"

kanı

" Kelimesi için arama sonuçları
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

KANİ' (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(A, uzun okunur) Kanaat eden. Kendinde olan helâla razı olup, başkasının hiçbir şeyine göz dikmeyen. * Kanmış. İnanmış. Tatmin olmuş.
Felsefe Sözlüğü

Kanı. (İsim)

(Felsefe Sözlüğü) :
(Os. Kanaat, Fr. Conviction, Al. Überzeugung, İng. Conviction, İt. Convinzione). Ansal kanıtlarla gerçekleşen inanç... aldanmış olmayı da göz önünde tutan inanç anlamını dilegetiren sanı (Os. Zan, Fr. Conjecture), sanının konusu anlamını dilegetiren oy (Os. Rey, Fr. Opinion), kesin bilgi'yi dilegetiren pekin (Os. Mevsûk, Fr. Certitude) deyimleriyle karıştırılmamalıdır. bkz. İnanç, Kanıt.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

KANİB (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
İnsan topluluğu.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

KÂNİF (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Udul eden, dönen, yoldan çıkan.
Türkçe - İngilizce Sözlük

kanık (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
satisfied, content.
Türkçe - İngilizce Sözlük

kanıklık (Fiil)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
satisfaction, contentedness.
Türkçe - Almanca Sözlük

kanıksamak (İsim)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
überdrüssig werden; nicht mehr beeindruckt werden.
Türkçe - Kürtçe Sözlük

kanıksamak (İsim)

(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
kerixîn.
Türkçe - Türkçe Sözlük

KANIKSAMAK (İsim)

(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
f. 1. Çok tekrarlanmak yüzünden tepki vermez olmak: Azarlamak kar etmiyor, kanıksamış. 2. Bıkkınlık getirmek: Şu yemekten kanıksadık.
Türkçe - İngilizce Sözlük

kanıksamak (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
/ı/ 1. to become inured to. 2. to become surfeited with, become sick of.