"

" Kelimesi için arama sonuçları
İslami Terimler Sözlüğü

MÜTEKADDİMÎN (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Önce gelenler; kelâm ilminde, İmâm-ı Gazâlî'ye, fıkıh ilminde Şems-ül-Eimme Hulvânî'yekadar gelen İslâm âlimleri.Mütekaddimîn âlimlerine göre, Kur'ân-ı kerîm ve din dersi öğretmek ve ezân, imâmlık içinpara ile adam tutmak câiz değildir. Dînen uygun değildir. Fakat müteahhirîn (sonradan gelendin âlimleri) ise câiz olur, dedi. Çünkü, son zamanlarda, dinde gevşe klik olduğundan, Kur'ân-ıkerîmin ve din bilgilerinin unutulmaması ve imâmlığın yapılabilmesi için bunların ücret ileyaptırılması zarûret hâline gelmiştir. Fakat bu fetvâ bütün ibâdetlerin ücretle yapılabileceğinigöstermez. Yalnız saydıklarımız zarûret olup, mezhebin aslından dışarıda bırakılmaktadır.Hâfızlara ücretle Kur'ân-ı kerîm okutmak, zarûret olmadığı için, câiz değildir. Büyük âlimTâc-üş-şerîa, Hidâye şerhinde (açıklamasında) diyor ki: "Ücret ile okunan Kur'ân-ı kerîmden,ne ölüye, ne de okuyana sevâb hâsıl olmaz." Aynî, Hidâye şerhinde diyor ki: "Hâfızlar, paraiçin, mal için okumamalıdır. Hâfız da, parayı veren de günâha girer." Câiz olmayan; ücretleKur'ân-ı kerîm öğretmek değil, ücretle Kur'ân-ı kerîm okumak veya okutmaktır . Bu iki hususbirbirine karıştırılmamalıdır. (İbn-i Âbidîn)
İslami Terimler Sözlüğü

MÜTEKÂMİL (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Null
İslami Terimler Sözlüğü

MÜTEKAVVİM MAL (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Kıymetli, kullanılması mubâh ve mümkün olan mal.Bir satışın sahîh (dîne uygun) olması için malın mütekavvim olması lâzımdır.Müslümünlariçin şarap, domuz ve besmelesiz kesilen veya kesmeden öldürülen hayvan, mütekavvim maldeğildir. Denizdeki henüz tutulmamış balık mütekavvim mal değildir. Çünkü t utulmadığı içinkullanılması veya satılması mümkün değildir. (İbn-i Nüceym, Ali Haydar)
İslami Terimler Sözlüğü

MÜTEKEBBİR (El-Mütekebbir (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
1.Allahü teâlânın ism-i şerîflerinden. Yaratılanların sıfatlarından uzak, vehim ve aklınanlamasından yüksek, azamet ve kibriyâ (büyüklük) sıfatıyla her şeyden ayrılmış olup, herşeyden yüce ve yüksek olan.Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki:Allahü teâlânın ilâhlıkta şerîki, ortağı yoktur. Mülkü hiç yok olmayan bir meliktir.Noksanlık olan her şeyden münezzehtir. Ayıblardan ve kudretsizlikten uzaktır. Mü'minlerisonsuz azâbdan emîn kılmıştır. Her şey üzerine hâkim ve hâfızdır. Hükmündegâlibdir.Mütekebbirdir. Allahü teâlâ müşriklerin şirklerinden ve iftirâlarındanmünezzehtir (uzaktır) . (Haşr sûresi: 23)El-Mütekebbir ism-i şerîfini söylemeye devâm eden kimse, hayırlı rızık ve bereketlerekavuşur. Allahü teâlâ bu ism-i şerîfi okuyanlara hayırlı evlâd nasîb eder. (Yûsuf Nebhânî)2. Kibirlenen, kendisini başkalarından üstün gören, kendini beğenen. (Bkz. Tekebbür)Mal ile, evlâd ile, mevkî ile ve rütbe ile mütekebbir olmak insana hiç yakışmaz. Çünkübunlar, kendinde bulunan üstünlükler değildir. Gelip geçer, kendinde kalmayan, insandançabuk ayrılan şeylerdir. (Hâdimî)
İslami Terimler Sözlüğü

MÜTEKELLİM (El-Mütekellim (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
1. Söyleyici mânâsına Allahü teâlânın isimlerinden.Allahü teâlâ hayy (diri), âlim (bilici), kâdir (kudret sâhibi) ve mütekellim olarak ve sonsuzzamanlarda hep hâzır ve nâzırdır (görücüdür). Hayât, ilim, kudret ve kelâm sıfatları zamansızve mekânsız olduğu gibi, hâzır ve nâzır olması da zaman ve mek âna bağlı değildir. Allahüteâlânın sıfatlarının hepsi böyledir. (İmâm-ı Rabbânî)Âlemlerin şaşılacak bir nizâm içinde olduklarını görüyoruz. Fen her sene bunların yenilerinibulmaktadır. Bu nizâmı yaratanın hayy (diri), âlim (bilici), kâdir (gücü yetici), mürîd (dileyici),semî' (işitici), basîr (görücü), mütekellim ve hâlık (yaratıcı) olması lâzımdır. Çünkü, ölmek vecâhil olmak ve gücü yetmemek ve zorla yapmak, sağırlık, körlük ve söyleyememek birerkusurdur, utanılacak şeylerdir. Bu kâinâtı, bu âlemi bu nizâm üzere yaratanda ve yok olmaktankoruyanda böyle kusurlu sıfatların bulunması olacak şey değildir. (Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî)2.Kelâm âlimi. (Bkz. Mütekellimîn)
İslami Terimler Sözlüğü

