"

parmak

" Kelimesi için arama sonuçları
Türkçe - Fransızca Sözlük

parmak (İsim)

(Türkçe - Fransızca Sözlük) :
doigt
Türkçe - Almanca Sözlük

parmak (İsim)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
r Finger; e Zehe.
Türkçe - İspanyolca Sözlük

parmak (İsim)

(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
dedo
Türkçe - Kürtçe Sözlük

parmak (İsim)

(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
tilî (el), bêçî (ayak).
Rüya Tabirleri Sözlüğü

PARMAK (İsim)

(Rüya Tabirleri Sözlüğü) :
Eşe, çocuğa, hizmetçiye, dost ve arkadaş, anne ve babaya, güç ve kuvvete, mal ve sanata, bineğe yahut beş vakit namaza; Parmak görmek kar ve kazan vasıtalarına, mal ve refaha, kuvvet bulmaya yahut yardım görmeye, İnce ve uzun parmaklar işini güzel yapan sanatkara, etkili ve güzel yazı yazmaya, ticarette başarıya, yoksul için varlıklı kimselerin yardım ve ilgisine, Sağ elin parmakları, baş parmaktan başlamak üzere beş vakit namaza, Sol elin parmakları kardeş çocuklarına, Parmaklarını birbirine çatmak (uç uca getirerek birbirine dayamak ) sıkıntıç ve zarurete, parmaklarını birleştirmek sıkıntıdan kurtulmaya, kardeş çocuklarının birleşmesine ya da namazları cem ederek kılmaya, Baş parmağın kesilmesi yola gitmeye, şehadet parmağının kesilmesi namaza fazla önem vermemeye, orta parmağın kesilmesi mensubu bulunduğu cemiyetin / topluluğun önderinin vefatına, yüzük parmağının kesilmesi mal israfı yahut telef olmasına, küçük parmağın kesilmesi torunun vefatına; Ayak parmakları zinete, işlerin düzgünlüğüne, El ve ayak parmaklarında eğrilik görmek aksilik ve tersliğe, Bir parmağı başka bir parmağın yerinde görmek, namazı diğer namaz vaktine tehir etmeye, Parmağını tırmalanmış yahut ısırılmış görmek terbiyesizce davranışa, zarar veren biliniyorsa o kimseden terbiye görmeye, bilinmiyorse kendi kendine edep öğrenme ihtiyacına, Parmak çatlatmak kötü söze yahut alay etmeye, Yönetici kunumundaki kimsenin prmağında ziyadelik görmezi insafsızlığa ve aşırı zulmetmeye, Sağ el parmaklarının sol elinkilerden uzun olduğun
Türkçe - İngilizce Sözlük

parmak (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
1. finger. 2. toe. 3. spoke (of a wheel). 4. bar, rail (in a railing or grill); baluster. 5. inch (2.5 centimeters). 6. finger (measure used to determine the amount of liquid in a glass). 7. the amount of material that will stick to a finger: bir parmak bal a taste of honey. 8. the length of a finger (used in making rough measurements). ı ağzında kalmak to be greatly astonished, be open-mouthed with amazement; to marvel at something wonderful. atmak to make trouble, stir up a stink. basmak 1. /a/ to draw attention to (a point). 2. to put one´s thumbprint on (a document) (in lieu of a signature). ımı basarım. colloq. You mark my words! ını bile oynatamamak/kıpırdatamamak not to be able to move a muscle (owing to fatigue). ını bile oynatmamak/kıpırdatmamak not to lift so much as a finger (to help). bozmak (for children) to be on the outs with each other. ına dolamak/sarmak /ı/ to get (something) on the brain. la gösterilmek 1. to be a person of distinction, be famous. 2. to be small in number, be so few one can count them on the fingers of one hand (as it were). hesabı 1. (doing arithmetic by) counting on one´s fingers. 2. metrical system based on a count of syllables. ısırmak to be greatly astonished, be open-mouthed with amazement; to marvel at something wonderful. ısırtmak /a/ to leave (someone) open-mouthed with astonishment; to cause (someone) to marvel. izi fingerprint, dactylogram. kadar small, mere slip of a (child). kaldı almost, very nearly. kaldırmak 1. to raise one´s hand (with only the index finger extended) (done as a means of asking permission to speak). 2. to vote in favor of a motion. kapı 1. gate made of vertical bars. 2. hinged window grate. ı olmak /da/ to have a finger in (something), have something to do with (something). ında oynatmak /ı/ to twist (someone) around one´s little finger, dominate (someone) completely. ını oynatmak to give a bribe, grease someone´s palm. parmak finger-shaped, fingerlike. la sayılmak to be so few one can count them on the fingers of one hand (so to speak). ını sokmak /a/ to interfere in, meddle in (something); to stick one´s oar in. tatlısı a sweet, finger-shaped pastry. ının ucunda/ucuyla çevirmek /ı/ to do (something) easily and skillfully. ının ucunu göstermemek (for a woman) to cover herself so that a man may see no part of her body whatsoever. usulü metrical system based on a count of syllables. üzümü a grape whose fruit is somewhat elongated. ını yaranın üzerine basmak to put one´s finger on the real problem. larını (birlikte) yemek to find a food very much to one´s liking, relish every mouthful of a food.
Türkçe - Almanca Sözlük

parmak emmek (İsim)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
am Finger lutschen.
Türkçe - Almanca Sözlük

parmak hesabı (İsim)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
Rechnen an den Fingern.
Türkçe - Almanca Sözlük

parmak ısırmak (İsim)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
staunen.
Türkçe - Fransızca Sözlük

parmak izi (İsim)

(Türkçe - Fransızca Sözlük) :
empreinte digitale