Results for "

FİRAŞ

"
Ottoman - Turkish Dictionary

FİRAS (Proper noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Çok fazla kırmızı nesne.
Ottoman - Turkish Dictionary

FİRAŞ (Proper noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Döşek. Yatak. Yere serilen şey. Minder. şilte.
Ottoman - Turkish Dictionary

FİRAŞ-I İSTİRAHAT (Proper noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Rahat döşeği.
Ottoman - Turkish Dictionary

FİRAŞ-I KAVÎ (Proper noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Fık: Evli kadının firaşı mânâsına gelir bir tabirdir. (Bununla bilâdavet neseb sabit olup, nefy ile neseb nefy olunmayıp, lâkin laan ile nefy olunur.) (O.T.D.S.)
Ottoman - Turkish Dictionary

FİRAŞ-I MÜTEVASSIT (Proper noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Fık: Ümmü veledin firaşı mânâsına gelen bir tabirdir. Firaş-ı mütevassıtta bilâ davet neseb sahih olmaz.
Ottoman - Turkish Dictionary

FİRAŞ-I SAHİH (Proper noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Fık: Nikâh ve mülk-i yemine müstenid bulunan istifraş. Mülk-i yemin, bir kimsenin temellükünde bulunan cariye demektir. Binaenaleyh bu iki şarta dayanan istifraştan, meydana gelecek çocuk, varis addolunur. Ancak, cariyeyi istifraşta husule gelen çocuğun kendisinden olduğunu müstefrişin söylemesi lâzım gelirdi. (O.T.D.S.)
Ottoman - Turkish Dictionary

FİRAŞ-I ZAİF (Proper noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Fık: Cariyenin firaşı. (Bununla neseb sâbit olur) (O.T.D.S.)
Ottoman - Turkish Dictionary

FİRASET (Noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Zihin uyanıklığı. Bir şeyi çabukça anlayış kabiliyeti. Bir kimsenin ahlâk ve istidadını yüzünden anlamak. Firasetin bir nev'i, sebebini anlamadan ve ilham eseri olarak vücuda gelen seziştir. Diğer nev'i ise kesbîdir. Muhtelif huy ve tabiatları bilmek neticesinde hâsıl olur. (L.R.) * Yiğitlik. * Binicilik.
Ottoman - Turkish Dictionary

FİRAŞİYET (Proper noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Karılık. * Fık: Birisinin karısı oluş. Zevciyet.