"

" Kelimesi için arama sonuçları
İslami Terimler Sözlüğü

MÜTEVÂTÎ (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Bir cins içinde bulunan ferdlerin hepsinde müsâvî, eşit miktarda bulunan sıfat, husûsiyet,özellik.İnsanlık yâni insan olma, insanın bütün ferdlerinde en yüksek derecedeki insan ile en aşağıbir insan da eşittir. Meselâ, insan olma bakımından bir peygamber ile peygamber olmayanaynıdır. Yine yüksek makam sâhibi birisi ile bir köy çobanındaki insan lık eşittir. Birinde dahaçok, diğerinde daha az olmaz. Çünkü insanlık, mütevâtîdir. (Abdülhakîm Arvâsî)Tâbi olmak, uymak kelimesi (sözü) mütevâtî sözlerdendir. Çünkü uymak demek, tâbiolanın, uyduğu kimsenin arkasında gitmesi demektir. Bir kimse bir büyüğe uyarsa o kimseyetâbi; uyulan büyük zâta metbû' yâni kendisine uyulan denir. Tâbiin, metbûa uyma sının az veçok olması ve uyduğu zamânın az ve çok olması, kısa ve uzun olması, uymağı değiştiriyor isede, bu değişiklik, farklılık, uymak işinin özünü değiştirmez. Bunun mütevâtî olmasını bozmaz.(Abdülhakîm Arvâsî)
İslami Terimler Sözlüğü

MÜTEVÂTİR HADÎS (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Birçok sahâbînin Resûl-i ekremden ve başka birçok kimsenin de bunlardan işittiği ve kitabayazılıncaya kadar, böyle hep, çok kimselerin haber verdiği hadîs-i şerîfler. (Bkz. Hadîs)
İslami Terimler Sözlüğü

MÜTEVEFFÂ (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Vefât etmiş. Ölmüş kimse. (Bkz. Ölüm)Müteveffânın bıraktığı maldan, önce borçları ödenmelidir. Borçları ödenmedikçe, rûhuiyiler derecesine kavuşamaz. Zevcesine vaktiyle ödemediği mehr yâni nikâh parası daborcudur.Daha sonra günâh olmayan vasiyetleri yerine getirilir. (Seyyid Abdülhakîm-i Arvâsî)
İslami Terimler Sözlüğü

MÜTEVELLÎ (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Bir vakfın işlerini şer'î (dînî) hükümler ve vakf şartları dâiresinde idâre etmek üzere,vakfeden veya hâkim tarafından tâyin edilen kimse.Mahalle câmisinin gelirini toplaması, tâmirini, masraflarını idâre etmesi için mahalle halkınınbir mütevellî tâyin etmesi câiz ve lâzımdır. (İbn-i Âbidîn)Vakf eden kimse bir mütevellî tâyin edip, malı buna teslim eder. Bir vakfın bir nâzırı ve birmütevellîsi olsa, mütevellî, nâzırın haberi olmadan bir şey yapamaz. (İbn-i Âbidîn)
İslami Terimler Sözlüğü

MÜTTEKÎ (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Takvâ sâhibi. Allahü teâlâdan korkup, haramlardan, dinde yasak edilen şeylerden sakınan.Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki:Azâbıma dilediğim kimseyi uğratırım. Merhâmetim, her şeyi kaplamıştır. Bu rahmetim(âhirette) , müttekîlere, zekâtlarını verenlere ve bizim âyetlerimize îmân edenleredir. (A'râfsûresi: 166)Bir kimse, tehlikeli olan şeyin korkusundan dolayı, tehlikesiz şeyden sakınmadıkçamüttekî olamaz! (Hadîs-i şerîf-Kimyây-ı Seâdet)Müttekî âlim ile namaz kılan, bir peygamber ile kılmış gibidir. (Hadîs-i şerîf-İbn-iÂbidîn)Mütekkîlerin verâ'ı; harâm ve şüpheli olmayan fakat, helâl olup, şüpheli veya harâma sebebolmak korkusu olan şeylerden sakınmaktır. (İmâm-ı Gazâlî)Bir kimsenin cimrilik huyu ile öfke duygusu körelmedikçe, müttekî sınıfına geçemez. (Bekrbin Abdullah Müzenî)
İslami Terimler Sözlüğü

