"

İKRAH

" Kelimesi için arama sonuçları
Türkçe - Türkçe Sözlük

İKRAH (İsim)

(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
is. 1. Tiksinme, iğrenme. 2. Zorlama.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

İKRAH (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
İğrenmek. Tiksinmek. Bir işi istemiyerek yapmak. * Birine zorla iş yaptırmak veya muamele yapmak.
İslami Terimler Sözlüğü

İKRÂH (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Bir insanı istemediği bir şeyi yapması için, haksız olarak zorlamak.Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki:Cizye (vergi) vermeyi kabûl eden kitap ehlini (kitaplı kâfirleri) İslâm dînine girmek içinikrâh etmek ve cebretmek yoktur... ( Bekara sûresi: 256)Mü'mini ve zımmîyi (İslâm idâresi altında yaşayan müslüman olmayan vatandaşı) ikrâhetmek, korkutmak büyük günâhtır. (İbn-i Âbidîn)Çocuğun ehl-i sünnet îtikâdını (doğru îmânı) Kur'ân-ı kerîmi, edebleri ve farzları, haramları,öğrenmesi için babası ikrâh eder. (S. Alizâde)
Türkçe - İngilizce Sözlük

ikrah (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
1. loathing, aversion; distaste. 2. law coercion, constraint. etmek /dan/ to loathe, have an aversion for/to. gelmek /a, dan/ to come to loathe (something): Bana bundan ikrah geldi. I have come to loathe this.
İslami Terimler Sözlüğü

İKRÂH

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Bir insanı istemediği bir şeyi yapması için, haksız olarak zorlamak. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Cizye (vergi) vermeyi kabûl eden kitap ehlini (kitaplı kâfirleri) İslâm dînine girmek için ikrâh etmek ve cebretmek yoktur... (Bekara sûresi: 256) Mü'mini ve zımmîyi (İslâm idâresi altında yaşayan müslüman olmayan vatandaşı) ikrâh etmek, korkutmak büyük günâhtır. (İbn-i Âbidîn) Çocuğun ehl-i sünnet îtikâdını (doğru îmânı) Kur'ân-ı kerîmi, edebleri ve farzları, haramları, öğrenmesi için babası ikrâh eder. (S. Alizâde) İkrâh-ı Mülcî: Mülcî ikrâh. Bir kimseyi ölümle veya bir uzvunu (organını) yok etmekle, şiddetli dövmekle veya bütün malını telef etmekle (zarar vermekle) korkutarak rızâsı dışında bir işi zorla yaptırmak. Mülcî İkrâh ile, şarap, kan içmek, leş, domuz yimek halâl olur. Yimeyip ölmesi günâh olur. Çünkü ikrâh-ı mülcî ile bunları yimek, zarûret (çâresizlik, başka çıkar yol bulamamak) olur. (İbn- i Âbidîn) İkrâh-ı mülcî ile başkasının malı telef edilince, ikrâh eden öder. (Ali Haydar Efendi) İkrâh-ı Gayr-i Mülcî: Mülcî olmayan ikrâh. Bir kimseyi istemediği bir sözü veya işi yapmaya zorlarken tam şiddet kullanmama. İkrâh-ı gayr-i mülcî ile kan, domuz yinmez, şarap içilmez ve müslümanın malı telef edilmez (zarar verilmez). (Ali Haydar Efendi) İkrâh-ı gayrî mülcî ile yapılan nikâh, talâk (boşama), nezr (adak), yemîn, ric'at yâni boşadığı kadını tekrar alması sahîh olur. (Ali Haydar Efendi)
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

İKRAH-I GAYR-İ MÜLCÎ (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Huk: Eskiden döğme ve hapis gibi yalnız keder ve elemi icab ettiren şeylerle vuku bulan ikrah.
İslami Terimler Sözlüğü

İkrâh-ı Gayr-i Mülcî (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Mülcî olmayan ikrâh. Bir kimseyi istemediği bir sözü veya işi yapmaya zorlarken tam şiddetkullanmama.İkrâh-ı gayr-i mülcî ile kan, domuz yinmez, şarap içilmez ve müslümanın malı telef edilmez(zarar verilmez). (Ali Haydar Efendi)İkrâh-ı gayrî mülcî ile yapılan nikâh, talâk (boşama), nezr (adak), yemîn, ric'at yâni boşadığıkadını tekrar alması sahîh olur. (Ali Haydar Efendi)
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

İKRAH-I MÜLCÎ (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Huk: Ölüm veya bir uzvun kesilmesi veya bunlara sebep olacak şiddetli döğme ile olan ikrah.
İslami Terimler Sözlüğü

İkrâh-ı Mülcî (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Mülcî ikrâh. Bir kimseyi ölümle veya bir uzvunu (organını) yok etmekle, şiddetli dövmekleveya bütün malını telef etmekle (zarar vermekle) korkutarak rızâsı dışında bir işi zorlayaptırmak.Mülcî İkrâh ile, şarap, kan içmek, leş, domuz yimek halâl olur. Yimeyip ölmesi günâh olur.Çünkü ikrâh-ı mülcî ile bunları yimek, zarûret (çâresizlik, başka çıkar yol bulamamak) olur.(İbn-i Âbidîn)İkrâh-ı mülcî ile başkasının malı telef edilince, ikrâh eden öder. (Ali Haydar Efendi)
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

İKRAH-I NÂKIS (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Huk: Dayak ve hapis gibi keder ve elemi gerektiren şeylerden meydana gelen mecburiyet.