Results for "

İNSA

"
Ottoman - Turkish Dictionary

İNSA (Noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Unutma. Unutturma. * Te'hir eylemek. * Veresiye verme.
Ottoman - Turkish Dictionary

İNŞA (Noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Yapma. Vücuda getirme. Terkib etme. Bir şey peyda etmek. * Yaratma. * Edb: Yazı dersi. Nesir yazmak. * Güzel nesir halinde yazı yazmak veya güzel yazılmış nesir halindeki yazı.Çeşitli mektuplaşma ve güzel yazma için mektup, tezkere, istida (dilekçe), tebrik, tâziyenâme, sened v.s. örneklerini içinde toplayan kitaba da inşâ veya inşâ rehberi denir.("İnşâ ve terkib" tabir edilen mevcud olan anasır ve eşyadan toplamak suretiyle ona vücud vermektir. Eğer cilve-i ferdiyete ve Sırr-ı ehadiyete göre olsa, hadsiz derece bir sühulet belki vücub derecesinde bir kolaylık olur. Eğer ferdiyete verilmezse, hadsiz derece müşkül ve gayr-ı mâkul, belki imtinâ derecesinde bir suubet olacak. Halbuki; kâinattaki mevcudat nihâyet derecede külfetsiz olarak ve suhuletle ve kolaylıkla gayet mükemmel bir surette vücuda gelmeleri cilve-i ferdiyyeti bilbedahe gösteriyor ve her şey doğrudan doğruya Zât-ı Ferd-i Zülcelâlin sanatı olduğunu isbat ediyor. L.) (Bak: Halk)
Ottoman - Turkish Dictionary

İNSA-YI MAZİ (Noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Geçmişi unutturma.
Ottoman - Turkish Dictionary

İNŞAALLAH (Proper noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Allah izin verirse. Allah nasibederse (meâlindedir). (Bak: Tabii)
Ottoman - Turkish Dictionary

İNŞAAT (Noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Yapmak, inşa etmek. * Yapı. Bina ve gemi yapımıyla alâkalı işler.
Ottoman - Turkish Dictionary

İNŞAB (Noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Tırnak batırma, tırnak bastırma.
Ottoman - Turkish Dictionary

İNŞAD (Noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Edb: Şiir okuma. Şiiri kaidesine uygun ahenk ile okuma. Sesini yükseltme. * Arayıp soruşturma. * Birisini hicvetme. * Kayıp olan bir şeyi haber verme.
Ottoman - Turkish Dictionary

İNSAF (Noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Merhamet ve adâlet dâiresinde hareket. Hakikatı kabul ve itiraf. (Eğer bir mes'elenin münâzarasında kendi sözünün haklı çıktığına tarafdar olup ve kendi haklı çıktığına sevinse ve hasmının haksız ve yanlış olduğuna memnun olsa, insafsızdır. L.)
Ottoman - Turkish Dictionary

İNSAFKÂR (Noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
İnsaflı, insaf sahibi, haksızlık yapmayan.
Ottoman - Turkish Dictionary

İNŞAÎ (Noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
İnşaya, yapıya dâir ve müteallik. * Güzel yazmağa dâir.