"

ince

" Kelimesi için arama sonuçları
Türkçe - Fransızca Sözlük

ince (Sıfat)

(Türkçe - Fransızca Sözlük) :
svelte
Türkçe - Fransızca Sözlük

ince (Sıfat)

(Türkçe - Fransızca Sözlük) :
mince
Türkçe - Almanca Sözlük

ince (Sıfat)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
dünn, schmal, schlank; zart, zTMrtlich; fein, höflich, liebenswürdig; geistreich, feinfühlig.
Türkçe - İspanyolca Sözlük

ince (Sıfat)

(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
esbelto
Türkçe - İspanyolca Sözlük

ince (Sıfat)

(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
delgado
Türkçe - Kürtçe Sözlük

ince (Sıfat)

(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
1.zirav. 2.tenik.
Türkçe - Türkçe Sözlük

İNCE (İsim)

(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
s. 1. Kalınlığı az olan: İnce değnek. 2. Taneleri çok ufak: İnce un. 3. Aşırı özen gerektiren: İnce iş. 4. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan: İnce adam. 5. Tiz: İnce ses.
Meteoroloji Sözlüğü

İNCE (İsim)

(Meteoroloji Sözlüğü) :
(THIN) [s]Meteorolojide "ince" terimi bulutluluk için kullanılan bir terimdir. Eğer gökyüzünde bulunan bulutlardan, bulutların arkasında kalan ay veya güneşin çember şeklindeki görüntüsü tam olarak görülebiliyorsa o zaman bu bulut örtüsü için ince bulut tabakası tanımlaması kullanılır.
Türkçe - İngilizce Sözlük

ince (Sıfat)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
1. slender, slim. 2. fine, in small pieces, small. 3. delicate, intricate. 4. refined, subtle, graceful. 5. sensitive, delicate. 6. high-pitched (voice). 7. front (vowel). 8. dainty. çalımlı charming, gracious. donanma hist. fleet of light ships. elemek /ı/ to pass through a fine sieve. eleyip/eğirip sık dokumak to work meticulously, do a very thorough job. görüşlü quick, keen, sharp-witted. ince subtly; imperceptibly. den inceye meticulously, in great detail. iş 1. delicate piece of workmanship. 2. work which demands both skill and delicacy. 3. delicate task, job which requires careful handling, job which requires finesse. kesim thin and slightly built (person). marangoz cabinetmaker. marangozluk 1. cabinetmaking. 2. cabinetwork, cabinetry. ses high-pitched voice. tutkal thin glue. ünlü phonetics front vowel. yapılı slightly built (person). zevkli (someone) whose tastes reflect great discrimination, whose tastes are refined.
Ekonomi Sözlüğü

İNCE AYAR (Ünlem)

(Ekonomi Sözlüğü) :
Para ve maliye politikalarının, kısa süreli dalgalanmaları önlemek için üretim, ödemeler dengesi veya enflasyon seviyesinde kullanılmasıdır.