Tüm Sözlükler
reklam sol

30 record(s) found.

  • hasılbûye, bûyî.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • HASIL s. Ortaya çıkan, olmuş.

    Turkish - Turkish dictionary
  • HASÎL Ot.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • HÂSIL Peyda olan. Husule gelen. Çıkan, meydana gelen.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • HasilKötü fena halli

    Azerbaijani - Turkish Dictionary
  • hasılmahsül,ürün

    Azerbaijani - Turkish Dictionary
  • hasılprov. 1. grain still green in the field. 2. green barley used as fodder.

    Turkish - English dictionary
  • hâsılresulting; produced. etmek /ı/ to produce. olmak to result, be produced, come into existence.

    Turkish - English dictionary
  • haşıltext. size, sizing (for cloth).

    Turkish - English dictionary
  • hasıl olmak entstehen, zustandekommen.

    Turkish - German Dictionary
  • hasıl olmakçê bûn.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • HASÎL(E) Sığır buzağısı.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • HÂSIL-I BİLMASDAR Hakiki müessirden hâsıl olan fiildir. Kendi sebeb ve şartlarından meydana gelen şey. Meselâ: Bir şeye vurmak, masdardır; o vurmaktan hâsıl olan ses çıkmak, hâsıl-ı bilmasdır'dır. Tüfek atarak bir adamı öldürmekte tüfek atmak fiili, masdar: adamın ölmesi ve tüfeğin sesi çıkması da hâsıl-ı bilmasdar'dır.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • HÂSIL-I CEM' Mat: Toplam. Bir kaç sayının birlikte toplanmasından meydana gelen yekûn.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • HÂSIL-I DARB Mat: Çarpım. Çarpmak işinin neticesi. 5 sayısı 2 sayısıyla çarpılırsa, çıkan 10 sayısı, hâsıl-ı darbdır.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • HASILA is. Bir işten elde edilen sonuç.

    Turkish - Turkish dictionary
  • HASILAİyi ya da kötü haberlerin büyük ölçüde etkilediği piyasa. Sözgelimi, hisse senedi ve tahvil borsaları hassas piyasa olarak kabul edilebilir. Bir siyasal çalkantı, bir savaş söylentisi, bir iflas haberi vb. haberler bu piyasalarda fiyatların hemen hareketlenmesine neden olur.

    Dictionary of Economics
  • hâsılaresult, outcome.

    Turkish - English dictionary
  • hasılat s Erzeugnis, e Produktion.

    Turkish - German Dictionary
  • HASILATç.is. 1. Ürünler, kazançlar: Gişe hasılatı.

    Turkish - Turkish dictionary
  • HÂSILAT Gelirler. Kazançlar. Elde edilenler. Kâr. Mahsul. Îrad.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • hâsılat,-tı 1. produce; products. 2. revenue, returns; proceeds.

    Turkish - English dictionary
  • HÂSILAT-I SÂFİYE Sâfi kazanç. Net kâr. Bütün masraflar çıktıktan sonra kazanç olarak geri kalan hâsılat.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • HÂSILAT-I SENEVİYYE Senelik kazançlar, yıllık gelirler.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • HASÎLE (C.: Hasâyil) Bakiyye, artan, geri kalan.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • HASILI zf. Sözün kısası.

    Turkish - Turkish dictionary
  • hâsılıin short, in brief, to sum up. kelam in a word; the long and (the) short of it is that ....

    Turkish - English dictionary
  • HÂSILI KELÂM (Hâsıl-ı kelâm) Sözün kısacası, sözün kısası.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • haşıllamak/ı/ to size, dress (cloth) with sizing.

    Turkish - English dictionary
  • hasıllanmak1. (for a child) to grow up. 2. (for a crop) to mature.

    Turkish - English dictionary
reklam sol
reklam sol

Last Searched Words

  • hasıl

    2021-12-03 16:17:47
    Turkish - Kurdish Dictionary
  • SERMEDİYET

    2021-12-03 16:17:46
    Ottoman - Turkish Dictionary
  • kaziye

    2021-12-03 16:17:45
    Turkish - Kurdish Dictionary
  • Begiessen

    2021-12-03 16:17:45
    German - Turkish Dictionary
  • shutter speed

    2021-12-03 16:17:43
    English - Turkish Dictionary
  • tipsiz

    2021-12-03 16:17:42
    Turkish - English dictionary
  • indirect cost

    2021-12-03 16:17:42
    English - Turkish Dictionary
  • kuzine

    2021-12-03 16:17:42
    Turkish - Kurdish Dictionary
  • zorunlu

    2021-12-03 16:17:42
    Turkish - French Dictionary
  • continuum

    2021-12-03 16:17:41
    Computer, Internet Glossary

Keyword Searches

reklam sol