"

" Kelimesi için arama sonuçları
İslami Terimler Sözlüğü

Mukarreb Melek (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Allahü teâlânın huzûrunda bulunan melekler.Allahü teâlâ ile öyle vakitlerim oluyor ki, o zamanlarda, aramıza hiçbir mukarrebmelek ve peygamber giremez. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı Rabbânî)Muhammed aleyhisselâma verilmiş olan din, geçmiş dinlerin hepsinin süzülmüş kaymağıgibidir. Hak olan, doğru olan bu dînin bildirdiği her iş, geçmiş dinlerde bildirilen amellerden,işlerden seçilmiş alınmıştır. Ayrıca meleklerin işlerinden de seçilmi ş alınmış bulunmaktadır.Meselâ, meleklerden bir kısmına rükû etmek emrolunmuştur. Birçoklarına secde etmek, başkameleklere de kıyâm, yâni ayakta ibâdet etmeleri emredilmiştir. Bunun gibi, geçmişümmetlerden bâzısına yalnız sabah namazı emredilmişti. Başkalarına başka vakitlerin namazıemredilmişti. Geçmiş ümmetlerin ve mukarreb meleklerin ibâdetlerinden, amellerindensüzülenleri, seçilenleri bu dinde emredildi. Bunun için, bu dîni tasdîk etmek, inanmak ve budînin emirlerine uymak, geçmiş bütün dinleri tasdîk etmek ve hepsine uymak olur. (İmâm-ıRabbânî)
İslami Terimler Sözlüğü

MUKÂVELE (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Sözleşme, yazılı sözleşme.Kirâcı, kirâ ile tuttuğu yerin ücretini ödemezse, mal sâhibi mukâveleyi fesh edebilir(bozabilir). (Fetâvâ-i Hindiyye)Mal sâhibi daha fazla kirâ veren birini bulunca mukâveleyi bozamaz. (Hayrullah Efendi)
İslami Terimler Sözlüğü

MUKÂYADA SATIŞI (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Altın ve gümüşten başka, ayn (belli) olan bir malı yine ayn olan mal karşılığında satmak.İki kile buğdayı, yüz yumurta karşılığında satmak mukâyada satışıdır. Böyle satışta,birbirine karşılıklı satılan malları söz kesilirken tâyin etmek (belli etmek) şart olup, kabz etmek(ele geçirmek) şart değildir. (İbn-i Âbidîn)Mukâyada satışında, satın alınan mala bedel olarak verilecek belli malı aynen vermeklâzımdır. Meselâ bir gümüş kaşığı gösterip, şu kaşık ile bu horozu satın aldım dese kaşığıvermesi lâzım olup, aynı ağırlıkta ve şekilde ve aynı kıymette başka gümüş kaşık veremez. (AliHaydar Efendi)
İslami Terimler Sözlüğü

MUKAYYED (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Kayıtlanmış, bağlanmış; mutlak olmayan, bir sıfat, hâl, gâye veya şarta bağlı olan lafız(söz).Nisâ sûresinin doksan ikinci âyet-i kerîmesinde bir mü'mini hatâ ile öldürenin, keffâret(cezâ) olarak mü'min bir köle âzâd etmesi, buna gücü yetmezse, iki ay aralıksız oruç tutmasılâzım geldiği bildirilmiştir. Âyet-i kerîmede köle kelimesi mukayyed dir. Çünkü, mü'min sıfatıylakayıtlanmıştır. (Serahsî)Mâide sûresinin seksen dokuzuncu âyet-i kerîmesinde yemin keffâreti için bir köle âzâdetmek, yâhut on fakiri doyurmak, yâhut onları giydirmek olduğu, bu üçünden biriniyapamayanın üç gün ardarda oruç tutması îcâbettiği bildirilmiş, böylece; "Üç gün oruç tutma"işi ondan önceki üç şeyden birine gücü yetmeme şartı ile mukayyeddir. (Serahsî)
İslami Terimler Sözlüğü

Mukayyed Müctehid (Sıfat)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Mezheb imâmının koyduğu usûl ve kâidelere uyarak, dînî delillerden (kaynaklardan) yenihüküm çıkaran İslâm âlimi. Müctehid fil mezheb de denir. (Bkz. Müctehid)
İslami Terimler Sözlüğü

Mukayyed Su (Sıfat)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Cinsi ve sıfatı birlikte söylenen ve herhangi bir şeyle kayıtlanmış sular. (Bkz. Mâ-iMukayyed)Mukayyed sular iki türlü olup, biri kavun, karpuz suları gibidir. Bunlar hilkaten (yaratılışîcâbı) böyledirler. Diğeri ise; mutlak su iken, daha sonra bir şeyle karışma netîcesi mukayyedolmuşlardır. Et suyu, sabun suyu, safranlı sulardır. Mukayyed su ile abdest ve gusül abdestialınmaz. (İbn-i Âbidîn)Suyun ismi değişmediği zaman, su koyu olursa, akıcılığı kalmazsa, mukayyed su olur.Akıcılığı kalırsa, üç özelliği değişse bile temiz kalır. Fasülye, nohut, yaprak, meyve ve otlarınsoğuk suda kalarak, rengi veya kokusu, tadı değişen su böyledir. (Alâüddîn Haskefî)
İslami Terimler Sözlüğü

MUKÎM (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Doğduğu veya evlendiği veya hep kalmak niyyeti ile yerleştiği yerde oturan veya 104 kmve daha uzak bir yerde giriş çıkış günlerinden başka on beş gün veya daha fazla kalmaya niyeteden kimse. Mâlikî ve Şâfiî mezheblerinde dört gün kalmaya niyet eden ve kendi memleketinegiren mukîm olur.Seferî olan kimsenin dört rek'at olan farz namazları iki rek'at kılması Hanefî'de vâcib,Mâlikî'de sünnet-i müekkede, Şâfiî'de efdâl (iyi)dir. Seferî olanın mukîm olan imâma uyması,Hanefî'de, vaktin farzını edâ ederken câiz, Şâfiî'de hem edâ hem kaz â ederken câiz, Mâlikî'deikisinde de mekrûhtur. (Abdurrahmân Cezîrî)
İslami Terimler Sözlüğü

MUKÎT (El-Mukît) (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (ism-i şerîflerinden). Beden için görünen kuvvet, rûhiçin mânevî kuvvet yaratan, her şeye kuvvet veren.
İslami Terimler Sözlüğü

MUKSİT (El-Muksit) (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (ism-i şerîflerinden). Adâlet sâhibi, zâlimden mazlûmunhakkını alan.El-Muksit ismi şerîfine devâm eden, ibâdette vesveseden kurtulur. (Yûsuf Nebhânî)
İslami Terimler Sözlüğü

MUKTEDÎ (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
İktidâ eden, uyan; namazda, iftitâh (başlama) tekbîrine yetişemeyen.İmâma uyanlar dört çeşittir. Bunlar; müdrik (iftitâh tekbîrini imâm ile birlikte alan),muktedî, mesbûk (imâm, rek'atlerin birini veya ikisini kıldıktan sonra uymuş olan) ve lâhık(iftitâh tekbîrini imâm ile berâber almış, fakat sonra abdesti bozuldu ğundan, abdest alıp, tekrarimâma uyan)dır. (Kutbüddîn İznikî)Namazda; imâm olsun, muktedî olsun ve yalnız olsun, sübhâneke okumak, sünnettir.(Kutbüddîn İznikî)