"İŞÂ
" Kelimesi için arama sonuçları
İŞAAT-I KÂZİBANE (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Kötü niyetlerle yalan haberler yayma.
ISABE (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(C.: Asâib) Cemaat, topluluk. * Tıb: Yaraları sarmakta kullanılan bağ, yara bantı. * Başa sarılan ve şeâir-i İslâmiyeden olan sarık.
İŞABE (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Saç ve sakal ağartma, beyazlatma. Genç yaşta saç ve sakal ağarması.
isabet (İsim)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
s Treffen, r Treffer.
isabet (İsim)
(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
lêkelin.
İSABET (Özel isim)
(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
is. 1. Yerini bulma, rastlama: Tam isabet. 2. Düşme, çıkma: Kura size isabet etti. 3. Güzel rastlantı: Ne isabet, siz de buradasınız. 4. Ünl. "İyi oldu", "Pek güzel" gibi bir işin sonucundan duyulan hoşnutluğu anlatır.
İSABET (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Rastlamak. Doğruca varıp erişmek. Doğru düşünmek, matluba uygun iş işlemek.
isabet (İsim)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
,-ti 1. hitting (the mark). 2. saying or doing exactly the right thing. 3. falling by chance to. 4. happy encounter. 5. Well done! almak to be hit (by a missile). etmek 1. /a/ to hit (the mark). 2. /a/ to come to (one) (by chance or as one´s share). 3. to do or say just the right thing. ki It´s good that .../Luckily, .... oldu. colloq. It was a good thing./It worked out well.
isabet etmek (İsim)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
treffen.
İsabet etmek (İsim)
(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
lêketin.