"

sosyal

" Kelimesi için arama sonuçları
Sosyoloji Sözlüğü

SOSYAL EŞİTSİZLİK [İng. Social İnequality]: (Sıfat)

(Sosyoloji Sözlüğü) :
Fert ve sosyal grupların, toplum hayatında iradeleri dışında gerekli çabayı göstermelerine rağmen, çeşitli hak ve menaatleri aynı ölçüde elde edememeleridir. Sosyal eşitsizlik doğuştan ortaya çıkan biyolojik farklılıklarla karıştırılmamalıdır.Sosal eşitsizlik, fertlerin sosyal ve ekonomik nimetlerden eşit faydalanamamalarıdır. Kazanılan statüyü eğitim yoluyla elde edilen fertlerin meslekî hayatta aynı başarıya sahip olamamaları ve sosyal hareketliliğe uğrayamamalarıdır. İnsanların kabiliyet, ihtisas ve liyakatlarına göre değil de, subjektif şartlara göre muameleye tâbi tutulmaları sosyal eşitsizliklerin doğuşuna sebep olmaktadır. (Bkz. Sosyal Hareketlilik, Sosyal Statü, Fırsat Eşitliği)
Ekonomi Sözlüğü

SOSYAL FAYDA (Sıfat)

(Ekonomi Sözlüğü) :
Alınan ekonomik kararlar sonucunda, toplumun refah seviyesinde meydana gelen artıştır. Bu kararlar devlet tarafından alınabileceği gibi, kişiler tarafından da alınabilir.
Piskoloji Sözlüğü

Sosyal Fobi (Sıfat)

(Piskoloji Sözlüğü) :
Kalabalık ve sosyal ortamlardan duyulan fobik korku. Kişi genellikle küçük düşme korkusu duyar.
Sosyoloji Sözlüğü

SOSYAL GELİŞME [İng. Socila Progress]: (Sıfat)

(Sosyoloji Sözlüğü) :
Sosyal gelişme geniş kapsamlı bir kavramdır. Hem ekonmik kalkınmayı, hem ekonomik büyümeyi ve hem de nüfusun sosyal ve kültürel seviyesindeki bir iyileşmeyi ve hem de nüfusun sosyal ve kültürel seviyesindeki bir iyileşmeyi ihtiva eder. Sosyal gelime, ekonomik olduğu kadar, beşerî kapitalin gelişmesini, insangücü kaynaklarının nitelik ve nicelik bakımından yeterli hale gelmesini, orta sınıflaşmayı, siyasî ve ekonomik katılmayı, eğitim ve sağlık imkânlarından yeterince faydalanmayı, fırsat eşitlilğini, çeşitli risklere karşı korunmayı, gösteriş tüketiminden uzaklaşmayı ifade etmektedir. Okullaşma, sendikalaşma oranları, toplam istihdamda sigortalı işçi oranı, ağımlılık oranı, hanehalkı 0-1 ya bebek ölüm oranı, dernekleşme ve resmî kanal dıı teşkilâtlanma, kurallara uyma, toplam tüketim içinde yiyecek ve giyecek oranın düşüklüğü, ortalama hayat ümidinin yüksekliğ, sosyal gelişmenin bazı göstergeleridir. (Bkz. İktisadî Kalkınma, İktisadî Büyüme, Beşerî Kapital)
Sosyoloji Sözlüğü

SOSYAL GRUP [İng. Social Group]: (Sıfat)

(Sosyoloji Sözlüğü) :
Sosyal grup, birden fazla ferdin diğer fertlerle karşılıklı etkileşim iinde olduğu ve bazı ortak değerleri paylaşan bir sosyal sistemden ibarettir. (Caplow, T., 1965, Green, A.W., 1960) Sosyal grubun insan hayatında büyük önemi vardır. Bir insan sosyal bir grup içinde doğar, büyür ve ölür. İnsanın toplum içinde varlığını devam ettirebilmesi için, başkalarının desteğine ve yardımına ihtiyacı vardır. O halde, her fert birden fazla sosyal grup ile ilişki halindedir (Chinoy, E., 1965)Sosyal grup teşkilâtlı (gayrî resmî ve resmî, açık ve kapalı) veya teşkilâtsız (kalabalık,halk) olarak şekillenebilir; önemli olan grup üyelerinin karşılıklı olarak üstlendikleri roller, davranışlar ve bunların grup üyelerini büünleştirci bağıdır. Bütünleştirici bağın gerçekleebilmesi için de; grup üyelerinin birbirlerinin özelliklerini bilmeleri ve farkında olmaları gerekir.Toplumun grup bütünlüğüne kavuşabilmesi için, sosyal normlar, duygular ve dil kvvetli bir bağlayıcı rol üstlenirler.Sosyal grupların çeşitli tipleri vardır. (Jary, D.,J., 1991) (Bkz. Birincil grup, İkincil Grup, Referans Grubu, Çükar Grupları, Sosyal Kategori).Sosyal grup üyeliği doğuştan sonra sosyal ilişkiler ağı içinde kazanılan bir özelliktir. Kızıl saçlılar, esmerler, uzun boylular, erkek veya kadınlar sosyal grup oluşturmazlar. Ancak, sosyal gruplar içinde ortak fikir, eğilim ve düşüncelere göre yer alabilirler.
Türkçe - Kürtçe Sözlük

sosyal güvenlik (Sıfat)

