Tüm Sözlükler
71 record(s) found.

  • sınırfrontière

    Turkish - French Dictionary
  • sınırfrontière

    Turkish - French Dictionary
  • sinirnerf

    Turkish - French Dictionary
  • sınır e Grenze.

    Turkish - German Dictionary
  • sinir r Nerv.

    Turkish - German Dictionary
  • sınırfrontera

    Turkish - Spanish dictionary
  • sınırconfín

    Turkish - Spanish dictionary
  • sinirnervio

    Turkish - Spanish dictionary
  • sınırsîndor, sînor, tixûb.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • sinir1.tûre. 2.hêrs.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • SINIR is. 1. Uç boyu, hudut: Yurdumuzun sınırları. 2. Bir yayıntının sonunu gösteren çizgi: Gölün sınırı. 3. Had.

    Turkish - Turkish dictionary
  • SİNİR is. 1. Beyinle organlar arasında uyartıları ileten beyazımsı kordonlara verilen ad 2. Kas kirişi ve zarı.

    Turkish - Turkish dictionary
  • SİNİRSinir (damarı) insanınları uzlaştıran kimseye, takvaya, şahit tutmaya ya da baba tarafından akrabaya, Sinirinde ağrı hissetmek üzüntüye, Sinirin kerislemi hasta için ölüme, sağlıklı kimse için işinin bozulmasına delalet eder. (Ayrıca Bakınız; Sinirli.)

    Dream Dictionary of Phrase
  • sınır1. frontier, border. 2. boundary, limit. açı math. limit angle. çekmek/koymak /a/ to limit, set a limit to.

    Turkish - English dictionary
  • sinir1. anat. nerve. 2. colloq. sinew, tendon; muscle fiber. 3. quirk, peculiar trait, peculiarity of behavior. 4. thing about which one is fastidious. 5. anger; irritation. 6. equanimity, emotional balance: Bende sinir kalmadı. My nerves are shot./I´m very upset. 7. irritating, exasperating (person, thing). ağrısı neuralgia. leri altüst/ayakta olmak to be very upset, angry, or irritated. argınlığı neurasthenia. boğumları anat. neural ganglions. leri boşanmak to have a fit of nerves, be unable to control oneself, get hysterical or slightly hysterical. ine dokunmak /ın/ to get on (one´s) nerves, irritate, Brit. give (someone) the pip. leri gergin olmak to be tense, be under nervous pressure. leri gerilmek (for someone) to be ready to explode with anger. harbi war of nerves. hastalığı/sayrılığı neuropathy. kesilmek to become enraged. kökenli neurogenic. leri kuvvetli cool, self-possessed, imperturbable. i oynamak/ olmak to get angry, get one´s dander up. i tutmak to get angry suddenly, get in a temper. leri zayıf excitable, easily excited; easily irritated.

    Turkish - English dictionary
  • sınır dışı etmekexpulser

    Turkish - French Dictionary
  • sınır dışı etmek ins Ausland abschieben.

    Turkish - German Dictionary
  • sınır dışı etmekexpulsar

    Turkish - Spanish dictionary
  • sinir hastası r Neurotiker.

    Turkish - German Dictionary
  • sinir krizi r Nervenzusammenbruch, e Nervenkrize.

    Turkish - German Dictionary
  • sinir küpü s Neverbündel.

    Turkish - German Dictionary
  • SINIR ÖTESİ KİRLİLİK[ Transboundary pollution, transfrontier polltion ] Bir ülkedeki emisyonların genellikle hava ya da su ile taşınarak bir diğer ülkeyi etkilemesi.

    Environmental Glossary
  • sinir savaşı r Nervenkrieg.

    Turkish - German Dictionary
  • sinir sistemi s Nervensystem.

    Turkish - German Dictionary
  • sinir sistemisazûmana tûreyê.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • SINIR TABAKASI(BOUNDARY LAYER) [i]Atmosferin yeryüzü şekillerinden etkilenen alt sürtünmeli seviyesi ile yeryüzü şekillerinin hiç etkin olmadığı üst sürtünmesiz seviye arasındaki sınır.

    Meteorological Glossary
  • sınır taşıtîlk.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • sinirbilim e Neurologie.

    Turkish - German Dictionary
  • sinirbilimneurology.

    Turkish - English dictionary
  • sinirbilimitûrenasî.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • sinirceneurosis.

    Turkish - English dictionary
  • sınırdaş(two or more countries) which share a common border, which border on each other; /la/ (country) which borders on (another country).

    Turkish - English dictionary
  • sınırdaşlıksharing a common border.

    Turkish - English dictionary
  • sınırdışıused in: etmek /ı/ to deport, send (someone) out of the country.

    Turkish - English dictionary
  • sinirdokuneural tissue.

    Turkish - English dictionary
  • sinirine dokunmak jdm. auf die Nerven gehen.

    Turkish - German Dictionary
  • sınırlamaklimiter

    Turkish - French Dictionary
  • sınırlamak begrenzen, beschrTMnken.

    Turkish - German Dictionary
  • sınırlamaklimitar

    Turkish - Spanish dictionary
  • sınırlamaksînorkirin, tixûb kirin.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • SINIRLAMAK f. 1. Sınır koymak. 2. Belirlemek.

