Results for "tasım
"
taşım (Noun)
(Turkish - German Dictionary) :
s Aufwallen.
tasım (Noun)
(Turkish - Kurdish Dictionary) :
qiyas.
TASIM (Noun)
(Turkish - Turkish dictionary) :
is. Kıyas.
TAŞIM (Noun)
(Turkish - Turkish dictionary) :
is. Kısa süreli kaynatma.
tasım (Noun)
(Turkish - English dictionary) :
log. syllogism.
taşım (Noun)
(Turkish - English dictionary) :
used in: kaynamak (for a liquid) to come to the boil (for a specified number of times). kaynatmak /ı/ to bring (a liquid) to the boil (for a specified number of times): Sütü yalnız bir taşım kaynattı. She brought the milk to the boil only once.
Tasım. (Noun)
(Philosophical Dictionary) :
(Os. Kıyas, Fr. Syllogisme, Al. Syllogismus, İng. Syllogism, İt. Sillogismo). Biçimsel mantığın tümdengelim yo4luyle sonuç çıkarma yöntemi... Tasım, biçimsel mantıkta, bir özelliği, o özelliği kapsayan genellikle karşılaştırarak sonuç çıkarma yöntemidir. Örneğin, insanlar ölümlüdür, Sokrates insandır, öyleyse Sokrates de ölümlüdür. Bu tasımda sonuç tümden gelir ve tümle doğrulanır, öncüller ve sonuç genelden özele doğru birbirlerini kapsarlar. İnsan ölümlülüğü, Sokrates insanlığı ve bundan ötürü de ölümlülüğü kapsar. İnsan ölümlülüğü ve Sokrates insanlığı kapsıyorsa Sokrates'in ölümlülüğü de kapsaması zorunludur. Tasımın ilk iki önermesine öncüller, sonucu veren üçüncü önermesine vargı denir. İlkin Aristoteles tarafından biçimlendirilmiştir. bkz. Öncül, Vargı, Önerme, Mantık, Aristoculuk, Tümdengelim, Tümevarım.
taşıma (Noun)
(Turkish - French Dictionary) :
transport
taşıma (Noun)
(Turkish - Spanish dictionary) :
transporte
taşıma (Noun)
(Turkish - English dictionary) :
carrying, transport. su ile değirmen dönmez. proverb An enterprise can´t be carried out successfully with inadequate means.