"SÂBİÎLER
" Kelimesi için arama sonuçları
SÂBİÎLER (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Aya ve yıldızlara tapan kimseler. El-Cezîre (Cizre) ve Harran civârında yaşayan bukimseler, yahûdîlik, hıristiyanlık ve mecûsîlik gibi çeşitli dinlerden bâzı inanışları alarak bir dinmeydana getirmişlerdir.Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki:O îmân edenler, o yahûdîler, o sâbiîler, o nasrânîler, o mecûsîler, o (Allah'a) eşkoşanlar (yok mu?) Allah kıyâmet günü (bütün) bunların aralarını mutlaka ayıracak (ilâhîhükmünü verecek) tır. Çünkü Allah her şeyi hakkıyla görüp bilendir. (Hac sûresi: 17)Şüphe yok ki îmân edenlerle, yahûdî olanlardan, sâbiîlerden, masrânîlerden kimAllah'a ve âhiret gününe îmân edip de sâlih amelde bulunursa, artık onların üzerindehiçbir korku yoktur. Onlar mahzûn da olacak değillerdir. (Mâide sûresi: 69)Sâbiîler, yıldızların büyük rûhlarının olduğunu kabûl ederler. Hakîm, mukaddes, celâl veazâmetine (büyüklüğüne) ulaşılması imkânsız, fakat rûhlar vâsıtası ile kendisine yaklaşılabilenbir yaratıcıya inanırlar. Rûhlar, cevher olarak cismânî (cisim ol an) maddelerden ve cismânîmelekelerden münezzehtirler. Fiilde bunlar eşyâyı meydana getirir, yenileştirir ve bir hâldendiğer hâle değiştirirler. Yedi seyyârenin (gezegenin) idârecileri bunlardan olup seyyâreleronların mâbedleri gibidir. Seyyâreleri rûhlar hareket ettirirler. Dünyâ hâdiselerini, rüzgârları,fırtınaları, zelzeleleri onlar idâre eder ve her varlığa kuvvet ve kânunlarını onlar dağıtırlar.Domuzun, köpeğin, pençeli yırtıcı kuşların ve güvercinin etini yemezler, sünnet yaptırmazlar .Dînî merâsim dilleri Süryânîcedir. (Şehristânî)
SÂBİÎLER
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Aya ve yıldızlara tapan kimseler. El-Cezîre (Cizre) ve Harran civârında yaşayan bu kimseler,
yahûdîlik, hıristiyanlık ve mecûsîlik gibi çeşitli dinlerden bâzı inanışları alarak bir din meydana
getirmişlerdir.
Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki:
O îmân edenler, o yahûdîler, o sâbiîler, o nasrânîler, o mecûsîler, o (Allah'a) eş koşanlar
(yok mu?) Allah kıyâmet günü (bütün) bunların aralarını mutlaka ayıracak (ilâhî hükmünü
verecek)tır. Çünkü Allah her şeyi hakkıyla görüp bilendir. (Hac sûresi: 17)
Şüphe yok ki îmân edenlerle, yahûdî olanlardan, sâbiîlerden, masrânîlerden kim Allah'a ve
âhiret gününe îmân edip de sâlih amelde bulunursa, artık onların üzerinde hiçbir korku
yoktur. Onlar mahzûn da olacak değillerdir. (Mâide sûresi: 69)
Sâbiîler, yıldızların büyük rûhlarının olduğunu kabûl ederler. Hakîm, mukaddes, celâl ve
azâmetine (büyüklüğüne) ulaşılması imkânsız, fakat rûhlar vâsıtası ile kendisine yaklaşılabilen
bir yaratıcıya inanırlar. Rûhlar, cevher olarak cismânî (cisim olan) maddelerden ve cismânî
melekelerden münezzehtirler. Fiilde bunlar eşyâyı meydana getirir, yenileştirir ve bir hâlden
diğer hâle değiştirirler. Yedi seyyârenin (gezegenin) idârecileri bunlardan olup seyyâreler onların
mâbedleri gibidir. Seyyâreleri rûhlar hareket ettirirler. Dünyâ hâdiselerini, rüzgârları, fırtınaları,
zelzeleleri onlar idâre eder ve her varlığa kuvvet ve kânunlarını onlar dağıtırlar. Domuzun,
köpeğin, pençeli yırtıcı kuşların ve güvercinin etini yemezler, sünnet yaptırmazlar. Dînî merâsim
dilleri Süryânîcedir. (Şehristânî)