"mû
" Kelimesi için arama sonuçları
MU'TEZİLE (Mûtezile) (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Hicrî ikinci asırda Vâsıl bin Atâ tarafından kurulan ve aklı, nakilden yâni dînî delillerdenönde tutan bozuk fırka. "Büyük günâh işleyen kimse ne kâfirdir, ne de mü'mindir, iki menzile(yer) arasında bir menzilededir (yerdedir)" diyen Vâsıl bin Atâ, hocası Hasen-ül-Basrî'nin dershalkasından ayrıldığı için ayrılanlar mânâsına Mûtezile adı verilmiştir. Bu fırkaya Kaderiyye dedenir.Mûtezile fırkası, aklın güzel veya çirkin demesini esas tutuyor. Allahü teâlânın yarattığışeylerin güzel veya çirkin olmasının seçimini akla bırakıyor. Güzel olduğu akıl ile anlaşılanlarıAllahü teâlâ yaratmağa mecbûrdur diyor. Allahü teâlânın insan aklının güzel dediği şeyleriyaratmağa mecbûr olduğunu söylemek kadar çirkin bozuk söz yoktur. (Abdullah-ı Süveydî)Cebriyye fırkasının ikinci kısmı olan Cehmiyye ile Mûtezile fırkası mîrâc yoktur, mîrâcrüyâdır dedi. Zamânımızda Mûtezile fırkasını taklîd edenler çoğalmaktadır. (MuhammedRebhâmî)Eski felsefecilerden bir kısmı, mû'tezile fırkasının çoğu ve zındıklar; cin ve şeytanlarainanmadı. "Cin; zekî, dâhi insan demektir. Şeytanlar da kötü kimselerdir demektir" dediler.(Seyyid Abdülhakîm Arvâsî)Mûtezile fırkasında olanlar insan dilediği işi kendi yaratır dediler. Kazâ ve kaderi inkârettiler. (Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî)
MU'TÎ (El-Mu'tî) (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Veren, ihsân eden mânâsına Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (ism-i şerîflerinden).
MUÂHEDE (Ünlem)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Andlaşma. (Bkz. Ahd)İslâm halîfeliğinin bir an evvel kaldırılması İngilizlerin birinci düşünceleridir. Kırımmuhârebelerine sebeb olmaları ve burada Türklere yardım etmeleri hilâfeti mahv etmek için birhîle idi. Pâris muâhedesi bu hîleyi açıkça ortaya koymaktadır. (Abdürreşîd İbrâhim Efendi)
MUÂHEZE (Ünlem)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Azarlama, darılma, paylama, cezâlandırma.Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki:Allahü teâlâ sizi yemîn-i lağv (geçmiş bir şey için zan ile yanlış yemin etmek) ile muâhezeetmez. Fakat (kasıdla, bilerek) akd ettiğiniz yeminlerde (geçmişte bir şey için yalansöyleyerek veya ilerde yapacağım yâhut yapmayacağım diye yalan yere yemi n etmekte)muâheze eder. Onun keffâreti, çoluk-çocuğunuza yedirdiğinizin orta hâli ile on fakiridoyurmaktır. Veya çoluk-çocuğunuza giydirdiğinizin orta hâliyle birer elbiseyi on fakiregiydirmektir veya bir köle âzâd etmektir. Bu üçünden birini yapmaya gücü yetmiyenin üçgün müteâkiben (peşpeşe) oruç tutmasıdır. İşte bunlar sizlerin yeminlerinize keffârettir.Lisânlarınızı yemininizi bozmaktan hıfz ediniz (koruyunuz) . (Mâide sûresi: 89)Allah hiç kimseye gücü yetmeyeceği bir şeyi teklif etmez. Herkesin kazandığı kendilehine, yüklendiği vebâl de aleyhinedir. "Ey Rabbimiz! Eğer unuttuk veya hatâ ettikse, bizimuâheze etme. Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! EyRabbimiz! Bize gücümüzün yetmiyeceği şeyleri de yükleme. Günâhlarımızı affet. Bizibağışla. Bize merhâmet eyle. Sen bizim mevlâmızsın. Artık kâfirler gürûhu (topluluğu)üzerine bize yardım et (dediler) " (Bekara sûresi: 286)Bir ümmet içerisinde, her gün yirmi beş kişi; Allahü teâlâya yirmi beş defâ istiğfâr ederse(günahlarının bağışlanmalarını dilerse) Allahü teâlâ o ümmeti umûmî azâbla muâheze etmez.(Mekhûl eş-Şâmî)
MUAHHİR (El-Muahhir) (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Peygamberlerini, evliyâsını,sevdiklerini kendine yaklaştırıp, kâfirleri (inanmayanları), fâcirleri, düşmanlarını, sevmediklerinikendisinden uzaklaştıran, hor ve hakîr edip alçaltan.El-Muahhir ism-i şerîfini söyleyenin tövbe etmesi kolay olur. (Yûsuf Nebhânî)