(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
ewleyiya civakî.
Sosyoloji Sözlüğü

SOSYAL HAREKETLİLİK [İng. Social Mobility]: (Sıfat)

(Sosyoloji Sözlüğü) :
Sosyal hareketlilik, bir toplumda fertlerin, ailelerin ve sosyal grupların sahip oldukları bir statüden diğer bir statüye doğru olan hareketlilikleridir. (Bkz. Sosal Statü) Statü tabakalaşmasının görüldüğü toplumlarda, kast tabakalaşmasının görüldüğü toplumlarda, kast tabakalaşmasının görüldüğü toplumlara göre daha fazla hareketlilik grülmektedir. Sosyal hareketlilikte coğrafî ve meslekî hareketlilik esas alınmaktadır.Günümüzde en önemli hareketlilik aracı, eğitim ve öğretim sayılmaktadır. Fertlerin eğitim yoluyla bir meslek kazanmaları, onlara kazanılan statü yollarını açmaktadır. Yaygın şekliyle sosyal hareketlilik, meslekî hareketlilik olarak tanımlanır olmuştur. (Bottomore, T. B., 1975)Sosyal hareketlilik yatay ve dikey şekillerde ortaya çıkailmektedir. (Bkz. Yatay Hareketlilik, Dikey Hareketlilik)Bir diğer hareketlilik şekli de nesillerarası sosyal hareketliliktir. (Goodman N., Meselâ; babası küçük esnaf bir kimsenin doktor olması nesillerarası hareketliliktir.Türkiye'de iç göçler, coğrafî ve meslekî hareketlilik doğurmaktadır. Ülkemizde hem uzun, hem kısa mesafeli göçler görülmektedir. İç göçlerde kadın nüfus daha çok kısa mesafeli göçe konu olmaktadır. (Bkz. Göç) (Goldhamer, H., C. 14, 1968, Sorokin, P., 1927)
Sosyoloji Sözlüğü

SOSYAL HASILA [İng. Socila Returns]: (Sıfat)

(Sosyoloji Sözlüğü) :
Bir çok sektörde, meselâ, eğitimde elde edilen ferdî menaatlerin ve imkânların dışında üçüncü şahıslara ve toplumun bütününe yönelik menfaatlerin ve imkânların yaratılmasıdır. (Machlup, F., 1970)
Sosyoloji Sözlüğü

SOSYAL İLİŞKİ [İng. Social Relations]: (Sıfat)

(Sosyoloji Sözlüğü) :
Bir ferdin veya grubun kendi dışındaki fert ve grupların davranışlarını ve beklentilerinhesaba katarak sürdürdüğü ilişkiye dayalı etkileşimdir. (Chinoy, E., 1965, Broom and Selzneick, 1965)Fert ve sosyal grupların, sadece kendi varlıkları, grüş ve duygularını tespit etmiş olmaları yeterli değildir. Bunun yanısıra kendi dışlarında bulunanların varlıklarında haberdar olmaları ve onları farketmeleri gerekmektedir. (Bkz. Sosyal Grup) Çeşitli sosyalgruplara mensup olmanın şuuru, topluma dahil olmanın şuuru ile desteklenmediği sürece sosyal ilişkilerde kopukluklar görülebilmektedir. Sosyal ilişki şekilleri, toplumların bütünleşme veya çözülme durumlarını bize aksettiren göstergelerdir.Kültür unsurları ve bilhassa dil, sosyal ilişkilerde önemli rol oynayan bir müessesedir. ilişki düzeni konusunda birincil gruplar ve ikincil grupların yanısıra birincil ilişkiler ve ikincil ilişkilerden de bahsedilebilir. (Bkz. Birincil Grup, İkincil Grup) E. Durkheim, F. Tönnies, C. H. Cooley gibi sosyolglar, bu kavramlar üzerinde durmuşlardır.Kitle haberleşme araçlarının gelişmesi ve TV ağımlılığı ilişiler üzerinde etkili olmakta, batı olumlu ve olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Nispeten komşuluk ilişkilerinin ve aile içi akrabalık münasebetlerinin azalması ekran esaretiyle ilgili sayılmaktadır. (Postman, N., 1994)
Sosyoloji Sözlüğü

SOSYAL İNSAN [İng. Homo-Socius]: (Sıfat)

(Sosyoloji Sözlüğü) :
İktisadî insan (homo-economicus) kavramından ve tipinden çok daha geniş ve kapsamlı bir kavrandır. (Bkz. İktisadî İnsan davranışının kıymet ve değer hükmünü sadece ekonomik değil, ama sosyal kapsamında ele alan meta ekonomik bir tiplemedir Sosyal amaçları, kamu menfaati ve kamu sağlığını da gözönüne alan bir yaklaşım tarzıdır. (Genel Ekonomi Ansiklopedisi, C. 1, 1988)