"naşî
" Kelimesi için arama sonuçları
NASÎB
(İslami Terimler Sözlüğü) :
1. Ele geçen, kavuşulan.
İnsanların en akıllısı, ölümü çok hatırlayandır. Ölümü çok hatırlayan insana, dünyâda
şeref, âhirette yüksek dereceler nasîb olur. (Hadîs-i şerîf-Berîka)
Ey Allah'ım! Seni sevmeyi ve seni seveni sevmeyi ve senin sevgine beni yaklaştıracak şeyi
sevmeyi bana nasîb et ve senin sevgini (sıcak ve harâretli günde) soğuk suyu sevmekten bana
daha sevimli kıl. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı Ma'sûmiyye)
Allah'ım bana senin yolunda şehîd olmayı nasîb et. Peygamberin şehrinde ölmeyi kısmet et!
(Hazret-i Ömer)
Yâ Rabbî! Bizlere nihâyetsiz rahmet hazînenden nasîb eyle! Hepimizi doğru yoldan ayırma!
(İmâm-ı Rabbânî)
2. Allahü teâlânın ezelde takdir ettiği maddî ve mânevî rızık, kısmet.
Nasîbindir gezdiren yer yer seni,
Gâfil olma âkıbet yer, yer seni.
Bana kahve sunulmadı deme sen,
Nasîbin varsa gelir Yemen'den.
(Nâbi)
NASİBDAR (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
f. Nasibi olan. Hissedar.
NASİBDAŞ (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
f. Hissede beraber, nasipte eş olan.
NASIBE (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Bk: Nasibe)
NASİBE (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(C.: Nesâib) Yollara dikilen işaret taşı. Bir yere dikilen taş.
NASİC (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Nesc. den) Dokuyan, nesceden. * Düzenleyen, tertib eden, sıralayan.
NAŞİD (Özel isim)
(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
s. Şiir okuyan, şiir yazan.
NAŞİD(E) (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Neşide. den) Şiir söyleyen, şiir okuyan, şiir yazan.
NAŞİE (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Delil. Zuhur. * Gündüz veya gecenin evvelki saati. * Uykudan sonra kalkmak hali ve uyanık olduğumuz hal.
NASIF (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Geo: Açıyı iki eşit parçaya bölen doğru. Açı ortayı.