"

sünnet

" Kelimesi için arama sonuçları
Rüya Tabirleri Sözlüğü

SÜNNET OLMAK / ETMEK (Özel isim)

(Rüya Tabirleri Sözlüğü) :
Yaşlı birinin sünnet olması dindeki düzgünlüğe, Oğlan çocuğunun sennet olması, onun sennet ehli biri olmasına, Sünnetsiz olduğunü görmek sünnet-i seniyyeye muhalefet etmeye; Sennet etmek pisliklerden temizlenmeye, ferahlığa ve sevince delalet eder.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

SÜNNET-İ GAYR-I MÜEKKEDE (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Peygamber'in (A.S.M.) ibadet maksadıyla ara-sıra yapmış olduğu ameldir.
İslami Terimler Sözlüğü

Sünnet-i Gayri Müekkede (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
(Kuvvetli olmayan sünnet) Peygamber efendimizin, ibâdet maksadı ile arasıra yapıp, arasıraterk ettikleri işler ve ibâdetler. Buna, müstehâb da denir.İkindi ve yatsı namazlarının ilk dört rek'atlik sünnetleri, sünnet-i gayr-i müekkededir. (İbn-iÂbidîn)
İslami Terimler Sözlüğü

Sünnet-i Hasene (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
İlk asırda (Resûlullah efendimiz ve O'nun arkadaşları olan Eshâb-ı kirâm zamânında) asıllarıîtibâriyle bulunan, sonraları daha da geliştirilen, minâre, mektep yapmak ve kitâb yazmak gibi,İslâm'ın izin verdiği, hattâ emrettiği güzel ve faydalı işler .Bir kimse, İslâm'da bir sünnet-i hasene yaparsa, bunun sevâbına ve bunu yapanlarınsevâblarına kavuşur. (Hadîs-i şerîf-Sahîh-i Müslim)Minâre, müstehab olan sünnet-i hasenedir. Çünkü, müezzinin, ezânı yükseğe çıkıp okumasısünnettir. Minâre, bu sünnete yardım etmektedir. (Abdülganî Nablüsî)İslâm âlimlerinin çoğu, amelde bid'atleri (dinde ortaya çıkan, yapılan yenilikleri) iki kısmaayırdılar. Sünnete muhâlif olmayan yeniliklere, yâni birinci asırda Eshâb-ı kirâm zamânında aslıbulunanlara, bid'at-ı hasene (güzel, beğenilen bid'at) dediler. Aslı bulunmayanlara (dindenolmayan ve ibâdet olarak yapılan şeylere), bid'at-i seyyie (kötü, çirkin bid'at) dediler. İmâm-ıRabbânî hazretleri ise, aslı bulunanlara bid'at ismini bulaştırmadı. Bunlara, sünnet-i hasenededi. Mevlid okumak, minâre, türbe yapmak böyledir. Bid'at ismini, yalnız aslı bulunmayanlaraverdi. (Seyyid Abdülhakîm Arvâsî)
İslami Terimler Sözlüğü

Sünnet-i Hüdâ (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Sünnet-i Müekkede. (Bkz. Sünnet-i Müekkede)
İslami Terimler Sözlüğü

Sünnet-i Kifâye (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Başkalarının meselâ beş-on kişiden birinin işlemesiyle, diğerlerinden sâkıt olan (düşen)sünnet.Selâm vermek, î'tikâfa girmek (ibâdet niyyetiyle mescidde bir miktâr durmak) ve dînin izinverdiği işlerin evvelinde Besmele-i şerîfeyi söylemek, terâvih namazını câmide cemâatle kılmaksünnet-i kifâyedir. (Kutbüddîn İznikî)
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

SÜNNET-İ MÜEKKEDE (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Peygamberin (A.S.M.) devam edip pek az terk buyurmuş olduğu sünnettir.
İslami Terimler Sözlüğü

Sünnet-i Müekkede (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Peygamber efendimizin devamlı yaptıkları, pek az terk ettikleri işler ve ibâdetler. Buna,Sünnet-i hüdâ da denir.Sabah, öğle ve akşam namazının sünnetleri, yatsı namazının son iki rek'at sünneti, sünnet-imüekkededir. Ayrıca ezân okumak, kâmet getirmek, cemâate devâm etmek, abdest alırkenmisvâk kullanmak, müekked sünnetlerdendir. (Abdülganî Nablüsî)Namazda müekked sünneti terk, tahrîmen (harama yakın) mekrûh olur. (İbn-i Âbidîn)
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

SÜNNET-İ SENİYYE (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Hz. Peygamber'in (A.S.M.) sözlerine, emirlerine ve harekâtına dâir en yüksek ve kıymetli hâller, tavırlar, hareket düsturları.(...İşte O Zâtın şefaatı altına girip ve nurundan istifade etmenin ve zulümat-ı berzahiyeden kurtulmanın çaresi: Sünnet-i seniyyeye ittiba'dır. L.)
İslami Terimler Sözlüğü

Sünnet-i Seniyye (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Övülen, medh edilen sünnet; İslâm dîni. Resûlullah'ın yolu.Seâdete (kurtuluşa) ermek için; sünnet-i seniyyeye yapışmak ve bid'atlerden (dindesonradan çıkan yeniliklerden, reformlardan) kaçınmak lâzımdır. (İmâm-ı Rabbânî)Mest üzerine mesh etmenin câiz olduğu, sünnet-i seniyye ile sâbittir. (Abdullah Süveydî)Kalbin, Allahü teâlâdan başka şeyleri sevmesi, onu karartır, paslandırır. Bu pası temizlemeklâzımdır. Temizleyicilerin en iyisi, Resûlullah efendimizin sünnet-i seniyyesine tâbi olmaktır,uymaktır. Sünnet-i seniyyeye uymak, nefsin, kalbi karartan is teklerini yok eder. (AhmedFârûkî)