kısmen mekanize kaynak (yarı otomatik kaynak) (Noun)
15:59:03
sıralı gözenek (Noun)
15:50:18
sürtünme basıncı (Noun)
15:45:16
ısıl işlem (Numeral)
15:43:22
yukarı dik konum (Noun)
15:40:27
hidrostatik test (Noun)
15:30:27
oyma (oluk açma) (Noun)
15:29:09
kısa devre geçişi (Numeral)
15:21:48
haddeleme kaynağı RW (Noun)
15:21:06
tutma süresi (Verb)
15:19:49
koruyucu gaz ark kaynağı (Noun)
15:16:10
düşey karakteristikli kaynak güç ünitesi (Numeral)
Kaynak ağzı (Noun) (8530k)
kaynak (Noun) (7082k)
bazik elektrot (Adjective) (6112k)
kaynak ağzı açma. kaynak ağzı hazırlama (Noun) (5875k)
Akma mukavemeti (Rt0.5, Rp0.2 ya da ReH) (Noun) (5679k)
kök paso (Noun) (5292k)
kaynak operatörü (Noun) (5001k)
ısıdan etkilenmiş bölge, IEB (Numeral) (4910k)
anma kaynak kalınlığı (Noun) (4658k)
alın yakma (Noun) (4617k)
yetersiz nüfuziyet (Adjective) (4524k)
şaloma (Adverb) (4452k)
Turkish - French Dictionary
French - Turkish dictionary
Turkish - German Dictionary
German - Turkish Dictionary
Turkish - Spanish dictionary
Spanish - Turkish Dictionary
Turkish - Kurdish Dictionary
Kurdish - Turkish dictionary
Turkish - English dictionary
English - Turkish Dictionary
Turkish - Turkish dictionary
Italian - Turkish dictionary
Ottoman - Turkish Dictionary
Azerbaijani - Turkish Dictionary
Biology Glossary
Philosophical Dictionary
Chemical Dictionary,
Psychology, Dictionary
Sociological Dictionary
Dictionary of Economics
Medicine and Hematology Glossary
Environmental Glossary
Names Dictionary
Nautical Dictionary
Meteorological Glossary
Automotive Industry Glossary
Dream Dictionary of Phrase
Islamic Glossary
Computer, Internet Glossary
Tourism Glossary
Plants Glossary
Recipes Glossary
Welder Dictionary Eng - TR
Welder Dictionary TR - Eng