"İN
" Kelimesi için arama sonuçları
in (Ünlem)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
lair (of a wild animal), den; burrow, earth; set; cave. gibi dark and narrow (place).
in (Ünlem)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
(used with cin and a negative verb) no one whatsoever, not a soul: İn cin gözükmüyordu. Not a soul was to be seen. cin top oynamak /da/ (for a place) to be completely deserted: Sokakta in cin top oynuyordu. The street was completely deserted. misin, cin misin? Are you a person or are you a jinni? (phrase often used in Turkish fairy tales).
in acknowledgment of (İlgeç)
(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
-in karşılığı olarak: in acknowledgment of his years of service yıllarca verdiği hizmetin karşılığı olarak.
in 1 (İlgeç)
(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
edat 1. içinde, -de, -da: in the box kutuda. in the envelope zarfın içinde. 2. içine, -e, -a: Put it in your pocket. Cebine koy. 3. içinde, -de, -da, durumunda, halinde: in poverty yoksulluk içinde. in panic panik halinde. 4. iken, -ken: in writing the book kitabı yazarken. 5. ile: in anger öfkeyle. in haste aceleyle. 6. olarak: He wrote an article in response to his critics. Kendisini eleştirenlere cevap olarak bir makale yazdı. 7. bakımından, açısından, -ce, -ca: In quality, his writings surpass those of his contemporaries. Onun yazıları nitelik açısından çağdaşlarınınkinden üstün. 8. -den yapılmış: The book was bound in leather. Kitabın cildi deriden yapılmış. 9. ile, kullanarak: written in pencil kurşunkalemle yazılmış. upholstered in blue mavi renkle döşenmiş. 10. -li, -lı: in a fur coat kürk mantolu. in uniform üniformalı.
in 2 (İlgeç)
(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
z. 1. içeride; içeriye; içine. 2. evde. 3. görev başında. 4. mevsimi gelmiş. 5. moda, gözde.
in 3 (İlgeç)
(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
s. 1. iç. 2. iktidardaki. 3. elinde. 4. içeri doğru yönelen. 5. çok moda olan.
in 4 (İlgeç)
(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
i. 1. yetkili kişi. 2. k. dili torpil, piston.
in a bad way (İlgeç)
(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
k. dili 1. kötü bir durumda. 2. tehlikede. 3. çok hasta.
in a big way (İlgeç)
(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
k. dili büyük çapta.
in a breeze (İlgeç)
(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
kolaylıkla.