"

Balık

" Kelimesi için arama sonuçları
Türkçe - Fransızca Sözlük

balık (İsim)

(Türkçe - Fransızca Sözlük) :
poisson
Türkçe - Almanca Sözlük

balık (İsim)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
r Fisch.
Türkçe - İspanyolca Sözlük

balık (İsim)

(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
pez
Türkçe - Kürtçe Sözlük

balık (İsim)

(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
masî.
Rüya Tabirleri Sözlüğü

BALIK (Sıfat)

(Rüya Tabirleri Sözlüğü) :
Balıkları ırmak ya da denizden çıkarmak ganimetle, Canlı ve taze balık bakire kadınla, suda balık avlamak sevinçli haberle, taze balık avlamak hayır ve fayda, küçük ve çok balık avlamak elden çabuk çıkacak dünyalıkla, ölmüş deniz balığı ham hayallerle taabir edilir. Bulanık suda ve kuyudan balık avlamak üzüntü ve günaha, Su üzerinde çalışan kimsenin yatağında balık görmesi suda boğulmasına, Tatlı suda avladığı balığın tuzlu olması keder ve sıkıntıya, Balığı canlı canlı yemek mülk edinmeye, tuzlu balık yemek şiddet ve zahmete, Tuzlanmış balık faydası sürekli olan mala, Kızartılmış balık genç için okuma amaçlı yolculuğa, diğerleri için davete icabet etmeye, Balıkçıdan balık almak evlenmeye, Taze yemek olduğu halde kokmuş balık yemek kötü ahlaklı kadınla evlenmeye, Yapay göl ya da havuzda yakaladığı balığı kaçırmak borçlunun borcunu inkar etmesine, Balığın karnında yüzük bulmak devlet, şeref ve izzete, Karada balık avlamak sevinçli habere, Denizdeki balıkların yer değiştirmesi askerler arasındaki ihtilafa, Su yüzüne çıkan balık uzak ihtimallerin gerçekleşmesine, işlerin kolaylaşmasına, miras malına ve gizli şeylerin aşikar olmasına, Büyük ve küçük balıkların bir arada görülmesi sevinç ve üzüntüleri iç içe yaşamaya, Denizin yarılıp oradan inci bulmak ledün ilmi edinmeye, denizin yarılarak kişinin oradan geçmesi olmaz sanılanın gerçekleşmesine, İçi temizlenmemiş balığı yemek iftira yapmaya, hile ve entrikaya, Yunus balığı yoksul için fakirlikten kurtulmaya, bir şeyden çekinen için emniyete, şiddet altın
Türkçe - İngilizce Sözlük

Balık (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
astrology Pisces.
Türkçe - İngilizce Sözlük

balık (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
fish. ağı fishing net. avı fishing. avlamak to fish. baştan kokar. proverb Corruption starts at the top. a çıkmak to go out fishing. ezmesi anchovy paste. istifi packed like sardines. kanadı fin. kavağa çıkınca when pigs begin to fly (i.e. never). kılçığı 1. fishbone. 2. herringbone (pattern). nefesi spermaceti. oltası fishing line. paçası jelly of stewed fish. pazarı fish market. pilakisi dish of well-spiced cold fish. pulu fish scale. sepeti creel. tavası fried fish. tutkalı isinglass. tutmak 1. to fish, angle. 2. slang to have a stroke of luck. yumurtası 1. fish roe. 2. dried and smoked roe of the gray mullet.
Türkçe - Almanca Sözlük

balık kızartması (İsim)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
r Bratfisch.
Türkçe - Almanca Sözlük

balık tutmak (İsim)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
angeln, fischen.
Türkçe - Almanca Sözlük

balık yumurtası (İsim)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
r Rogen.