"

muelle

" Kelimesi için arama sonuçları
İspanyolca - Türkçe Sözlük

muelle (İsim)

(İspanyolca - Türkçe Sözlük) :
dalgakıran
İspanyolca - Türkçe Sözlük

muelle (İsim)

(İspanyolca - Türkçe Sözlük) :
iskele
İspanyolca - Türkçe Sözlük

muelle (İsim)

(İspanyolca - Türkçe Sözlük) :
mendirek
İspanyolca - Türkçe Sözlük

muelle (İsim)

(İspanyolca - Türkçe Sözlük) :
rıhtım
İspanyolca - Türkçe Sözlük

muelle (İsim)

(İspanyolca - Türkçe Sözlük) :
yay
İspanyolca - Türkçe Sözlük

muelle (İsim)

(İspanyolca - Türkçe Sözlük) :
zemberek
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MÜELLEF(E) (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Ülfet. den) Yazılmış toplanmış. * Te'lif edilmiş, kitap olarak meydana getirilmiş, birleştirilmiş.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MÜELLEFAT (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Te'lif olunmuş olanlar. Yazılmış eserler.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MÜELLEFE (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Ülfet ve imtizac ettirilmiş. Alıştırılmış. * Nâkıs. Noksan. * Adedi bine çıkarılmış.
İslami Terimler Sözlüğü

MÜELLEFE-İ KULÛB (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Kalbleri İslâm'a ısındırılmak istenenler. Kalblerine îmân yerleştirilmesi istenilen veya yeniîmân etmiş müslümanlar ve kötülükleri önlemek istenilen bâzı kâfirler olup, zekât verilen sekizsınıftan biri iken hazret-i Ebû Bekr zamânında kendilerine zekât verilmesinin nesh yânihükmünün kaldırıldığı husûsunda Eshâb-ı kirâmın icmâı (sözbirliği) bulunan kimseler.Hazret-i Ebû Bekr zamânında, beytülmâl (devlet hazînesi) emîni (vazîfelisi) olan hazret-iÖmer, âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîf okuyarak müellefe-i kulûb olanlara zekât verilmesiniResûlullah nesh eylemiştir, kaldırmıştır, dedi. Halîfe ve Eshâb-ı kirâ mın hepsi bunu kabûlettiler; artık bunlara zekât verilmemesi için icmâ, söz birliği hâsıl oldu. Nesh, Resûlullahsallallahü aleyhi ve sellem zamânında olur. İcmâ ise, Peygamber efendimizin vefâtından sonraolur. İslâmiyet'e yardım için, düşmanın zararını önlemek için onlara mal, para her zamanödenir. Fakat beytülmâlin zekât bölümünden değil, başka bölümünden ödenir. Görülüyor ki,müellefe-i kulûb denilen kimselere ödeme yapılması yasak edilmemiş, onlara zekât verilmesiyasak edilmiştir. (İbn-i Âbidîn)