"

ÎN

" Kelimesi için arama sonuçları
İngilizce - Türkçe Sözlük

in the thick of the battle (İlgeç)

(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
muharebenin en şiddetli yerinde.
İngilizce - Türkçe Sözlük

in the vicinity of (İlgeç)

(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
1. dolaylarında, civarında: She lives in the vicinity of Taksim. Taksim civarında oturuyor. 2. k. dili aşağı yukarı, yaklaşık olarak: His salary is in the vicinity of two billion a month. Ayda aşağı yukarı iki milyar maaş alıyor.
İngilizce - Türkçe Sözlük

in the wake of (İlgeç)

(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
1. -in ardında, -in peşinde. 2. -in ardından, -den sonra; ... sonucunda.
İngilizce - Türkçe Sözlük

in the world (İlgeç)

(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
k. dili Allah aşkına, Allahı/Allahını seversen (Soru zamirleriyle kullanılır.): What in the world is that? O ne, Allahını seversen? How in the world did you do that? Onu nasıl yaptın Allah aşkına?
İngilizce - Türkçe Sözlük

in this connection (İlgeç)

(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
bu münasebetle, bu hususta.
İngilizce - Türkçe Sözlük

in three months (İlgeç)

(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
üç aya kadar.
İngilizce - Türkçe Sözlük

in time (İlgeç)

(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
1. vaktinde, zamanında (yetişmek/yetiştirmek): Can you finish this in time? Bunu vaktinde yetiştirebilir misiniz? We can´t get there in time. Yetişemeyiz. 2. zamanla: In time you too will become a general. Zamanla sen de general olursun.
İngilizce - Türkçe Sözlük

in total (İlgeç)

(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
1. toplam olarak. 2. bütünüyle, tamamıyla.
İngilizce - Türkçe Sözlük

in tow (İlgeç)

(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
k. dili beraberinde: He had his girl friend in tow as well. Beraberinde kız arkadaşı da vardı.
İngilizce - Türkçe Sözlük

in triplicate (İlgeç)

(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
üç kopya olarak.