"

ATT

" Kelimesi için arama sonuçları
İngilizce - Türkçe Sözlük

attempt (İsim)

(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
f. denemek, girişimde bulunmak, teşebbüs etmek; çalışmak; kalkışmak: He attempted to climb that mountain. O dağa tırmanmayı denedi. You should attempt to finish that project by Friday. O işi Cuma gününe kadar bitirmeye çalışmalısın. You should not attempt to lift things which are too heavy for you. Gücünün yetmediği kadar ağır şeyleri kaldırmaya kalkışmamalısın. i. deneme, girişim, teşebbüs.
İngilizce - Türkçe Sözlük

attend (Fiil)

(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
f. 1. hazır bulunmak. 2. bakmak; tedavi etmek; hizmet etmek.
İngilizce - Türkçe Sözlük

attend to (Fiil)

(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
-e dikkat etmek, -e bakmak.
İngilizce - Türkçe Sözlük

attendance (İsim)

(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
i. 1. hazır bulunma. 2. hazır bulunanlar.
İngilizce - Türkçe Sözlük

attendant (İsim)

(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
i. (bir hizmette bulunan) görevli: shop attendant tezgâhtar. theater attendant biletleri kontrol eden veya yer gösteren görevli. flight attendant uçuş görevlisi. ground attendant yer görevlisi.
İngilizce - Türkçe Sözlük

attention (İsim)

(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
i. 1. dikkat. 2. ilgi, bakım. 3. iltifat. 4. ask. esas duruş/vaziyet.
İngilizce - Türkçe Sözlük

attention span (İsim)

(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
dikkat genişliği.
İngilizce - Türkçe Sözlük

attentive (Sıfat)

(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
s. 1. dikkatle izleyen: an attentive audience dikkatle izleyen seyirciler. 2. dikkat eden, dikkatli: an attentive worker dikkatli bir işçi.
İngilizce - Türkçe Sözlük

attenuate (Fiil)

(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
f. 1. inceltmek; hafifletmek, azaltmak; zayıflatmak. 2. değerini düşürmek.
İngilizce - Türkçe Sözlük

attest (Fiil)

(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
f. 1. doğrulamak, tasdik etmek. 2. (bir belgeyi imzalayarak bir şeyin doğruluğuna/gerçekliğine) şahadet etmek. 3. to -i göstermek, -e delalet etmek.