Results for "vuslat
"
vuslat (Noun)
(Turkish - Kurdish Dictionary) :
gihaştin.
VUSLAT (Noun)
(Turkish - Turkish dictionary) :
is. Sevdiğine kavuşma.
VUSLAT (Noun)
(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Visal. Sevdiğine kavuşma, ulaşma, bitişme. Bitiştiren.
VUSLAT (Noun)
(Names Dictionary) :
Kız ismi.Sevgiliye kavuşma
VUSLAT (Noun)
(Islamic Glossary) :
Erişmek, kavuşmak, gönlün devâmlı olarak ve kıl kadar istikâmet değiştirmeyerek Allahüteâlâya bağlı kalması.Tasavvuf yolunun âşıkları, yakınlık görünen uzaklıkla sevinmezler. Onlar uzak görünen biryakınlık ve ayrılık görülen bir vuslat ararlar. İşin geciktirilmesine, sonraya bırakılmasına râzıolmazlar. Tembelliği, gericiliği çirkin bilirler. Kıymetli dak ikaları, yaldızlı pislikler için eldenkaçırmazlar. (İmâm-ı Rabbânî)Emrine baş eğenlerinVuslatına erenlerinBülbül gibi ötenlerinKimse dilin bilmez imiş.(M. Sıddîk Gümüş)
vuslat (Noun)
(Turkish - English dictionary) :
,-tı union or reunion (with one´s beloved).
VUSLAT
(Islamic Glossary) :
Erişmek, kavuşmak, gönlün devâmlı olarak ve kıl kadar istikâmet değiştirmeyerek Allahü
teâlâya bağlı kalması.
Tasavvuf yolunun âşıkları, yakınlık görünen uzaklıkla sevinmezler. Onlar uzak görünen bir
yakınlık ve ayrılık görülen bir vuslat ararlar. İşin geciktirilmesine, sonraya bırakılmasına râzı
olmazlar. Tembelliği, gericiliği çirkin bilirler. Kıymetli dakikaları, yaldızlı pislikler için elden
kaçırmazlar. (İmâm-ı Rabbânî)
Emrine baş eğenlerin
Vuslatına erenlerin
Bülbül gibi ötenlerin
Kimse dilin bilmez imiş.
(M. Sıddîk Gümüş)