"İKTİSA
" Kelimesi için arama sonuçları
İKTİSADÎ KALKINMA [İng. Economic Development (take (İsim)
(Sosyoloji Sözlüğü) :
Zaman zaman kalkınma kavramının büyüme kavramı ile e anlamlı kullanıldığı görülür. Aslında kalkınma büyümeden farklıdır. Büyüme genellikle ölçülebilir değerleri ele alırken, kalkınma ekonomik değerler yanında sosyal ve siyasal konuları da ele alan genel boyutlu bir değişimi ifade eder. Bazı yazarlar kalkınmayı depresyonu izleyen düzelme safhası olarak tanımlamaktadırlar.İktisadî kalkınma konusunda kapsamlı bir çalışma yapan W. Rostow 1960 yılında "Stages of Economic Growth" adlı eserini yayınlamıştır. Rostow, Kitabında da belirttiği gibi, aslında tarihin seyri hakkında bir bilgi vermektedir. bu eserde kalkınma modeli beş aşama, kalkı, olgunluk aşaması kütle tüketim aşaması. Bu modelin diğer kalkınma modelleri arasında önem kazanmasının bir sebebi kalkış aşamasında az gelimiş olkelerin kalkınma sorunlarına değinilmiş olmasıdır.Rostow'un kalkınma medeli kalkınma konusuna bir çok moktada açıklık getirmekle birlikte bir çok noktada da eleştiriye maruz kalmıştı. Özellikle en fazla eletiri olan nokta; kalkışa geçiş aşaması ile kalkış aşamasının birbirinden kesin çizgilerle ayrılmamış olmasıdır.Kalkınma sadece ekonomi ve üretimde yeni bir aşama değil, toplumsal, siyasal ve kültürel bir değişim sürecidir. Geleneksel tarım toplumlarının sanayi toplumuna geçmesini sadece ekonomik olaylarla açıklamak mümkün değildir. Sosyal ve siyasî yapıya uygun ekonomik kararların plânlanıp uygulanması gerekir. (Jary, D. and J., 1991, İlkin, A. 1983,Serin, N., 1967, Güner, A. O., 1978)
İKTİSADİ KENDİNE YETERLİLİK (İsim)
(Ekonomi Sözlüğü) :
Bir bölgede üretilen bir ürünün yine aynı bölgede üretilme imkanının olmasına "iktisadi kendine yeterlilik" denilmektedir.
İKTİSADİ MAL (İsim)
(Ekonomi Sözlüğü) :
İhtiyaç giderme özelliği taşıyan fakat bir gayret veya fedakarlık sonunda elde edilebilen mal ya da hizmettir. Bu mal ve hizmetlerin elde edilmesi ancak başka şeylerden vazgeçilmesi ile gerçekleşebilir. Vazgeçilen şey ise genellikle paradır.
İKTİSADİ MİLLİYETÇİLİK (İsim)
(Ekonomi Sözlüğü) :
Askeri ve sivil ihtiyaçların karşılanmasında ülkenin dış ülkelere bağlı olmayacak, kendi imkanları ile savaşta ve barışta kendine yetebilecek bir duruma erişmesini hedeflemektedir.
İKTİSADİ MODELLER (İsim)
(Ekonomi Sözlüğü) :
(Bk. Model)
İKTİSADİ MÜEYYİDELER (İsim)
(Ekonomi Sözlüğü) :
Genellikle Birleşmiş Milletler Teşkilatının kararlarına aykırı olan ve barışı tehdit edici karterde davranışlarda bulunan hükümetlere karşı alınmış baskı tedbirleridir.
İKTİSADİ OLGUNLUK (İsim)
(Ekonomi Sözlüğü) :
Toplumların ekonomik gelişimini tarihsel bir yaklaşımla açıklamaya çalışan W. Rostowun tarihsel büyüme aşamalarından dördüncüsüdür. Bu aşamada ulusal gelirin artık % 10-20 kadarı devamlı olarak yatırıma kaydırılır, gelir artışı nüfus artışından fazladır, yeni sanayi kolları gelişir, eskiler ağırlıklarını yitirir. Harekete geçmenin başlamasından yaklaşık 60 yıl sonra olgunlaşma aşamasına girilir. Sanayi daha da gelişir ve yeni teknikler uygulamaya sokulur. Bu aşamada ayrıca işgücünün gelişimi, bileşimi ve becerisinde de değişiklik olur. Tarım kesiminde işgücü oranı % 40dan % 20lere düºer.
İKTİSADİ PARADOKSLAR (İsim)
(Ekonomi Sözlüğü) :
İktisatçıların yapmış oldukları tahminlerden ve teorik çıkarsamalardan gerçekte farklı durumların ve gelişmelerin olması. Örneğin, bir malın fiyatı arttığında (diğer şartlar veri iken) tüketim miktarı azalır. 1846 yılında İrlandada patates fiyatları artmasına rağmen tüketim miktarı artmıştır.
İKTİSADİ PLANLAMA (İsim)
(Ekonomi Sözlüğü) :
İktisadi planlama, belirli bir ekonomik hedefe ulaşmak ve onu maksimize etmek için ekonomideki kıt kaynakların en iyi biçimde dağılımını sağlayarak, onlardan azami olarak yararlanmayı amaçlamaktadır. İktisadi planlama, bir kişi, bir firma, yerel yönetim veya ulusal ekonomi içinde geçerlidir.
İKTİSADİ PREVİZYON (İsim)
(Ekonomi Sözlüğü) :
Ekonominin ilerideki muhtemel gelişme seyrini ve koşullarda belirecek değişiklikleri tahmin ve değerlendirme tekniği. Tüm bilimlerde öne sürülen bir teorinin doğruluğu ve yanlılığı teori ile önerilenin gerçekle uyumlu olması gereklidir. Deney yapmanın olanaklı olduğu bilimlerde (fizik, kimya gibi) önerilerin gerçekle uyumlu loup olmadığı deneyle mümkün olabilir. Oysa iktisat gibi toplumsal bilimlerde deney yapma olanağı olmadığı içcin teoriyi üretenler iktisadi previzyon yaparlar ve yaptıkları bu tahminler zamanı geldiğinde doğru çıkarsa teori gerçekle sınanmış ve o an için doğrulanmış demektir. Bu açıdan iktisadi previzyonun iktisatta önemli bir yeri vardır.