"ölüm
" Kelimesi için arama sonuçları
ölüm (Ünlem)
(Türkçe - Fransızca Sözlük) :
mort
ölüm (Ünlem)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
r Tod.
ölüm (Ünlem)
(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
muerte
ölüm (Ünlem)
(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
mirîn.
ÖLÜM (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Rûhun bedene olan bağlılığının sona ermesi, rûhun bedenden ayrılması, mevt.Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:Her nefs (canlı) ölümü tadacaktır. (Âl-i İmrân sûresi: 185)İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar. (Hadîs-i şerîf-İhyâu Ulûmiddîn)İnsanlara vâiz olarak (öğüt ve ibret verici, nasîhat edici olarak) ölüm yetişir. Zenginlikisteyene, kazâ ve kadere îmân etmek yetişir. (Hadîs-i şerîf-Beyhekî ve Taberânî)Ölümü çok hatırlayınız. Onu hatırlamak, insanı günâh işlemekten korur ve âhiretezararlı olan şeylerden sakınmağa sebeb olur. (Hadîs-i şerîf-Berîka)Ölümden sonra olacak şeyleri bildiğiniz gibi, hayvanlar da bilselerdi, yemek için semizhayvan bulamazdınız. (Hadîs-i şerîf-Berîka)Gece ve gündüz ölümü hatırlayan kimse, kıyâmet günü şehidler yanında olacaktır.(Hadîs-i şerîf-Berîka)Beş şeyden evvel beş şeyin kıymetini bil: İhtiyârlık gelmeden önce gençliğin, hastaolmadan önce sıhhatin, fakirlik gelmeden önce zenginliğin, meşgûliyetten önce boş vaktinve ölmeden önce hayâtın. (Hadîs-i şerîf-Buhârî ve Müslim)Ölümden korkuyor ve hazırlığımız yok diyorsak ne duruyoruz? Ne yapacaksak bir an önceyapalım. Yarın vakit el verir mi, bunu bilmiyoruz. Giden günler sermâye-i ömürden gidiyor.Sonra bu sermâye âniden tükenir de haberimiz bile olmaz. (Ali Hâfız)İsterse bu dünyâ hep senin olsun,Şân ü şöhret şerâfetinle dolsun,Halk-ı zaman hep emrinde bulunsunÂhiri ölümdür ne hayaldesin.(Alvarlı Muhammed Lütfi)
ölüm (Ünlem)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
1. death. 2. way of death, manner of dying. Allahın emri. 1. God made man mortal. 2. I am not afraid of death (said after one has decided to run a great risk). e bağlı tasarruflar law dispositions or arrangements which can only be carried out after someone has died. le burun buruna gelmek to have a close brush with death. cezası law the death penalty. e çare bulunmaz. proverb There is no way to avoid death. dirim dünyası this world. döşeği deathbed. ü göze almak to be willing to risk one´s life. kalım/dirim meselesi a matter of life or death; matter upon which the fate of everything or everyone hinges. öncesi antemortem. sessizliği deathly silence. sıklığı death rate. üne susamak to court death, gamble with one´s life.
ÖLÜM
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Rûhun bedene olan bağlılığının sona ermesi, rûhun bedenden ayrılması, mevt.
Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:
Her nefs (canlı) ölümü tadacaktır. (Âl-i İmrân sûresi: 185)
İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar. (Hadîs-i şerîf-İhyâu Ulûmiddîn)
İnsanlara vâiz olarak (öğüt ve ibret verici, nasîhat edici olarak) ölüm yetişir. Zenginlik
isteyene, kazâ ve kadere îmân etmek yetişir. (Hadîs-i şerîf-Beyhekî ve Taberânî)
Ölümü çok hatırlayınız. Onu hatırlamak, insanı günâh işlemekten korur ve âhirete zararlı
olan şeylerden sakınmağa sebeb olur. (Hadîs-i şerîf-Berîka)
Ölümden sonra olacak şeyleri bildiğiniz gibi, hayvanlar da bilselerdi, yemek için semiz
hayvan bulamazdınız. (Hadîs-i şerîf-Berîka)
Gece ve gündüz ölümü hatırlayan kimse, kıyâmet günü şehidler yanında olacaktır. (Hadîs-i
şerîf-Berîka)
Beş şeyden evvel beş şeyin kıymetini bil: İhtiyârlık gelmeden önce gençliğin, hasta olmadan
önce sıhhatin, fakirlik gelmeden önce zenginliğin, meşgûliyetten önce boş vaktin ve ölmeden
önce hayâtın. (Hadîs-i şerîf-Buhârî ve Müslim)
Ölümden korkuyor ve hazırlığımız yok diyorsak ne duruyoruz? Ne yapacaksak bir an önce
yapalım. Yarın vakit el verir mi, bunu bilmiyoruz. Giden günler sermâye-i ömürden gidiyor.
Sonra bu sermâye âniden tükenir de haberimiz bile olmaz. (Ali Hâfız)
İsterse bu dünyâ hep senin olsun,
Şân ü şöhret şerâfetinle dolsun,
Halk-ı zaman hep emrinde bulunsun
Âhiri ölümdür ne hayaldesin.
(Alvarlı Muhammed Lütfi)
ölüm cezası (Sayı)
(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
cezayê mirinê.
ölüm döşeği (Sayı)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
s Sterbebett, s Totenbett.
ÖLÜM HIZI (İsim)
(Çevre Sözlüğü) :
[ Death rate ] Yıl ortasındaki beher 1000 bireylik nüfus itibariyla belli bir yılda gerçekleşen ölümlerin sayısı.