"

ŞÖHRET

" Kelimesi için arama sonuçları
Türkçe - Fransızca Sözlük

şöhret (İsim)

(Türkçe - Fransızca Sözlük) :
renommée
Türkçe - Fransızca Sözlük

şöhret (İsim)

(Türkçe - Fransızca Sözlük) :
célébrité
Türkçe - Almanca Sözlük

şöhret (İsim)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
r Ruf, r Ruhm.
Türkçe - İspanyolca Sözlük

şöhret (İsim)

(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
fama
Türkçe - İspanyolca Sözlük

şöhret (İsim)

(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
celebridad
Türkçe - Kürtçe Sözlük

şöhret (İsim)

(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
navdarî.
Türkçe - Türkçe Sözlük

ŞÖHRET (İsim)

(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
is. İyi bir nitelikte bilinip tanınma durumu, ün, şan.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ŞÖHRET (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Ad yapma. Ün. Şân. * Hadis ilminde: Meşhur hadis mânasında kullanılır.(Ey şân ve şerefi, nam ve şöhreti isteyen adam! Gel, o dersi benden al. Şöhret ayn-i riyâdır. Ve kalbi öldüren zehirli bir baldır. Ve insanı insanlara abd ve köle yapar. O belâ ve musibete düşersen $ de, o belâdan kurtul. M.N.)
İslami Terimler Sözlüğü

ŞÖHRET (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Meşhûr olma, ün, şân, adı duyulup yayılma.Mal ve şöhret hırsının insana yapacağı zarar, iki aç kurdun, bir koyun sürüsüne girdiğizaman yaptıkları zarardan daha çoktur. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı Rabbânî)Bir kimse, dünyâda şöhret elbisesi giyerse, Allahü teâlâ ona kıyâmet günü aynı elbiseyigiydirerek kötü şöhretle teşhir eder ve nihâyet onu ateş alır. (Hadîs-işerîf-Râmûz-ül-Ehâdîs)Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem; "Din ve dünyâ işlerinde iyi tanınarakparmakla gösterilmek, bir kimseye zarar olarak yetişir. Bu zarardan ancak Allahü teâlânınkoruduğu kurtulabilir" buyurdu. Bunun için şöhret sâhibi olmaktan çok korkmalı,titremeliyiz. (İmâm-ı Rabbânî)Tevâzu'un başı, bir müslüman ile yolda karşılaşırsan ilk önce selâmı senin vermen, birmecliste en geride oturmaya râzı olman ve şöhretten uzak durmandır. (Hazret-iÖmer-ül-Fârûk)Ey oğul! Her hâlinde ilim, edeb ve takvâ üzere ol. İslâm âlimlerinin kitaplarını oku. Fıkıh vehadîs öğren. Câhil tarîkatçılardan sakın. Şöhret yapma. Şöhrette âfet vardır. (AbdülhâlıkGoncdüvânî)Şöhret için vâz vermek, nasîhat etmek, kitap yazmak riyâ (gösteriş) olur. (Ali binEmrullah)Şöhreti seven kimse, Allah'tan korkmaz. (Bişr-i Hâfî)
Türkçe - İngilizce Sözlük

şöhret (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
,-ti 1. fame, renown. 2. famous person, well-known person. 3. agnomen. bulmak/kazanmak to become famous.