"

mus

" Kelimesi için arama sonuçları
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MÜSTEFSİR (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(C.: Müstefsirîn) (Fesr. den) Soruşturup anlamak isteyen. Açıklanmasını, izah edilmesini ve geniş anlatılmasını isteyen.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MÜSTEFSİRÎN (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Müstefsir. C.) Müstefsirler.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MÜSTEFTÎ (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Fetva. dan) Bir müftüye müracaat edip bir mes'ele hakkında fetva isteyen. * Bir müşkülün halledilip çözülmesini isteyen.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MÜSTEFTİH (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Feth. den) Açan, istiftah eden, başlıyan.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MÜSTEGAS (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Gıyas. dan) Kendisinden yardım istenen. * Allah (C.C.)
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MÜSTEGİS (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(C.: Müstegîsîn) (Gıyas. dan) Yardım dileyen, istigase eden.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MÜŞTEHA (Ünlem)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
İştiha veren, iştiha getiren. Şehvet veren.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MÜSTEHAB (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Sevilmiş şey. Yapılması sevaplı olan. * Fık: Peygamber efendimizin (A.S.M.) bazen yapıp bazen terkeylediği şeydir. Farz ve vacibin dışındaki sevaplı iş, sevap olduğu bilinen iş. Nafile, mendub, fazilet, tatavvu, edeb namları da verilir.
İslami Terimler Sözlüğü

MÜSTEHAB (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Sevilen, beğenilen. Peygamber efendimizin bâzan âdet olarak yaptıkları; yapılınca sevâbverilen yapılmayınca günâh olmayan şeyler.Müstehabları yapmakta gevşek davranan, sünnetleri yapamaz. Sünnetleri yapmaktagevşeklik, farzların yapılmasını zorlaştırır. Farzlarda gevşek davranan, Allahü teâlânın rızâsınakavuşamaz. (Muhammed Ma'sûm Fârûkî)Müstehabları hafif görmemelidir. Bunlar Allahü teâlânın sevdiği şeylerdir vebeğendikleridir. Eğer bütün dünyâyı vermekle beğendiği bir işin yapılabileceği bilinmiş olsa vedünyâyı verip o iş yapılabilse çok kâr elde edilmiş olur ve birkaç saksı parç ası verip kıymetli birelması ele geçirmek gibi olur.Yâhut birkaç çakıl parçası verip, ölmüş bir sevgilinin rûhunugeriye getirmek, hayat kazandırmak gibidir. (İmâm-ı Rabbânî)Müstehab, Hak teâlâya dost eder ve Allahü teâlânın rızâsını kazanmaya vesîledir.(Abdülhakîm-i Arvâsî)İmâmın, son sünneti, farz kıldığı yerde kılması mekruhtur (ibâdetin sevâbını giderir).Cemâatin kılması mekrûh değil ise de, başka yerlerde kılmaları müstehabdır. Müstehâbıyapmayanın namazı noksan olmaz; sevâbından mahrûm kalır. (Şernblâlî)Beş vakit namazı vakitleri girer girmez kılmalıdır. Yalnız yatsı namazını kış aylarındagecenin ilk üçte birine kadar geciktirmek müstehabdır. (İmâm-ı Rabbânî)
İslami Terimler Sözlüğü

MÜSTEHAB

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Sevilen, beğenilen. Peygamber efendimizin bâzan âdet olarak yaptıkları; yapılınca sevâb verilen yapılmayınca günâh olmayan şeyler. Müstehabları yapmakta gevşek davranan, sünnetleri yapamaz. Sünnetleri yapmakta gevşeklik, farzların yapılmasını zorlaştırır. Farzlarda gevşek davranan, Allahü teâlânın rızâsına kavuşamaz. (Muhammed Ma'sûm Fârûkî) Müstehabları hafif görmemelidir. Bunlar Allahü teâlânın sevdiği şeylerdir ve beğendikleridir. Eğer bütün dünyâyı vermekle beğendiği bir işin yapılabileceği bilinmiş olsa ve dünyâyı verip o iş yapılabilse çok kâr elde edilmiş olur ve birkaç saksı parçası verip kıymetli bir elması ele geçirmek gibi olur.Yâhut birkaç çakıl parçası verip, ölmüş bir sevgilinin rûhunu geriye getirmek, hayat kazandırmak gibidir. (İmâm-ı Rabbânî) Müstehab, Hak teâlâya dost eder ve Allahü teâlânın rızâsını kazanmaya vesîledir. (Abdülhakîm-i Arvâsî) İmâmın, son sünneti, farz kıldığı yerde kılması mekruhtur (ibâdetin sevâbını giderir). Cemâatin kılması mekrûh değil ise de, başka yerlerde kılmaları müstehabdır. Müstehâbı yapmayanın namazı noksan olmaz; sevâbından mahrûm kalır. (Şernblâlî) Beş vakit namazı vakitleri girer girmez kılmalıdır. Yalnız yatsı namazını kış aylarında gecenin ilk üçte birine kadar geciktirmek müstehabdır. (İmâm-ı Rabbânî)