"kürsü
" Kelimesi için arama sonuçları
KÜRSÜF
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Evlenmemiş (bâkire) kızların yalnız hayz zamânında, evli veya dul kadınların ise her zaman,
edep yerine koydukları ve koku sürdükleri bez veya saf nebâtî pamuk.
Kadınların kürsüf kullanmaları ve buna koku sürmeleri müstehâbtır (iyidir). (Halebî)
KURŞUM (KIRŞÂM) (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Büyük kene.
kurşun (İsim)
(Türkçe - Fransızca Sözlük) :
plomb
kurşun (İsim)
(Türkçe - Fransızca Sözlük) :
balle
kurşun (İsim)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
s Blei; e Kugel.
kurşun (İsim)
(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
plomo
kurşun (İsim)
(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
bala
kurşun (İsim)
(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
zirinc.
KURŞUN (İsim)
(Çevre Sözlüğü) :
[ Lead ] Biriken bir zehir olup küçük bir miktarları bile ciddi hastalıklara yada ölümlere yol açan, doğal çevrede bulunan inorganik bir eleman. Bilinen en eski su kirleticilerinden biridir ve kurşun boruları su dağıtım şebekesinde kullanılmaları sonucu oluşur. Havada bulunan kurşunun büyük bölümü benzine katkı maddesi olarak konan tetraetil kurşun ( TEL ] bileşiğinden kaynaklanmaktadır.
KURŞUN (İsim)
(Rüya Tabirleri Sözlüğü) :
Tüfek kurşunu görmek yerine ulaşan söze, elçiye yahut gıybata, Birinin kendine kurşun atması, o kimseden bir söz getirilmesine, birine kursun atmak, o kimseye adam göndermeye, Kurşunun dosdoğru gitmemesi, gönderilen kişinin yerine varamaamsına, Attığı kuurşunun durmaksızın sürekli gittiğini görmek dünya durdukça devam edecek ad ve şöhrete; Külçe halindeki kurşun mala, kurşun eritmek kazanç amacıyla gayret sarf etmeye, Kurşun ( maden olarak) menfaate, hizmetkara ve ev eşyasına delalet eder.