MÜVAKKİT (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Eskiden İslâm devletlerinde namaz vakitlerini ve bunlarla ilgili âletleri kullanan, tâmirini veayarını yapan vazîfeli kimse.İslâm devletlerinde câmi ve mescidler, İslâmiyet'in ilk zamanlarından beri ilimmerkeziydiler. Müvakkit adı verilen me'murlar, câminin hemen yanındaki müvakkithânedenilen yerlerde kalırlardı. Müvakkithâneler, zamanlarında tatbîki (uygulamalı) olarakastronomi eğitimi yapan birer okuldular. Müvakkit inceleme, tatbik ve hesaplamada kullandığı,usturlap, güneş saati, rubu' tahtası, kıble nümâ (pusula) ve saat gibi âletleri kullanır, ayar vetâmirlerini çok iyi bilirdi. Bugün radyo ve televizyonla belli zamanlarda saat ayarı verilerekbütün saatlerde berâberlik sağlanmaktadır. Zamandaki berâberliği eskiden muvakkitlerhesaplayıp îlân ederek sağlıyorlardı. Büyük şehirlerde herkesin görebileceği şekilde meydanlarakonan saat kuleleri bu sebebden yapılmıştı. (Yeni Rehber Ansiklopedisi)
İslami Terimler Sözlüğü

MÜVÂLÂT (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
1. Abdest alırken her uzvu ara vermeden birbiri ardınca yıkamak.Müvâlât, Hanefî mezhebinde sünnet, Mâlikî mezhebinde farzdır. (A. Şa'rânî)2. Dostluk, karşılıklı sevgi. (Bkz. Velî)Tebrik ile terdif ederim arz-ı hulûsu,Kalbimdeki sıdk u müvâlât senindir.(Ahmed Mekkî)
İslami Terimler Sözlüğü

MÜVÂSÂT (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Tanıdıklarını ve arkadaşlarını, kendisinde bulunan nîmetlere ortak etmek, onlarla iyigeçinmek.Cömertlikten, birçok iyi huylar doğar, bunların sekizi meşhurdur. 1)Kerem; herkese faydalıolmayı, yardım yapmayı sevmek. 2) Îsâr; ihtiyâcı olan malı, muhtâc olan başkasına verip,yokluğuna kendisi sabretmek. 3) Afv etmek, 4)Mürüvvet; başkalarına iyi lik etmeyi sevmek. 5)Vefâ; arkadaşlarına geçimlerinde yardımcı olmak. 6) Müvâsât. 7) Semâhât; vermesi lâzımolmayan şeyleri de seve seve vermek. 8) Müsâmaha etmek; başkasının kabahatini, kusurunugörmezlikten gelmek. (Ali bin Emrullah)
İslami Terimler Sözlüğü

MÜVEKKEL (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Birinin yerine vekil tâyin edilmiş kimse.Her kim sabah namazının farzını cemâat ile kılarsa, kıyâmet gününde yüzü ayın ondördü gibi parlar. Öğle ve ikindi namazlarının farzlarını cemâat ile kılsa, Hak teâlâ o kulabir saf melek müvekkel kılıp, kıyâmet gününe kadar onun için tesbîh ederler. Her kimakşam namazını cemâat ile kılsa, Hak teâlâ hazretleri o kişiyi peygamberlerle haşr eder.Her kim yatsı namazını cemâat ile kılsa, o kimse ile Hak teâlâ arasında hicâb (perde)kalmaz. (Hadîs-i şerîf-Ey Oğul İlmihâli)
İslami Terimler Sözlüğü

MÜVEKKİL (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Vekil eden, bir kimseyi kendi yerine geçiren. (Bkz. Vekîl)Vekil, müvekkilden ayrıca izin almadıkça veya, "istediğini yap" diyerek umûmî vekîledilmedikçe, başkasını kendine vekîl yapamaz. Yalnız, zekât vermek için olan vekil, izinsizolarak başkasını, o da başkasını vekîl yapabilirler. (M. Mevkûfâtî, İbn-i Âbidîn)