MÜTEKELLİMÎN (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Kelâm âlimleri. İslâm dîninin îmân bilgilerini, naklî (dînî) ve aklî delillerle îzâh eden,açıklayıp isbatlayan büyük âlimler.Resûlullah efendimizden sallallahü aleyhi ve sellem ve Sahâbe-i kirâmdan (Peygamberimizinarkadaşları) sonra, fitneler (karışıklıklar) ve bid'atler (sapıklıklar) çoğaldı. Îmân bilgilerini vefıkıh (amel) bilgilerini bildirmek vazîfesi din imâmlarına yâni müctehidlere verildi. Bumüctehîdlerden (yüksek din âlimlerinden) îmânı bildirenlere mütekellimîn, fıkhı bildirenlerefukahâ denildi. (Seyyid Abdülhakîm)Mütekellimîn; dînî akîdelerin (îmân esaslarının) isbâtı için gerekli olan naklî (dînî) ve aklîdelîlleri bildirirler ve şüphelerin giderilmesine çalışırlar. (Taşköprüzâde)İmâm-ı a'zâm Ebû Hanîfe, Ebü'l-Hasen el-Eş'arî, Ebû Mansûr Mâtürîdî, İmâm-ı Gazâlî,Fahreddîn-i Râzî gibi âlimler mütekellimînden olup, Ehl-i sünnet ve cemâat îtikâdını (inancını),sapık ve bid'at ehli kimselere ve kendilerine İslâm filozofu adı vere n kimselere karşı müdâfaaetmişlerdir. (Seâdet-i Ebediyye)
İslami Terimler Sözlüğü

MÜTEMETTİ' HAC (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Hac aylarında ömre yapmak için ihrâma girip, ömre için tavâf ve sa'y yapıp, traş olupihrâmdan çıkıp sonra memleketine gitmeyerek, o sene terviye gününde veya daha önce, ihrâmagirerek müfrid hacı gibi hac yapma. (Bkz. Hac)Kârin ve mütemetti' hacıların şükür kurbanı kesmesi vâcibdir. Kesmeyeceklerse,Zilhicce'nin yedi, sekiz ve dokuzuncu günlerinde ve bayramdan sonra yedi gün daha oruçtutmaları lâzım olur. Hepsi on gün olur. (M.Mevkûfâtî)
İslami Terimler Sözlüğü

MÜTESAVVIF (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Gafletten uzak yâni her an Hakk'ı zikreden, kalbini mânevî kirlerden temizleyen ve Allahüteâlâdan başka her şeyi gönlünden çıkaran, rûhunu cenâb-ı Hakk'ın zikri ile (anmakla) süsleyentasavvuf ehli, velî, mürşid, ahlâk-ı hasene sâhibi. Çoğulu mütesa vvifûn, mütesavvifîn vemütesavvife'dir.
İslami Terimler Sözlüğü

MÜTEŞÂBİH ÂYET (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Mânâsı açık olmayan âyet-i kerîme. Çoğulu, müteşâbihâttır. (Bkz. Müteşâbihât)
İslami Terimler Sözlüğü

MÜTEŞÂBİHÂT (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Mânâsı kapalı âyet-i kerîmeler ve hadîs-i şerîfler (Bkz. Âyet) . Müteşâbihâta îmân etmeli,mânâsını Allahü teâlâya bırakmalıdır. Bunlar, Allahü teâlânın sevdiklerine bildirdiği sırlarınsembolleri, işâretleridir. Bunları anlıyanlar açıklamamışlardır.Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki:Sana Kur'ân'ı indiren O'dur (Allah'tır) . Bunun bir kısım âyetleri açık ve kesindir.Bunlar Kur'ân'ın esâsıdır. Diğer bir kısım âyetler de vardır ki müteşâbihâttır. İştekalblerinde şüphe bulunanlar, fitne aramak ve te'viline gitmek için Kur'ân'ın müteşâbihâyetlerine uyarlar. Hâlbuki, o müteşâbihin te'vilini yalnız Allah bilir. İlimde derinleşmişolan kimseler ise; "Biz ona (müteşâbihe) inandık. Açık ve kapalı bütün âyetler Rabbimiztarafındandır" derler. Bunları ancak akılları tam olanlar iyice düşünür. (Âl-i İmrân sûresi:7)Muhkem olan (mânâsı açık olan âyetlere) uyunuz. Müteşâbihâta inanınız. Bunlarainandık hepsini Rabbimiz bildirmiştir deyiniz. (Hadîs-i şerîf-Akîdet-üs-Selef)Müteşâbih iki kısımdır. 1)Lafzı (sözü) müteşâbih olan âyetler olup yirmi dokuz sûreninevvellerindeki Sâd, Tâhâ, Elîf lâm mîm, Yâsîn gibi harflerdir. 2) Mânâsı müteşâbih olanâyetlerdir ki, görünen mânâsını vermek günâh olur. Meselâ İsrâ sûresinde; "Allah'ın elionların ellerinin üstündedir." meâlindeki âyet-i kerîme gibi. Allahü teâlâ bununla neyi murâdediyor ise öylece inandım demelidir. Bunun mânâsını ben anlayamam, ancak Allahü teâlâ bilirdemek en iyi yoldur. Müteşâbih âyetlerin mânâsını ancak Allahü teâlâ ve Allahü teâlânınkendilerine İlm-i ledün (kendisi tarafından verilen ilim) ihsân ettiği derin âlimler, bildirdildiğikadar anlayabilir. Meselâ tefsîr âlimleri müteşâbihâttan olan "el" kelimesine "kudret, gücüyetmek" mânâsını vermişlerdir. (Kâdızâde Ahmed Efendi, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî, Râzî,Süyûtî)