Tüm Sözlükler
reklam sol

16 record(s) found.

  • halvetxilwet, siluk.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • HALVET is. Tenha ve kapalı yer.

    Turkish - Turkish dictionary
  • HALVET Yalnızlık. Tek başına kalmak. Tenhaya çekilme. * Gizlilik.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • HalvetGizli,yalnız,tenha

    Azerbaijani - Turkish Dictionary
  • HALVET Yalnızlık, yalnız olarak kalma.1. Yabancı bir kadınla yabancı bir erkeğin bir odada, kapalı bir yerde yalnız kalmaları.Bir erkek, yabancı bir kadın ile halvet ederse, üçüncüleri şeytan olur. (Hadîs-işerîf-Tirmizî)Allah'a ve kıyâmet gününe inanan, yabancı bir kadınla, yalnız kalıp halvet etmesin.(Hadîs-i şerîf-Zevâcir)Halvet haramdır. Mescid gibi dışardan içerisi görünen umûma açık yerlerde yalnız kalmakhalvet olmaz. (İbn-i Âbidîn)2. Tasavvuf yolunda olgunlaşmak ve ilerlemek için belli bir müddet tenhâda kalma haliyalnız kalmak.Tasavvufta halvet, vuslat (kavuşma) alâmetidir. (Ebü'l-Kâsım)

    Islamic Glossary
  • halvet,-ti 1. secluded retreat, place of retirement. 2. withdrawing into seclusion, seclusion, isolation, retirement. 3. partially enclosed bathing cubicle (in a public bath). e çekilmek to withdraw into seclusion. e dönmek (for a place) to become very hot and close. gibi very hot and stuffy (place). olmak to withdraw to a secluded or private place.

    Turkish - English dictionary
  • Halvet Der-Encümen Nakşibendiyye yolunda on bir esastan biri. Halk içinde Hak ile (Allahü teâlâ ile) olmak.Kur'ân-ı kerîmde meâlen; "Öyle adamlar vardır ki, ticâretleri ve alışverişleri onlarıAllahü teâlâyı hatırlamaktan, anmaktan alıkoymaz." (Nûr sûresi: 37) buyrulan âyet-ikerîme, halvet der-encümen makâmına işârettir. (Seyyid Abdülhakîm Arvâsî)Yolumuzun esâsı halvet der-encümendir. (Behâeddîn-i Buhârî)

    Islamic Glossary
  • HALVET-İ FÂSİDE Karı-kocanın aralarında şer'î mâni olmasına rağmen birleşmeleri.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • HALVET-İ SAHİHA Karı-kocanın aralarında şer'î mâni bulunmaması halinde birleşmeleri.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • HALVETGÂH f. Tek başına oturup ibadetle vakit geçirilen yer. * Halvet yeri. Gizli olarak görüşülecek yer.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • HALVETGÜZİDE (Halvetgüzin) f. Halveti, tenha bir yeri seçmiş olan kimse.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • HALVETHANE f. Gizli ibadet yeri. * Gizli konuşup görüşmeye mahsus yer.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • HALVETHÂNEÇilehâne. Tasavvuf yolunda olgunlaşmak ve ilerlemek için belli bir müddet kendi hâlindeyalnız kalınan ve ibâdetle vakit geçirilen yer.

    Islamic Glossary
  • HALVETÎ Halvete müteallik, halvetle alakalı. * İbadet ve zikirlerini tenhada yapan bir tarikat adı. * Halvetiye Tarikatından olan kimse.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • HALVETİYYE Evliyânın büyüklerinden Muhammed bin Nûr Halvetî hazretlerinin tasavvuftaki yolu.

    Islamic Glossary
  • HALVETNİŞİN Yalnız başına bir yere çekilip ibadetle meşgul olanlar.

    Ottoman - Turkish Dictionary
reklam sol
reklam sol

Last Searched Words

Keyword Searches

reklam sol