"sıkı
" Kelimesi için arama sonuçları
sıkınmak (Fiil)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
sich anstrengen.
sıkınmak (Fiil)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
to restrain oneself.
sıkıntı (İsim)
(Türkçe - Fransızca Sözlük) :
ennui
sıkıntı (İsim)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
e Langeweile; r Drang, e Not.
sıkıntı (İsim)
(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
molestia
sıkıntı (İsim)
(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
1.tengasî. 2.diltengî.
SIKINTI (İsim)
(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
is. 1. Geçici tedirginlik: Sıkıntısı geçti. 2. Geçim darlığı: Sıkıntı içindeymiş.
SIKINTI (İsim)
(Rüya Tabirleri Sözlüğü) :
Kendini sıkıntılı görmek geçim darlığına, bir şeyden korkmaya; Sıkıntıdan şikayetçi olduğunu görmek arzu ettiği şeye kavuşmaya; Meşakket hasta için ölüme, diğerleri için zahmetli bir işe yahut cihada delalet eder. ( Ayrıca Bakınız; Zulmet.)
sıkıntı (İsim)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
1. distress, trouble, difficulty; annoyance, worry; depression; boredom. 2. financial difficulties, financial straits. basmak suddenly to feel out of sorts or depressed. çekmek 1. to have difficulty, experience difficulty. 2. to experience worry or distress. 3. to be financially straitened. ya düşmek to become hard up for money. ya gelememek to be unable to stand the gaff, be unable to bear up under difficulties. da olmak 1. to be worried or distressed. 2. to be financially straitened. sı olmak 1. to be worried or distressed. 2. to be financially straitened. 3. to need to go to the toilet, need to relieve oneself. vermek /a/ to annoy, bother; to distress, worry.
sıkıntı çekmek (İsim)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
Not leiden, in Not sein.