve kâfirlerden oldu. (Bekara
sûresi: 34)
Yeryüzünde haksız yere kibirlenenleri, âyetlerimi anlamaktan (Kur'ân-ı kerîmi kabûlden)
çevireceğim. Onlar her mûcizeyi görseler de onu kendilerine yol edinemezler. Fakat sapıklık
yolunu görürlerse, onu yol edinirler... İşte böyle hareket etmeleri, âyetlerimizi yalan
saymalarından ve onlardan gâfil bulunmalarından dolayıdır. (A'râf sûresi: 146)
Kalbinde zerre kadar kibir olan Cennet'e girmeyecektir. (Hadîs-i şerîf-Müslim)
Kibir, gurur ve övünme gibi duygular insanın içine çuvaldız gibi saplıdırlar. İnsanın
kibirlenmesi, kendinde gördüğü fazîletlerden ileri gelir. Ancak, insan evliyâdan bir mübârek zâtı
tanıdığı zaman, bütün bu fazîletlerin, kesinlikle ve gerçek olarak Allahü teâlâda bulunduğunu
anlar. Kendisinde bulunan her şeyin, Allah tarafından emânet olarak verildiğini görür (Ali
Havvâs).
Kendisinden daha fazla ilmi olan bir kimseyi görüp de ondan kibir ve gururundan dolayı
istifâdeye çalışmayan kimse, en büyük câhildir. (Ahmed Rifâî)