Results for "

rêşî

"
Kurdish - Turkish dictionary

rêsî (Noun)

(Kurdish - Turkish dictionary) :
burma, balya (ot için).
Kurdish - Turkish dictionary

reşî (Noun)

(Kurdish - Turkish dictionary) :
karartı.
Kurdish - Turkish dictionary

rêşî (Noun)

(Kurdish - Turkish dictionary) :
saçak, püskül.
Ottoman - Turkish Dictionary

RESİBE (Noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
(C.: Rasibât) Dizlerde ve mafsallarda olan hastalık.
Islamic Glossary

REŞÎD (Er-Reşîd) (Proper noun)

(Islamic Glossary) :
1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Mahlûkâta (yarattıklarına)doğru yolu gösterip, dilediğini bu yolda bulunduran.Er-Reşîd ism-i şerîfini söyleyenin yaptığı ameller kabûl olur. (Yûsuf Nebhânî)2.Rüşd sâhibi yâni, dînî vazîfelerini yerine getiren ve malını tasarruf edebilen, âkıl bâliğolan, aklını ve malını yerinde kullanan.Çocuk bâliğ olunca, malını kullanmaya hak kazanır. Fakat reşîd olduğu görülmezse, yirmibeş yaşına kadar malı kendine verilmez. (İbn-i Âbidîn)
Islamic Glossary

REŞÎD (Er-Reşîd)

(Islamic Glossary) :
1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Mahlûkâta (yarattıklarına) doğru yolu gösterip, dilediğini bu yolda bulunduran. Er-Reşîd ism-i şerîfini söyleyenin yaptığı ameller kabûl olur. (Yûsuf Nebhânî) 2.Rüşd sâhibi yâni, dînî vazîfelerini yerine getiren ve malını tasarruf edebilen, âkıl bâliğ olan, aklını ve malını yerinde kullanan. Çocuk bâliğ olunca, malını kullanmaya hak kazanır. Fakat reşîd olduğu görülmezse, yirmi beş yaşına kadar malı kendine verilmez. (İbn-i Âbidîn)
Ottoman - Turkish Dictionary

REŞİD(E) (Noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Doğru yolda giden, hak yolunda olan. * Akıllı, iyi davranan. Ergin, olgun. * Büluğ çağına girmiş kimse. * Doğru yola sevkeden, hayra delâlet eden. * Fık: Malını muhafaza hususunda aklı eren, istediği gibi meşru yolda sarfedebilen kimse.
Ottoman - Turkish Dictionary

RESİDE (Noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
f. Erişmiş, ulaşmış, yetişmiş.
English - Turkish Dictionary

reside (Verb)

(English - Turkish Dictionary) :
f. 1. oturmak, ikamet etmek. 2. in -e ait olmak: The authority resides in him. Yetki ona aittir. 3. in -e bağlı olmak, -e dayanmak: The ability to plan resides in the imagination. Tasarlama yeteneği hayal gücüne bağlıdır.
Ottoman - Turkish Dictionary

RESİDE-İ HİTÂM (Noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Sona ermiş, hitâm bulmuş, bitmiş.