"TAHMÎD
" Kelimesi için arama sonuçları
TAHMÎD (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
"Elhamdülillah" demek. "Hamd, şükür Allahü teâlâya mahsûstur" mânâsına "Elhamdülillah"sözü ve benzerleri.Farz namazdan sonra otuz üç tesbîh (sübhânallah) otuz üç tahmîd, otuz üç tekbîr(Allahü ekber) ve bir de tehlîl (Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh, lehül mülkü velehül-hamdü yuhyî ve yümît ve hüve alâ külli şey'in kadîr) söyleyiniz. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ıRabbânî, Sahîh-i Müslim)Onlar ki, Allahü teâlânın celâlini (büyüklüğünü) zikr eder, O'nu tesbîh, tekbîr vetahmîd eder. (Yâni sübhânallah, Elhamdülillah ve Allahü ekber derler). Bunların tesbîh vetahmîdleri, Arş-ı a'zamın etrâfını dolaşır, arı vızıltısı gibi ses çıkararak sâhiblerini ararlar.Allah katında dâimâ zikredilmeyi ve zikre vesîle olan şeyin kaybolmamasını sevmezmisiniz? (Hadîs-i şerîf-İbn-i Mâce)Namazların sonunda, tesbih, tahmîd ve tekbirleri okumak, sonra duâ etmek ve duâ ederkeniki eli kaldırmak müstehâbdır. Peygamber efendimiz, farzı kılınca! "Allahümme entesselâm veminkesselâm tebârekte yâ zel celâli velikrâm" diyecek kadar oturup, fa zla oturmaz, hemensünnet kılardı. Âyet-el-kürsî ile tesbîhâtı yâni tesbîh, tahmîd ve tekbîri, farz ile sünnet arasındaokumazdı. Bunları, sünnetten sonra okumak, farzdan sonra okumak sevâbını hâsıl eder.(Şernblâlî, Tahtâvî)Tesbîh, tahmîd, tekbîr, Kur'ân-ı kerîm, hadîs-i şerîf ve Allahü teâlânın emir ve yasaklarını,dînî hükümlerini bildiren fıkıh kitablarını okumak çok sevâbdır. (Abdullah-i Mûsulî)
TAHMÎD
(İslami Terimler Sözlüğü) :
"Elhamdülillah" demek. "Hamd, şükür Allahü teâlâya mahsûstur" mânâsına "Elhamdülillah"
sözü ve benzerleri.
Farz namazdan sonra otuz üç tesbîh (sübhânallah) otuz üç tahmîd, otuz üç tekbîr (Allahü
ekber) ve bir de tehlîl (Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh, lehül mülkü ve lehül-hamdü yuhyî
ve yümît ve hüve alâ külli şey'in kadîr) söyleyiniz. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı Rabbânî, Sahîh-i
Müslim)
Onlar ki, Allahü teâlânın celâlini (büyüklüğünü) zikr eder, O'nu tesbîh, tekbîr ve tahmîd
eder. (Yâni sübhânallah, Elhamdülillah ve Allahü ekber derler). Bunların tesbîh ve tahmîdleri,
Arş-ı a'zamın etrâfını dolaşır, arı vızıltısı gibi ses çıkararak sâhiblerini ararlar. Allah katında
dâimâ zikredilmeyi ve zikre vesîle olan şeyin kaybolmamasını sevmez misiniz? (Hadîs-i şerîf-
İbn-i Mâce)
Namazların sonunda, tesbih, tahmîd ve tekbirleri okumak, sonra duâ etmek ve duâ ederken iki
eli kaldırmak müstehâbdır. Peygamber efendimiz, farzı kılınca! "Allahümme entesselâm ve
minkesselâm tebârekte yâ zel celâli velikrâm" diyecek kadar oturup, fazla oturmaz, hemen sünnet
kılardı. Âyet-el-kürsî ile tesbîhâtı yâni tesbîh, tahmîd ve tekbîri, farz ile sünnet arasında
okumazdı. Bunları, sünnetten sonra okumak, farzdan sonra okumak sevâbını hâsıl eder.
(Şernblâlî, Tahtâvî)
Tesbîh, tahmîd, tekbîr, Kur'ân-ı kerîm, hadîs-i şerîf ve Allahü teâlânın emir ve yasaklarını,
dînî hükümlerini bildiren fıkıh kitablarını okumak çok sevâbdır. (Abdullah-i Mûsulî)