"ırk
" Kelimesi için arama sonuçları
ırk (Özel isim)
(Türkçe - Fransızca Sözlük) :
race
ırk (Özel isim)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
e Rasse.
ırk (Özel isim)
(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
raza
ırk (Özel isim)
(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
nijad.
IRK (Özel isim)
(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
is. 1. Soy. 2. Soyaçekim yoluyla geçen karakterlerle başkalarından ayırt edilen birey topluluğu. 3. Bir canlı türünde aynı karakteri taşıyan canlıların oluşturduğu alt bolü. 4. Damar.
IRK (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Nesil. Zürriyet. Sülâle. * Soy. Kök. Damar.
IRK (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Ayrı soyda olan, ayrı dilde konuşan değişik kültüre sâhip, şeklî özellikleri bulunan insantopluluğu, millet.Irkçılık yapan da, ırkçılık için savaşan da ve ırkçılık uğrunda ölen de, bizden değildir.(Hadîs-i şerîf-Ebû Dâvûd)Hiç bozulmamış, değiştirilmemiş biricik din olan İslâm dîninin güzel ahlâkı ile bezenmiş,birbirlerini seven, yardımlaşan, çeşitli ırklardan, büyük insan topluluklarının, birleştiklerinibiliyoruz. Bu topluluğu ayakta tutan temel, Hak teâlânın emrett iği çalışkanlık, adâlet, iyilik,saygı gibi din esasları idi. Osmanlı Türklerini de, Sakarya kenarından, kısa bir zamanda, Viyanakapılarına götüren kuvvet, Sultan Osman'ın ve çocuklarının sımsıkı sarıldıkları İslâm dînininrûhu ve bedeni tekâmül ettirerek geliştiren ışıklı yolu idi. Çünkü İslâmiyet'te ırkçılık yoktur.Her müslüman kardeştir. (M. Sıddîk bin Saîd)
irk (İsim)
(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
f. 1. bıktırmak, usandırmak. 2. canını sıkmak, sinirlendirmek.
ırk (Özel isim)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
,-kı 1. race, racial group. 2. lineage, blood, stock. ayrımı racial segregation; apartheid.
IRK
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Ayrı soyda olan, ayrı dilde konuşan değişik kültüre sâhip, şeklî özellikleri bulunan insan
topluluğu, millet.
Irkçılık yapan da, ırkçılık için savaşan da ve ırkçılık uğrunda ölen de, bizden değildir.
(Hadîs-i şerîf-Ebû Dâvûd)
Hiç bozulmamış, değiştirilmemiş biricik din olan İslâm dîninin güzel ahlâkı ile bezenmiş,
birbirlerini seven, yardımlaşan, çeşitli ırklardan, büyük insan topluluklarının, birleştiklerini
biliyoruz. Bu topluluğu ayakta tutan temel, Hak teâlânın emrettiği çalışkanlık, adâlet, iyilik, saygı
gibi din esasları idi. Osmanlı Türklerini de, Sakarya kenarından, kısa bir zamanda, Viyana
kapılarına götüren kuvvet, Sultan Osman'ın ve çocuklarının sımsıkı sarıldıkları İslâm dîninin
rûhu ve bedeni tekâmül ettirerek geliştiren ışıklı yolu idi. Çünkü İslâmiyet'te ırkçılık yoktur. Her
müslüman kardeştir. (M. Sıddîk bin Saîd)