"

" Kelimesi için arama sonuçları
İslami Terimler Sözlüğü

MÜVÂLÂT

(İslami Terimler Sözlüğü) :
1. Abdest alırken her uzvu ara vermeden birbiri ardınca yıkamak. Müvâlât, Hanefî mezhebinde sünnet, Mâlikî mezhebinde farzdır. (A. Şa'rânî) 2. Dostluk, karşılıklı sevgi. (Bkz. Velî) Tebrik ile terdif ederim arz-ı hulûsu, Kalbimdeki sıdk u müvâlât senindir. (Ahmed Mekkî)
İslami Terimler Sözlüğü

MÜVÂSÂT

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Tanıdıklarını ve arkadaşlarını, kendisinde bulunan nîmetlere ortak etmek, onlarla iyi geçinmek. Cömertlikten, birçok iyi huylar doğar, bunların sekizi meşhurdur. 1)Kerem; herkese faydalı olmayı, yardım yapmayı sevmek. 2) Îsâr; ihtiyâcı olan malı, muhtâc olan başkasına verip, yokluğuna kendisi sabretmek. 3) Afv etmek, 4)Mürüvvet; başkalarına iyilik etmeyi sevmek. 5) Vefâ; arkadaşlarına geçimlerinde yardımcı olmak. 6) Müvâsât. 7) Semâhât; vermesi lâzım olmayan şeyleri de seve seve vermek. 8) Müsâmaha etmek; başkasının kabahatini, kusurunu görmezlikten gelmek. (Ali bin Emrullah)
İslami Terimler Sözlüğü

MÜVEKKEL

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Birinin yerine vekil tâyin edilmiş kimse. Her kim sabah namazının farzını cemâat ile kılarsa, kıyâmet gününde yüzü ayın on dördü gibi parlar. Öğle ve ikindi namazlarının farzlarını cemâat ile kılsa, Hak teâlâ o kula bir saf melek müvekkel kılıp, kıyâmet gününe kadar onun için tesbîh ederler. Her kim akşam namazını cemâat ile kılsa, Hak teâlâ hazretleri o kişiyi peygamberlerle haşr eder. Her kim yatsı namazını cemâat ile kılsa, o kimse ile Hak teâlâ arasında hicâb (perde) kalmaz. (Hadîs-i şerîf- Ey Oğul İlmihâli)
İslami Terimler Sözlüğü

MÜVEKKİL

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Vekil eden, bir kimseyi kendi yerine geçiren. (Bkz. Vekîl) Vekil, müvekkilden ayrıca izin almadıkça veya, "istediğini yap" diyerek umûmî vekîl edilmedikçe, başkasını kendine vekîl yapamaz. Yalnız, zekât vermek için olan vekil, izinsiz olarak başkasını, o da başkasını vekîl yapabilirler. (M. Mevkûfâtî, İbn-i Âbidîn)
İslami Terimler Sözlüğü

MÜZÂREA ŞİRKETİ

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Zirâat ortaklığı. Harman yapılan ürünleri yetiştirmek için, tarla yâni toprak birinden, çalışma, işçilik diğerinden olmak ve mahsûlü sözleşilen nisbette (miktârda) aralarında paylaşmak üzere, kurulan şirket. Müzâreaya verilmiş bir toprağı, toprak sâhibi başkasına satarsa, alan kimse toprak kurtuluncaya yâni mahsûl kaldırılıncaya kadar bekler. Yâhut mahkeme yolu ile satışı bozdurur. (İbn-i Âbidîn)
İslami Terimler Sözlüğü

MÜZDELİFE

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Mekke-i mükerremede Minâ ile Arafât arasında bulunan, Âdem aleyhisselâmla hazret-i Havvâ'nın yeryüzünde ilk buluştukları yer. Hac esnâsında Arafât'tan dönüşte Müzdelife'de bir müddet durmak vâcibdir. (İbn-i Nüceym) Arefe (Kurban bayramından önceki gün) gecesi Müzdelife'de yatmak sünnettir. Arafât'tan Müzdelife'ye gelip burada yatsı vakti olunca, akşam ve yatsının farzları birleştirilerek cemâat ile kılınır. Akşam namazını Arafât'ta veya yolda kılanların Müzdelife'de tekrar cemâat ile veya yalnız olarak yatsı ile birlikte kılması lâzımdır. Müzdelife'de fecr (tanyeri) ağardıktan sonra vakfeye durmak da haccın sünnetlerindendir. Gece Müzdelife'de yatıp fecr açılırken sabah namazını hemen kılıp sonra Meş'ar-il-haram denilen yerde ortalık aydınlanıncaya kadar vakfeye durulur. Güneş doğmadan önce Minâ'ya hareket edilir. (Mevkûfâtî) Hac ve ömre için ihrâma girerken, Mekke'ye, Medîne'ye girerken, Müzdelife'de vakfeye dururken, cenâze yıkayacağı zaman, hacâmat (kan aldırma) olduktan sonra, Kadr, Arefe, Berât geceleri ve deli iyi olunca, çocuk bâliğ ve kâfir müslüman olunca gusl etmeleri (boy abdesti almaları) müstehâbdır. (Ebû Bekr Ali)
İslami Terimler Sözlüğü

MÜZİLL (El-Müzill)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Bâzı kullarını aşağı ve zelîl eden mânâsına Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). El-Müzill ism-i şerîfini yetmiş beş kere söyliyen ve sonra duâ eden kimse, hased edenin hasedinden ve zâlimin zulmünden emin olur. (Yûsuf Nebhânî)
İslami Terimler Sözlüğü

MÜZZEMMİL SÛRESİ

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Kur'ân-ı kerîmin yetmiş üçüncü sûresi. Müzzemmil sûresi, Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Yirmi âyet-i kerîmedir. İlk âyet-i kerîmede geçen el-Müzzemmil kelimesinden dolayı Sûret-ül-Müzzemmil denilmiştir. Müzzemmil, örtünüp bürünen demektir. (İbn-i Abbâs, Râzî, Taberî) Allahü teâlâ Müzzemmil sûresinde meâlen buyuruyor ki: Ey örtüye bürünen (Muhammed!) Gecenin yarısında, istersen biraz sonra, istersen biraz önce bir müddet için kalk ve ağır ağır Kur'ân oku! Doğrusu biz sana taşıması güç bir görev vereceğiz. (Âyet: 1-5) Kim Müzzemmil sûresini okursa, Allahü teâlâ ondan dünyâda ve âhirette zorluğu kaldırır. (Hadîs-i şerîf-Kâdı Beydâvî Tefsîrî) N
Bilgisayar, İnternet Sözlüğü

multi- (İsim)

(Bilgisayar, İnternet Sözlüğü) :
çok; çoklu; katlı
Bilgisayar, İnternet Sözlüğü

multiaccess (İsim)

(Bilgisayar, İnternet Sözlüğü) :
çoklu erişimli