"ılık
" Kelimesi için arama sonuçları
ILIK (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Ne sıcak ne soğuk. Az ısınmış veya sıcaklığı kırılmış.
İLİK (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
t. Elbisenin düğme geçmeye mahsus deliği. * Kemiğin içinde bulunan madde.
İLİK (İsim)
(Rüya Tabirleri Sözlüğü) :
Makbül ve müstecap olan duaya, kişinin belini doğrultacak olan işte gerekli sebeplere bilinçli olarak sarılmaya, İlik hastanın iyi olmasına, gizli mal ve değerin açığa çıkarak faydalı hale gelmesine delalet eder.
ılık (Noktalama)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
1. tepid, lukewarm. 2. warmish, mild (weather). ılık 1. tepidly, lukewarmly. 2. (a wind´s blowing) warmly. 3. (tears´ or blood´s streaming) warmly or hotly.
ilik (İsim)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
bone marrow, marrow. lerinde duymak /ı/ to feel (something) deep in one´s bones, feel (something) strongly and instinctively. ine/lerine geçmek see ine/lerine işlemek. gibi 1. (meat) delicious and done to a turn, toothsome, scrumptious. 2. slang delectable, luscious, toothsome, voluptuous (young woman). ine/lerine işlemek /ın/ 1. to chill (someone) to the marrow, chill (someone) to the bone. 2. to wet (someone) to the skin, soak (someone) to the skin. 3. to affect (someone) deeply: O acı söz iliğine işledi. That harsh remark cut him to the quick. 4. to take possession of (someone): Hırs iliklerine işledi. Greed has taken possession of him. ine/lerine kadar 1. to the hilt; thoroughly. 2. deeply, deep down. ine kadar ıslanmak to be wet to the skin, be soaked to the skin. ini kemirmek /ın/ 1. (for something unpleasant) to bother (someone) greatly, get to (someone), give (someone) a fit. 2. to exploit, suck (someone´s) blood. ini kurutmak/ini kemiğini kurutmak /ın/ to drive (someone) crazy, drive (someone) to distraction, drive (someone) up the wall. i sızlamak 1. /a/ to be deeply moved (by). 2. to feel a deep, throbbing ache.
ilik (İsim)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
buttonhole; button loop.
ILIK / ILIMAN (İsim)
(Rüya Tabirleri Sözlüğü) :
Ne soğuk, ne de sıcak olan yemek berekete, Ilık su içmek üzüntü ve kederin bir süre daha devam etmesine, Ilık su ile yıkanmak sevinç ve Mutluluğa delalet eder. Ilıman hava ifrat ve tefritten ( her türlü taşkınlıktan) uzak bir hayat yaşamaya, hayır ve berrekete delalet eder.
ılıkça (Sıralayıcı bağlaç)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
lukewarmish, somewhat tepid, slightly warm.
ılıklaşmak (Fiil)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
lauwarm werden.
ılıklaşmak (Fiil)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
to become lukewarm, become tepid, become slightly warm.