"

sınıf

" Kelimesi için arama sonuçları
Türkçe - Almanca Sözlük

sınıflandırmak (Fiil)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
klassifizieren, gliedern.
Türkçe - İspanyolca Sözlük

sınıflandırmak (Fiil)

(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
clasificar
Türkçe - Kürtçe Sözlük

sınıflandırmak (Fiil)

(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
polandin.
Türkçe - İngilizce Sözlük

sınıflanmak (Fiil)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
to be classified.
Felsefe Sözlüğü

Sınıflaşma. (Ünlem)

(Felsefe Sözlüğü) :
Tarihsel özdekçiliğe göre toplumsal sınıflaşmalar, maddesel koşulların ürünüdür. Tüccarın neden tüccar, memurun neden memur, yoksulun neden yoksul ve bilgilinin neden bilgili olduğunu anlamak için onların içinde bulundukları maddesel koşulları incelemek gerekir. Sınıfları ortaya çıkaran ve belirleyen ekonomik koşullardır. İlkel komünal toplumundan günümüz anamalcı toplumuna kadar sürüp gelen değişmeler insanlar arasındaki üretim ilişkilerinin değişmeleri sonucudur. Bu üretim ilişkilerinin temel belirleyicisi de insanın üretim araçlarıyle olan ilişkisidir. Üretim, sosyal bir olgudur. Sınıflaşmaları doğuran, üretim araçları mülkiyetinin kimi ellerde toplanarak çoğunluğun bundan yoksun bırakılmasıdır. Çeşitli üretim ilişkilerine göre oluşan ara sınıfların üstünde daima iki temel sınıf var olmuştur ki bunlar da sömüren ve sömürülen sınıflardır. Bu iki sınıfı, üretim araçlarının mülkiyeti ve yoksunluğu belirlemiştir. Anamalcı düzen, yapısı gereği, bu iki sınfı gittikçe uçlaştırmaktadır. Temel çatışma, üretimin ve üretim araçlarının sosyalleşmesine rağmen mülkiyetin bireysel kalmasından doğar. bkz. Sınıf, Anamalcılık, Tarihsel Özdekçilik.
Türkçe - Kürtçe Sözlük

sınıfsal (Ünlem)

(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
polî, sinifî.
Türkçe - Almanca Sözlük

sınıfta kalmak (Sayı)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
sitzenbleiben.
Türkçe - Kürtçe Sözlük

sınıfta kalmak (Sayı)

(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
difergêhê de man.