    Turkish - Turkish dictionary
  • sınırlamak,sınırlandırmak /ı/ to limit, set a limit to.

    Turkish - English dictionary
  • sınırlandırmak begrenzen.

    Turkish - German Dictionary
  • sınırlanmakto be limited.

    Turkish - English dictionary
  • sınırlayıcılimiting, restrictive.

    Turkish - English dictionary
  • sinirlemek/ı/ 1. to pull out the sinewy parts in (a piece of meat). 2. to hamstring, cut the leg tendons of (an animal).

    Turkish - English dictionary
  • sinirlendirmekirriter

    Turkish - French Dictionary
  • sinirlendirmekirritar

    Turkish - Spanish dictionary
  • sinirlendirmekhêrs kirin.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • sinirlendirmek/ı/ to put (someone) in a temper, make (someone) mad; to irritate, annoy, grate on/upon, Brit. give (someone) the pip.

    Turkish - English dictionary
  • sinirlenmek sich TMrgern.

    Turkish - German Dictionary
  • sinirlenmekhêrs bûn.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • sinirlenmek/a/ to get mad (at); to get irritated (at), get annoyed (at).

    Turkish - English dictionary
  • sınırlılimité

    Turkish - French Dictionary
  • sınırlıfini

    Turkish - French Dictionary
  • sinirlinerveux

    Turkish - French Dictionary
  • sınırlı begrenzt, beschrTMnkt.

    Turkish - German Dictionary
  • sinirli nervös.

    Turkish - German Dictionary
  • sınırlılimitado

    Turkish - Spanish dictionary
  • sınırlıfinito

    Turkish - Spanish dictionary
  • sinirlinervioso

    Turkish - Spanish dictionary
  • sinirli1.bihêrs. 2.bitûre.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • SİNİRLİSinir küpü olan birini görmek akılsız ve hisleriyle hareket eden ve bundan zararlı çıkan kimseye, Bir şeye sinirlendiğini görmek, can sıkıcı bir duruma delalet eder.

    Dream Dictionary of Phrase
  • sınırlı1. /la/ bounded by. 2. limited, restricted. doğru math. segment, line segment. sayı math. finite number. sorumlu ortaklık law limited liability company.

    Turkish - English dictionary
  • sinirli1. quick to anger, quick-tempered. 2. angry, in a temper; heated, irate. 3. tense and irritable, edgy, nervous. 4. full of sinews, sinewy, tendinous.

    Turkish - English dictionary
  • sinirlilik e NervositTMt.

    Turkish - German Dictionary
  • sinirlilik1. quickness of temper. 2. anger; irateness. 3. edginess, irritableness, nervousness. 4. sinewiness.

    Turkish - English dictionary
  • sinirliyaprakotu (sinirotu) Sinirotugiller familyasından; bir veya çok yıllık otsu bir bitkidir. Birçok yabani türü vardır.Faydası : İdrar söktürür. Yaraları iyileştirir. Cerahatı boşaltır. Nasırların sökülmesinde kullanılır.

    Plants Glossary
  • sinirselneural.

    Turkish - English dictionary
  • sınırsız unbegrenzt, unbeschrTMnkt.

    Turkish - German Dictionary
  • sınırsız1. lacking a frontier, border, boundary, or limit. 2. boundless, limitless, unlimited, unrestricted. doğru math. line. sayı math. infinity. sorumluluk law unlimited liability.

    Turkish - English dictionary

Last Searched Words

  • sınır

    2022-05-23 02:46:02
    Turkish - French Dictionary
  • ATAERKİL

    2022-05-23 02:46:01
    Turkish - Turkish dictionary
  • KATLI KORELASYON

    2022-05-23 02:46:00
    Dictionary of Economics
  • repetir

    2022-05-23 02:45:59
    Spanish - Turkish Dictionary
  • mazeret

    2022-05-23 02:45:58
    Turkish - French Dictionary
  • unerzogen

    2022-05-23 02:45:57
    German - Turkish Dictionary
  • banmak

    2022-05-23 02:45:57
    Turkish - German Dictionary
  • stable 1

    2022-05-23 02:45:56
    English - Turkish Dictionary
  • mazurka

    2022-05-23 02:45:56
    English - Turkish Dictionary
  • megaton

    2022-05-23 02:45:55
    Turkish - English dictionary

Keyword Searches

  • English - Turkish Dictionary
  • ılık

    2022-05-23 02:10:57
    Turkish - French Dictionary
  • necesen

    2022-05-23 00:35:47
    Azerbaijani - Turkish Dictionary
  • hercai

    2022-05-23 01:36:20
    Turkish - German Dictionary
  • PÜRYAN

    2022-05-23 01:07:11
    Ottoman - Turkish Dictionary
  • açık

    2022-05-23 02:13:51
    Turkish - French Dictionary
  • vuslat

    2022-05-23 01:00:17
    Turkish - Kurdish Dictionary
  • çüş

    2022-05-23 01:08:07
    Turkish - German Dictionary
  • Rh NULL HASTALIĞI

    2022-05-23 01:07:22
    Medicine and Hematology Glossary
  • kûnek

    2022-05-23 01:07:55
    Kurdish - Turkish dictionary