"

İSLÂM

" Kelimesi için arama sonuçları
Sosyoloji Sözlüğü

İSLÂMİYET [İng. İslamic Religion]: (Ünlem)

(Sosyoloji Sözlüğü) :
Dinler üç kısma ayrılır: Hak dinleri, asılları değişmiş bozulmuş dinler ve batıl dinler. İslâm dini,hak dinlerinin en sonuncusu ve en olgunudur. Bir millete ve belirli bir zamana ait değildir. Müslüman olan ve olmayan herkese ve bütün zamanlara mesajı olan dindir. Hak dini olarak İslamiyet ilâhî ve semavî dinlerdendir."İslâm" kavramı, "teslim olmak", "boyun eğmek", "itaat etmek" anlamlarını taşır. Dinî açıdan ise, Yüce Allah'a ve O'nun peygamberi Hz. Muhammed iman ve itaat etmek, Kuran'ın hükümlerini kabul etmek, sünnete uymak, hadislere bağlı kalmaktır.İslâmda imam esastır. İmanın şartları; Allah'ın varlığına, birliğine, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin yaratıcısının Allah olduğuna inanmaktır.İslâmın şartları ise, kelime-i şehadet getirmek, namaz kılmak, zekât vermek, hacca gitmek ve oruç tutmaktır.İslâm tevazûu hoşgörü, temizlik, mantık tevhid ve dayanışma dinidir.İslâm, doğştan elde edilen statüye değil, geyret sonu kazanılan statüyü esas alır. Üstünlük takvadadır. (yapılan iş görülen hizmet) İslâm, ırkcılığı ve tembelliği reddeder, millet ve milliyetçiliği kabul eder. Fark şuuru ile cem şuurunu (bütünlük) dengeler. İslâm, hem dünyevi hem ve hem de uhrevî esasları kapsar, iyiliği ve kötülüklerden sakınmayı emreder. Cinsiyetler arasında ayırım yapmaz. İncilde olduğu gibi İslâmda zorlama yoktur.İslâmiyetin yayılmasında, Türkler büyük hizmetler vermiştir. IX. Asırda Karahanlılar döneminde İslâmla müşerref olan Türkler, bilhassa Selçuklu ve Osmanlı Dönemlerinde İslâmın yayılmasını sağlamışlardır.
İslami Terimler Sözlüğü

İSLÂMİYYET (İslâmiyet) (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Allahü teâlânın Cebrâil ismindeki melek vâsıtası ile, sevgili Peygamberi Muhammedaleyhisselâma gönderdiği, insanların dünyâda ve âhirette râhat ve mes'ûd olmalarını sağlayanusûl ve kâideler, emirler ve yasaklar.Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki:Allahü teâlâ Peygamberini hidâyet ve hak din İslâmiyet ile gönderdi. İslâm dînini diğerdinler üzerine üstün kıldı. (Muhammed aleyhisselâmın hak) peygamber olduğuna şâhidolarak Allahü teâlâ yeter. (Feth sûresi: 28)Bir zaman gelir ki, İslâmiyet'e yapışmak, elinde ateş tutmak gibi güç olur. (Hadîs-işerîf-Sünen-i Beyhekî)Dünyâ lezzetlerine kavuşmak için, İslâmiyet'in dışına çıkan kimse, âhiret lezzetlerinekavuşamaz. (Hadîs-i şerîf-İzâlet-ül-Hafâ)İzzet (şeref, îtibâr, üstünlük) İslâm'dadır. İslâmiyet'in ahkâmına (hükümlerine) uyan azîzolur. Bu ahkâmı beğenmeyip, izzeti, huzûru, saâdeti, başka şeylerde arayan zelîl olur. (Hazret-iÖmer)Bütün üstünlükler, faydalı şeyler, İslâmiyet'in içindedir. Eski dinlerin görünür görünmezbütün iyiliklerini, İslâmiyet kendisinde toplamıştır. Bütün seâdetler, muvaffakiyetler ondadır.( Abdülhakîm Arvâsî)Îmân muma benzer, dînimizin emir ve yasakları mum etrâfındaki fener gibidir. Mum ilebirlikte fener de İslâmiyet'tir ve din-i İslâm'dır. Îmânsız mum çabuk söner, îmânsız İslâmolmaz. İslâm olmayınca, îmân da yoktur. (Abdülhakîm Arvâsî)
İslami Terimler Sözlüğü

İSLÂMİYYET (İslâmiyet)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Allahü teâlânın Cebrâil ismindeki melek vâsıtası ile, sevgili Peygamberi Muhammed aleyhisselâma gönderdiği, insanların dünyâda ve âhirette râhat ve mes'ûd olmalarını sağlayan usûl ve kâideler, emirler ve yasaklar. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki: Allahü teâlâ Peygamberini hidâyet ve hak din İslâmiyet ile gönderdi. İslâm dînini diğer dinler üzerine üstün kıldı. (Muhammed aleyhisselâmın hak) peygamber olduğuna şâhid olarak Allahü teâlâ yeter. (Feth sûresi: 28) Bir zaman gelir ki, İslâmiyet'e yapışmak, elinde ateş tutmak gibi güç olur. (Hadîs-i şerîf- Sünen-i Beyhekî) Dünyâ lezzetlerine kavuşmak için, İslâmiyet'in dışına çıkan kimse, âhiret lezzetlerine kavuşamaz. (Hadîs-i şerîf-İzâlet-ül-Hafâ) İzzet (şeref, îtibâr, üstünlük) İslâm'dadır. İslâmiyet'in ahkâmına (hükümlerine) uyan azîz olur. Bu ahkâmı beğenmeyip, izzeti, huzûru, saâdeti, başka şeylerde arayan zelîl olur. (Hazret-i Ömer) Bütün üstünlükler, faydalı şeyler, İslâmiyet'in içindedir. Eski dinlerin görünür görünmez bütün iyiliklerini, İslâmiyet kendisinde toplamıştır. Bütün seâdetler, muvaffakiyetler ondadır. (Abdülhakîm Arvâsî) Îmân muma benzer, dînimizin emir ve yasakları mum etrâfındaki fener gibidir. Mum ile birlikte fener de İslâmiyet'tir ve din-i İslâm'dır. Îmânsız mum çabuk söner, îmânsız İslâm olmaz. İslâm olmayınca, îmân da yoktur. (Abdülhakîm Arvâsî)
İngilizce - Türkçe Sözlük

Islamize (İsim)

(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
f. İslamlaştırmak; İslamlaşmak.
Türkçe - İngilizce Sözlük

İslamlaşmak (Fiil)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
to become Islamic.
Türkçe - İngilizce Sözlük

İslamlaştırmak (Fiil)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
/ı/ 1. to cause (someone) to become a Muslim. 2. to make (something) Islamic, Islamize.