"ŞEREF
" Kelimesi için arama sonuçları
şeref (İsim)
(Türkçe - Fransızca Sözlük) :
honneur
şeref (İsim)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
e Ehre, e Würde.
şeref (İsim)
(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
honor
şeref (İsim)
(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
xawên, rûmet.
ŞEREF (Özel isim)
(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
is. İnsanın toplum içinde gördüğü saygının dayandığı özlük değer, onur.
SEREF (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Boş yere ve lüzumsuz harcamak, israf etmek. * Hatâ etmek. * Âdet, haslet iyi huy.
ŞEREF (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Yükseklik, yücelik. Büyüklük. * İnsanlar arasında geçerli ve makbul olma. Büyük bir makam sâhibi olma. * Cenab-ı Hakka itâat ve ubudiyyeti ve yüksek hizmeti ile çok ihsanına mazhar olma. * İftihâr, övünme.
ŞEREF (Özel isim)
(Rüya Tabirleri Sözlüğü) :
Bakınız; Şan ve Şeref.
ŞEREF (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Yükseklik, büyüklük, yüksek mertebe. İnsanlar arasında geçerli ve makbûl olma. Cenâb-ıHakk'a itâat ve yüksek hizmeti ile çok ihsâna mazhâr olma, iftihâr.İnsanların en akıllısı ölümü çok hatırlayandır. Ölümü çok hatırlayan insana, dünyâdaşeref, âhirette yüksek dereceler nasîb olur. (Hadîs-i şerîf-Berîka)Allahü teâlâ müslüman yapmakla bizleri şereflendirdi. Allahü teâlânın verdiği bu izzetten buşereften başka şeref ararsak, Allahü teâlâ bizi yine zelîl eder, her şeyden aşağı eder. (Hazret-iÖmer)İnsanın şerefi ilim ve edeb iledir, mal ve neseb ile değildir. (Hazret-i Ali)Şerefli bir insan olabilmek için; edeb sâhibi olmak, farzları edâ etmek, sâlihlerle sohbetetmek ve fâsıklardan (açıkça günah işleyenlerden) uzak durmak lâzımdır. (Ebü'l Hayr el-Akta)Kaybetti peygamberin âilesi olma şerefini,Kötülerle arkadaşlık ettiği için hazret-i Lût'un eşi,Eshâb-ı Kehf'in köpeği onlarla olunca berâber,Kavuştu haşr olma şerefine mü'minlerle berâber.(Sa'dî Şîrâzî)
şeref (İsim)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
honor. Şe!/Şinize! To your health!/Brit. Cheers! (a toast). misafiri guest of honor. salonu reception room for important people; VIP lounge (in an airport, etc.). sözü one´s word of honor. üyesi honorary member. vermek /a/ to honor (someone, a place) with one´s presence. yeri place of honor.