"

ULEMÂ

" Kelimesi için arama sonuçları
İslami Terimler Sözlüğü

ULEMÂ (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Âlimler, ilim sâhibleri; zamânın fen ve edebiyât bilgilerinde yetişmiş, Kur'ân-ı kerîmin vebinlerce hadîs-i şerîfin mânâsını ezberden bilen, İslâm'ın yirmi ana ilim ve kolları olan seksenilimde mütehassıs (uzman), tasavvufun (evliyâlığın) en yüksek derecesine ulaşmış, yetişmiş veyetiştirebilen, insanların ilminden faydalandığı zâtlar. Âlim kelimesinin çokluk şeklidir. (Bkz.Âlim)
İslami Terimler Sözlüğü

ULEMÂ

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Âlimler, ilim sâhibleri; zamânın fen ve edebiyât bilgilerinde yetişmiş, Kur'ân-ı kerîmin ve binlerce hadîs-i şerîfin mânâsını ezberden bilen, İslâm'ın yirmi ana ilim ve kolları olan seksen ilimde mütehassıs (uzman), tasavvufun (evliyâlığın) en yüksek derecesine ulaşmış, yetişmiş ve yetiştirebilen, insanların ilminden faydalandığı zâtlar. Âlim kelimesinin çokluk şeklidir. (Bkz. Âlim) Ulemâ-i Âmilîn: İlmi ile amel eden âlimler. (Bkz. Âlim) Ulemâ-i âmilînin bulunduğu mecliste olmanın sevâbı halka görünseydi, onun için dövüşürler, hattâ onun için hükümdârlar, hâkimiyetlerini, tüccârlar da ticâretlerini bırakırlardı. (Ka'bül Ahbâr) Ulemâ-i Râsihîn: Kur'ân-ı kerîmin ve hadîs-i şerîflerin derin ve ince mânâlarını, işâretlerini anlayan yüksek din âlimlerine verilen isim. Bunlar; Eshâb-ı kirâm, Tâbiîn, Tebe-i tâbiîn ve her bakımdan onlara tâbi olan müctehidler, tefsîr ve hadîs âlimleri ve tasavvuf büyükleridir. Ulemâ-i râsihîn, Peygamber efendimize tam uydukları ve O'na vâris oldukları için, sevgili Peygamberimize ihsân olunan nîmetlerden bunlara da pay düşmektedir. O büyüklerin gizli bilgileri, bunlara da duyurulmaktadır. Bunun için; "Ümmetimin âlimleri, İsrâiloğullarının peygamberleri gibidir." müjdesi ile şereflenmişlerdir. (İmâm-ı Rabbânî) Ulemâ-i Sû: Kötü âlimler; insanları doğru yoldan saptıran, ilmini dünyâ kazancına, mala ve mevkîye kavuşmaya vâsıta eden din adamları. Din adamları içinde, mevki, maaş arzûsunda olmayan, yalnız şerîatin (İslâmiyet'in) yayılması ve yalnız onun kuvvetlenmesi için uğraşan hemen hemen yok gibi olmuştur. Mevki almak, sandalye kapmak arzûsu araya karışınca, din adamlarından her biri, ayrı yol tutup, kendi üstünlüğünü göstermek isterler. Birbirinin sözlerini beğenmez olurlar. Bu sûretle devlet reisinin gözüne girmeye çalışırlar.Mâlesef din işi ikinci derecede kalır. Allahü teâlâ müslümanları böyle ulemâ-i sû'in fitnesinden korusun. (İmâm-ı Rabbânî)
İslami Terimler Sözlüğü

Ulemâ-i Âmilîn (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
İlmi ile amel eden âlimler. (Bkz. Âlim)Ulemâ-i âmilînin bulunduğu mecliste olmanın sevâbı halka görünseydi, onun içindövüşürler, hattâ onun için hükümdârlar, hâkimiyetlerini, tüccârlar da ticâretlerini bırakırlardı.(Ka'bül Ahbâr)
İslami Terimler Sözlüğü

Ulemâ-i Râsihîn (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Kur'ân-ı kerîmin ve hadîs-i şerîflerin derin ve ince mânâlarını, işâretlerini anlayan yüksekdin âlimlerine verilen isim. Bunlar; Eshâb-ı kirâm, Tâbiîn, Tebe-i tâbiîn ve her bakımdan onlaratâbi olan müctehidler, tefsîr ve hadîs âlimleri ve tasavvuf büyükleridir.Ulemâ-i râsihîn, Peygamber efendimize tam uydukları ve O'na vâris oldukları için, sevgiliPeygamberimize ihsân olunan nîmetlerden bunlara da pay düşmektedir. O büyüklerin gizlibilgileri, bunlara da duyurulmaktadır. Bunun için; "Ümmetimin âlimleri, İsrâiloğullarınınpeygamberleri gibidir." müjdesi ile şereflenmişlerdir. (İmâm-ı Rabbânî)
İslami Terimler Sözlüğü

Ulemâ-i Sû (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Kötü âlimler; insanları doğru yoldan saptıran, ilmini dünyâ kazancına, mala ve mevkîyekavuşmaya vâsıta eden din adamları.Din adamları içinde, mevki, maaş arzûsunda olmayan, yalnız şerîatin (İslâmiyet'in)yayılması ve yalnız onun kuvvetlenmesi için uğraşan hemen hemen yok gibi olmuştur. Mevkialmak, sandalye kapmak arzûsu araya karışınca, din adamlarından her biri, ayrı yol tutup, kendiüstünlüğünü göstermek isterler. Birbirinin sözlerini beğenmez olurlar. Bu sûretle devlet reisiningözüne girmeye çalışırlar.Mâlesef din işi ikinci derecede kalır. Allahü teâlâ müslümanları böyleulemâ-i sû'in fitnesinden korusun. (İmâm-ı Rabbânî)