Results for "

kürsü

"
Turkish - German Dictionary

kürsü (Noun)

(Turkish - German Dictionary) :
s Pult; s Lehrpult.
Turkish - Kurdish Dictionary

kürsü (Noun)

(Turkish - Kurdish Dictionary) :
kursî.
Turkish - Turkish dictionary

KÜRSÜ (Noun)

(Turkish - Turkish dictionary) :
is. 1. Topluluk karşısında konuşulurken üzerine çıkılan yüksek yer. 2. Bir fakültede araştırma ve öğretim birimi; profesörlük: Dil kürsüsü.
Dream Dictionary of Phrase

KÜRSÜ (Noun)

(Dream Dictionary of Phrase) :
Kadına, makam ve mevkiye, şeref ve itibara, kişinin mesleğine, binit vasıtasına; hasta için tabut yahut teneyşir tahtasına, Kürsüye oturmak rütbeye, iyilik ve ihsana; çabuk erişilecek hayra, Göklerdeki 'Kürsü'yü görmek ehli için yüksek derecelere, diğerlleri için evlenmeye, çocuğa delalet eder.
Turkish - English dictionary

kürsü (Noun)

(Turkish - English dictionary) :
1. podium, rostrum; pulpit. 2. (raised, throne-like) seat (from which an imam preaches). 3. teacher´s desk. 4. professorship, chair. taşı rectangular pedestal (for a statue or bust).
Dictionary of Economics

KÜRSÜ SOSYALİSTLERİ (Noun)

(Dictionary of Economics) :
1872 yılında Eisenachda toplanan Alman üniversite hocalarının temsil ettiği akım. Önde gelen temsilcileri Gustaw Schmoller ve Adolph Wagnerdir. Akımın yandaşları özel mülkiyeti reddetmemekle beraber, devletin ekonomik hayatı düzenlemesini ve kontrol altında tutmasını savunurlar. Devlet müdahalesinin sınırlarının ülkelerin bünyelerine ve yaşanan çağın özelliklerine göre ayarlanacağını ileri süren kürsü sosyalistleri manchester Okuluna karºi cephe almiºlardir.
Ottoman - Turkish Dictionary

KÜRSU' (Proper noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Bilek kemiğinin ucunun serçe parmak tarafında olan yumruca kısmı.
Ottoman - Turkish Dictionary

KÜRSÜB (Noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Kesbetmek, kazanmak, çalışmak. * Sert ve sağlam ağaç.
Ottoman - Turkish Dictionary

KÜRSÜF (Noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
(C: Kerâsif) Pamuk.
Islamic Glossary

KÜRSÜF (Noun)

(Islamic Glossary) :
Evlenmemiş (bâkire) kızların yalnız hayz zamânında, evli veya dul kadınların ise her zaman,edep yerine koydukları ve koku sürdükleri bez veya saf nebâtî pamuk.Kadınların kürsüf kullanmaları ve buna koku sürmeleri müstehâbtır (iyidir). (Halebî)