"

üst

" Kelimesi için arama sonuçları
Türkçe - Almanca Sözlük

ustabaşı (İsim)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
r Werkmeister.
Türkçe - İspanyolca Sözlük

ustabaşı (İsim)

(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
capataz
Türkçe - Kürtçe Sözlük

ustabaşı (İsim)

(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
serhosda.
Türkçe - İngilizce Sözlük

ustabaşı (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
,-nı foreman, head workman.
Türkçe - İngilizce Sözlük

ustaca (Zarf)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
skillfully.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ÜSTAD (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Üstaz) İlim veya san'atta üstün olan kimse. Usta, san'atkâr. Muallim, profesör. Bilgide veya san'atta veya amelde meharetli zât.
İslami Terimler Sözlüğü

ÜSTÂD (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Muallim, öğretici, rehber.İnsan, yaratılışta iki taraflıdır. Ona hidâyet, üstünlük tarafını tanıtabilmek ve bunukuvvetlendirmeye çalışmasını sağlamak için muallim, bir üstâd lâzımdır. Bâzı çocuklar,nasîhatla, yumuşak sözle ve mükâfât vererek yola gelir. Bâzısı, sert ve acı sözle ve cezâvererek terbiye kabûl eder. Üstâd mâhir olup, çocuğun yaratılışının nasıl olduğunu anlamalı,ona şefkat ile tatlı veya acı te'sir ederek terbiye etmeli, yâni yetiştirmelidir. Böyle mâhir vemüşfik bir rehber olmadıkça, çocuk ilim ve ahlâk edinemez, yükselemez. Rehber yâni ilim veahlâk sunan zât, çocuğu felâketten kurtarıp, seâdete kavuşturur. (İslâm Ahlâkı)Üstâd mâhir ve müşfik, talebe de zekî ve çalışkan olursa, öğrenilmeyecek mes'ele yoktur.(Seyyid Abdülhakîm Arvâsî)
İslami Terimler Sözlüğü

ÜSTÂD

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Muallim, öğretici, rehber. İnsan, yaratılışta iki taraflıdır. Ona hidâyet, üstünlük tarafını tanıtabilmek ve bunu kuvvetlendirmeye çalışmasını sağlamak için muallim, bir üstâd lâzımdır. Bâzı çocuklar, nasîhatla, yumuşak sözle ve mükâfât vererek yola gelir. Bâzısı, sert ve acı sözle ve cezâ vererek terbiye kabûl eder. Üstâd mâhir olup, çocuğun yaratılışının nasıl olduğunu anlamalı, ona şefkat ile tatlı veya acı te'sir ederek terbiye etmeli, yâni yetiştirmelidir. Böyle mâhir ve müşfik bir rehber olmadıkça, çocuk ilim ve ahlâk edinemez, yükselemez. Rehber yâni ilim ve ahlâk sunan zât, çocuğu felâketten kurtarıp, seâdete kavuşturur. (İslâm Ahlâkı) Üstâd mâhir ve müşfik, talebe de zekî ve çalışkan olursa, öğrenilmeyecek mes'ele yoktur. (Seyyid Abdülhakîm Arvâsî)
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ÜSTAD-I A'ZAM (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
En büyük üstad. Muallimlerin en üstünü ve reisi olan.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ÜSTAD-I EZELÎ (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Cenab-ı Hak. Bütün ilim ve bilgilerin, marifetlerin öğreticisi. Alîm-i Mutlak ve Hakîm-i Ezelî.(... Hem maden-i kemalât ve muallim-i ahlâk-ı âliye olan o dellâl-ı vahdaniyet ve saadet kendi kendine söylemiyor, belki söylettiriliyor. Üstad-ı Ezelîsinden ders alır, sonra ders verir... M.)