MUBÂH (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Dînimizde yapılması emr olunmayan ve yasak da edilmeyen şeyler.Mubahlar, iyi niyetle yapılınca tâat (Allahü teâlânın beğendiği şey) olur. Kötü niyetleyapılınca, günâh olur. İnsan, mubâh bir işe başlarken niyyetine dikkat etmelidir. Niyyeti iyi ise,o işi yapmalıdır. Niyyeti, yalnız Allahü teâlâ için olmazsa, ya pmamalıdır. (Seyyid AbdülhakîmEfendi)Allahü teâlânın mubah ettiği yâni izin verdiği şeyler pek çoktur.Haram ettiği, yasakladığışeyler ise, pek azdır.Mubahlarda bulunan lezzet, harâmda bulunanlardan kat kat fazladır.Mubâh işleyenleri Allahü teâlâ sever. Haram işleyenleri sevmez. Aklı o lan, doğru düşünebilenbir kimse, geçici bir zevk için, Allahü teâlânın râzı olmadığı, beğenmediği bir şeyi yapmaz.Zâten Allahü teâlâ, zararlı olan bir lezzeti haram edince, bu lezzette olan zararsız birçok başkaşeyleri mubâh eylemiştir. (İmâm-ı Rabbânî)Allahü teâlâ lutf ederek, kerem ederek, acıyarak, kullarına çok şeyleri mubâh etmiş, izinvermiştir. Rûhu hasta, kalbi bozuk olduğu için, mubâhlarla doymayıp, bitmez tükenmezmubahları bırakarak, İslâmiyet'in hududundan dışarı taşanlar, şüpheli ve ha ramlara uzananlar nekadar bedbaht ve zavallıdır. (İmâm-ı Rabbânî)Mubâhları, lâzım olduğu kadar kullanmalıdır. Bir insan, mubâh yâni İslâmiyet'in izin verdiğişeylerden, her istediğini yapar, taşkınca mubâh işlerse, şübheli şeyleri yapmaya başlar.Şüpheliler ise, haram olanlara yakındır. (İmâm-ı Rabbânî)
MÛCİD (El-Mûcid) (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Îcâd eden, yoktan vâr eden, yaratan mânâsına Allahü teâlânın isimlerinden."Ben civaya bakınca, bunu yaratanın büyüklüğüne hayran oluyorum. Buna ne türlü hassalarvermiş! Bunları düşündükçe, aklım başımdan gidiyor.Benim buluşlarım esâsen dünyâdabulunan, fakat o zamâna kadar insanların göremedikleri büyük hârikaların ancak, ufacık birkısmını meydana çıkarmaktan ibârettir... Ben mûcidim ha...! Hayır, asıl mûcid, asıl yaratıcı işteO'dur, Allah'tır..." (Edison)
MUDÂREBE ŞİRKETİ (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Ortaklardan bir kısmının sermâye vermesi, bir kısmının da iş yapmayı üzerine almasıüzerine anlaşma yapılarak kurulan şirket, ortaklık.Mudârebe şirketinde sermâyenin; altın, gümüş veya başka geçer para olması lâzımdır. Kârönceden sözleşilen oranda paylaşılır. Sermâye, iş yapanlara emânettir.Telef olursa ödemezler.(İbn-i Âbidîn)
MUDILL (El-Mudıll) (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Dalâlete düşüren, doğru yoldan çıkarıp, eğri yola saptıran mânâsına, Allahü teâlânın Esmâ-ihüsnâsından, güzel isimlerinden.Allahü teâlânın isimleri aynı zamanda sıfatlarıdır. Allahü teâlânın Hâdî (hidâyetekavuşturucu) Mudıll sıfatları vardır. İnsanlardan bâzılarına Hâdî, bâzılarına Mudıll sıfatı iletecellî eder. Niye böyle olduğunu biz bilemeyiz. (İmâm-ı Rabbânî)
MUFÂVADA ŞİRKETİ (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Sermâyedeki hisseleri, kâr ve kullanma hakkı, ortaklar arasında eşit olan ve ortaklarınmüslüman olması ve herbirinin sermâyesinden başka parası bulunmaması şartlarıyla kurulan birşirket. Müsâvat şirketi.Mufâvada şirketinde ortaklardan herbiri, diğer ortakların kefîli ve vekîlidir. Ortaklar,şirketin borçlarından ve teahhüdlerinden (sözleşmelerinden) zincirleme olarak ve bütün mallarıile sorumludurlar. (Mecelle)Mufâvada şirketinde malın herhangi bir parçası satılınca, parası ve kârı bütün ortaklararasında müşterek (ortak) olur. (Avrupalılar Müfâvada şirketini müslümanlardan alıp, Kollektifşirket demişlerdir.) (İbn-i Âbidîn)