Results for "KEVSER
"
KEVSER (Proper noun)
(Islamic Glossary) :
Allahü teâlânın Kevser sûresinde Peygamber efendimize verdiğini bildirdiği büyük ihsân.Âhirette Cennet'te Peygamber efendimize âit meşhûr nehir veyâ kıyâmet (hesâb) günüCehennem üzerindeki Sırat köprüsü geçilmeden önce Peygamber efendimizin ve ümme tininbaşına geldikleri meşhûr havuz.Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:(Yâ Muhammed sallallahü aleyhi ve sellem!) Biz sana kevseri verdik. (Kevser sûresi: 1)İslâm âlimleri kevserden murâdın ne olduğu, ne kastedildiği hakkında şunlarıbildirmektedirler: 1. İçinde bütün lezzetlerin bulunduğu ve Cennet nehirlerinin en üstünü olannehir. Peygamber efendimiz hadîs-i şerîflerinde şöyle buyurdular: "Kevser, Cennet'te birnehirdir. İki kenarı altından, mecrâsı (aktığı yer) inci ve yâkuttan, toprağı miskten hoş,suyu baldan tatlı ve kardan beyazdır. 2. Kıyâmet günü Sırat köprüsünden geçtikten sonraPeygamber efendimizin ve ümmetinin yanına gelecekleri havz. Hadîs-i şerîfte buyruldu ki:"Benim havzım bir aylık mesâfedir. Suyu, sütten daha beyaz, kokusu miskten daha hoş,bardakları gökteki yıldızlar kadardır. Ondan içen bir daha hiç susamaz. 3. Dünyâ ve âhireteâit pekçok hayır, iyilik. 4. Kur'ân-ı kerîm. 5. İslâmiyet. 6. Sevgili Peygamberimizin Eshâbının(arkadaşlarının), ümmetinin (O'na inananların), tâbi olanların, uyanların çok olması. 7.Mübârek zürriyetinin (neslinin) yâni evlâdlarının çokluğu ve insanlara faydalı olması.İslâm âlimleri Kevser hakkında daha başka mânâlar da bildirmişlerdir. Bunların hepsiPeygamber efendimizde (sallallahü aleyhi ve sellem) mevcuttur. (Sâvî)
KEVSER
(Islamic Glossary) :
Allahü teâlânın Kevser sûresinde Peygamber efendimize verdiğini bildirdiği büyük ihsân.
Âhirette Cennet'te Peygamber efendimize âit meşhûr nehir veyâ kıyâmet (hesâb) günü Cehennem
üzerindeki Sırat köprüsü geçilmeden önce Peygamber efendimizin ve ümmetinin başına
geldikleri meşhûr havuz.
Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:
(Yâ Muhammed sallallahü aleyhi ve sellem!) Biz sana kevseri verdik. (Kevser sûresi: 1)
İslâm âlimleri kevserden murâdın ne olduğu, ne kastedildiği hakkında şunları
bildirmektedirler: 1. İçinde bütün lezzetlerin bulunduğu ve Cennet nehirlerinin en üstünü olan
nehir. Peygamber efendimiz hadîs-i şerîflerinde şöyle buyurdular: "Kevser, Cennet'te bir
nehirdir. İki kenarı altından, mecrâsı (aktığı yer) inci ve yâkuttan, toprağı miskten hoş, suyu
baldan tatlı ve kardan beyazdır. 2. Kıyâmet günü Sırat köprüsünden geçtikten sonra Peygamber
efendimizin ve ümmetinin yanına gelecekleri havz. Hadîs-i şerîfte buyruldu ki: "Benim havzım
bir aylık mesâfedir. Suyu, sütten daha beyaz, kokusu miskten daha hoş, bardakları gökteki
yıldızlar kadardır. Ondan içen bir daha hiç susamaz. 3. Dünyâ ve âhirete âit pekçok hayır,
iyilik. 4. Kur'ân-ı kerîm. 5. İslâmiyet. 6. Sevgili Peygamberimizin Eshâbının (arkadaşlarının),
ümmetinin (O'na inananların), tâbi olanların, uyanların çok olması. 7. Mübârek zürriyetinin
(neslinin) yâni evlâdlarının çokluğu ve insanlara faydalı olması.
İslâm âlimleri Kevser hakkında daha başka mânâlar da bildirmişlerdir. Bunların hepsi
Peygamber efendimizde (sallallahü aleyhi ve sellem) mevcuttur. (Sâvî)
Kevser Sûresi:
Kur'ân-ı kerîmin yüz sekizinci sûresi.
Kevser sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Üç âyet-i kerîmedir. Peygamber efendimize ihsân
buyrulan Kevser'i bildirdiği için sûreye, bu isim verilmiştir. Erkek çocukları yaşamadığından
Peygamber efendimize Mekke müşrikleri nesli kesik mânâsında "ebter" demişler, bunun üzerine,
Allahü teâlâ Kevser sûresiyle onlara cevap vermiştir. (Sâvî, Taberî, Râzî)
Allahü teâlâ Kevser sûresinde meâlen buyuruyor ki:
(Habîbim!) hakîkat, biz sana Kevser'i verdik. O hâlde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.
Doğrusu sana buğzeden kimse, zürriyetten (nesilden) ve her hayırdan kesilmiştir. (Âyet: 1-3)
Kim Kevser sûresini okursa, cenâb-ı Hak ona Cennet nehirlerinden su içirir. (Hadîs-i şerîf-
Kâdı Beydâvî Tefsîri)
Bir kimse yatacağı vakit Kevser sûresini okursa ve sonra "Yâ Rabbî! Beni sabah namazına
vaktiyle uyandır" derse, Allahü teâlânın izniyle o kimse sabah namazına uyanır. (Kutbüddîn
İznikî)
Kevser Sûresi (Proper noun)
(Islamic Glossary) :
Kur'ân-ı kerîmin yüz sekizinci sûresi.Kevser sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Üç âyet-i kerîmedir. Peygamber efendimize ihsânbuyrulan Kevser'i bildirdiği için sûreye, bu isim verilmiştir. Erkek çocukları yaşamadığındanPeygamber efendimize Mekke müşrikleri nesli kesik mânâsında "ebter " demişler, bununüzerine, Allahü teâlâ Kevser sûresiyle onlara cevap vermiştir. (Sâvî, Taberî, Râzî)Allahü teâlâ Kevser sûresinde meâlen buyuruyor ki:(Habîbim!) hakîkat, biz sana Kevser'i verdik. O hâlde Rabbin için namaz kıl ve kurbankes. Doğrusu sana buğzeden kimse, zürriyetten (nesilden) ve her hayırdan kesilmiştir.(Âyet: 1-3)Kim Kevser sûresini okursa, cenâb-ı Hak ona Cennet nehirlerinden su içirir. (Hadîs-işerîf-Kâdı Beydâvî Tefsîri)Bir kimse yatacağı vakit Kevser sûresini okursa ve sonra "Yâ Rabbî! Beni sabah namazınavaktiyle uyandır" derse, Allahü teâlânın izniyle o kimse sabah namazına uyanır. (Kutbüddînİznikî)